<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452</id><updated>2012-01-05T05:49:10.463-08:00</updated><category term='HİKAYELER'/><category term='MuCiT'/><category term='YAZILANLAR'/><category term='SENARYOLAR'/><category term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><category term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>HER NE İSE</title><subtitle type='html'>gelişigüzel</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>95</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7341552486011621549</id><published>2011-10-22T16:52:00.000-07:00</published><updated>2011-10-22T16:52:30.287-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b&gt;Bak&lt;/b&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;ama &amp;nbsp; &amp;nbsp;hissetme.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Hisset &amp;nbsp;ama&lt;span&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;çaktırma.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Çaktır &amp;nbsp;&lt;span&gt;&lt;/span&gt;ama &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;kaptırma.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Kaptır ama&lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;bırakma.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bırak &lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ama&lt;span&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ağlama.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ağla &lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ama&lt;span&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;aldırma.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Aldır &lt;span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ama &lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;unutma.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Unut &lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ama &lt;span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;b&gt;bakma&lt;/b&gt;. (Mayıs,2000)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7341552486011621549?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7341552486011621549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7341552486011621549' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7341552486011621549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7341552486011621549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/bak-hisset-caktrma.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4698031679727192480</id><published>2011-10-22T16:46:00.000-07:00</published><updated>2011-10-22T16:46:29.844-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>DERİN ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Galatasaray Niye Kazandırttırıldı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Galatasaray Türkiye’de hiçbir takıma nasip olmayan UEFA kupasını aldı, hayırlı olsun. Gözümüz yok bu kupada ama kupa hakkında ve kupaya bağlı bir takım mide bulandıran cinsten olaylar var ya, işte bu onlarda ister istemez kulağımız oluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Ben futbolla büyüdüm. Okul takımındaki başarımın yanı sıra gazetelerde boy boy fotoğraflarımızın yer alması bir gurur kaynağı da olsa, asıl beni için en önemli tarafı eğlenceli günler olması. Hele hele maçları seyretmek binim için vazgeçilmez bir zevk. Bu bir de stadyumda olursa bir hafta etkisinden kurtulamam. Bu konuyla alakalı satırları uzun tutmak mümkün fakat şimdi daha önemli olan iddialar! Bir futbol fanatiği olarak duyduklarım beni çok kötü bir şekilde şaşırttı. Havsalam almıyor! Bu bilgileri belki de Türkiye’de ilk ben yazıyorum diye de gurur duymuyorum kendimle, bilakis utanıyorum! Bunlara siz de inanamayacaksınız! Zaten inanmanızı da beklemiyorum..!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Fatih Terim’in mazisini incelememizde çok büyük bir ayrıntının olduğunu söylemek istiyorum. İşte isterseniz isminden başlayalım: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Fatih Terim gerçek ismi değildir. Avrupa’dan fii tarihinde gelen bir heyet büyük araştırmalar ve büyük testler neticesinde “işte bu çocuk olacak” dedikleri kişidir o! Bu heyet kendilerine bu noktada gelecek vaat eden bu sporcuyu -kendisinin zırnık bir bilgisi olmadan- eğitmeye başladırlar. Fatih Terim’in bugün bu süreçten haberi var mı bilmiyorum ama bana kalırsa ufakta olsa “bu işler bazen benim isteğim dışında gerçekleşiyor ama fena da oluyor” dediğini duyar gibiyim. Ama bunlar da bir kenara; aslolan Fatih’in bunu bilmesi ve olaya belli bir sınıra kadar vakfı olduğunu zannetmesidir. Tabi O, belli bir sınırı düşünemez ayriyetten her şeye vakıf olduğunu zanneder. Bu bir kuraldır. Fatih’te bu kuralın kurban olma keyfini sürmektedir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Peki, Terim çok iyi bir hoca mı? Maalesef! Kendisine verilen emeklerin çoğunu boşa çıkartmıştır. Galatasaraydan önceki çalıştırdığı takımlar da var. O takımlar da bu başarıyı gösteremeyen, nasıl oluyor da Galatasarayı UEFA’ya yükseltiyor? Buradan iki neticeye varabiliriz: Birincisi, Terim’de göründüğü ve pohpohlandığı kadar başarı yok. İkinci olarak ta Galatasaray böyle bir başarı için zaten hazır bir sisteme sahipti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Fatih Terim’e o kadar isim arasından Fatih isminin verilmesinin de bir takım hikmetleri var elbette. Yani olayın İstanbul’un fethini gerçekleştiren F.S.Mehmet’le yakından uzaktan bir bağlantısı var. Hem de çok büyük! Buna bir tür intikam duygusu da diyebiliriz..! Şimdi bu konuya girersek boğuluruz. Çünkü bu konu taaaaa yüzyıllar öncesine kadar gider. Biz bu kadarla yetinelim, zaten arif olan anlar!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Hal böyle olunca geriye sahada büyüklerle oynamak kalıyor. Bu nasıl olacak? Bazı taktiklerle ve illüzyonlarla! Size sadece bir örnek vereceğim: Oyunda penaltılara kaldığımızı hatırlıyorsunuz! Karşı takım üç atıştan sadece birini atabildi,.düşünebiliyor musunuz? Dünyanın en iyi takımlarından birinde oynayan, dünyanın en iyi oyuncularından iki kişi penaltı da gol atamıyorlar..! Bana şahsen komik geldi. Bizim üçüncü ligin herhangi bir takımı bile bir tanesini ya da olmadı diğer bir tanesini muhakkak atardı. Tabi bu bizimkilerin daha iyi olduğunu göstermez, yeter ki şartlar eşit olsun. Böyle bir şeyin olması da mümkün ama olmaması da! Tabii ki bu maçımız da biz böyle bir şeyin olabileceğini gördük. Gösterdiler bize yani! Yalnız dediğim gibi bazı taktikler sayesinde! Maçtan günler sonra gol atamayanlardan bir “ ben topu sol köşeye attım ama sizinde gördüğünüz gibi top sağa kaydı ve sanki bir etki varmış gibi direklere çarptı.” “Eeeeh, nolmuş&amp;nbsp; yani!” diyorsunuz gibi geliyor bana! Haklısınız ama yine sahadaki görevlilerden E.A. maçtan önceki bir hafta içinde bazı yetkililerin gelip özellikle kale direkleriyle ilgilendiklerini ayrıca kale direklerini söküp bazı yerlerini değiştirdiklerini hayretle anlatıyordu. Tabi bu arada topun içine yerleştirilen -ama nasıl yerleştirildiği bilinmiyor ve nasıl bir teknoloji kulandılarsa, bunu fark ettirmediler- mıknatıs sistemi, olayı koparan bir durum!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Bütün bu maddeleri ve ayrıntıları birleştirdiğiniz zaman; içinde sado-mado duyguları ağır basan bir güruhun UEFA zaferini bize takdim ederek başarıyla kotardıkları tarihi bir hesabın fotoğrafını göreceksiniz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Ama önce gözlüklerinizi değiştirin! Ya da gözlükleriniz kalsın, siz kendinizi değiştirin! (Mayıs,2000)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4698031679727192480?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4698031679727192480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4698031679727192480' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4698031679727192480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4698031679727192480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/derin-abi.html' title='DERİN ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8233095887837750406</id><published>2011-10-18T16:17:00.000-07:00</published><updated>2011-10-18T16:26:39.435-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>DERİN ABİ!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px; line-height: 18px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Hayatı planlamak! Bi bakıma yani bakımlar arasından bir tanesini kastediyorum burada. Bu arada bir tanesi de aynı bir bakıma da ki manayı veya fonksiyonu ihtiva ediyor. Bir bakıma, planın hayat bulması demektir. Yani hayatı planlamak; planın hayatlanması demektir. Hayat bulan bir plan aslında planlanan bir hayattır. Peki, planlanmayan bir hayat gerçek şu ki; planlanan bir plansızlıktır. Buradan da şuna varabiliriz: Planlanan bir hayat, plansız bir plandır. Bir hayat planı varsa ve bunun plansız olarak planlanması mümkün olmayacağına göre planlanan bir plansızlıkta aslında planlanmıştır. (Mayıs,2007)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8233095887837750406?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8233095887837750406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8233095887837750406' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8233095887837750406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8233095887837750406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/hayat-planlamak-bi-bakma-yani-bakmlar.html' title='DERİN ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7160643840867982313</id><published>2011-10-18T15:33:00.001-07:00</published><updated>2011-10-18T16:22:59.606-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Türkiye’de deli başına düşen akıllı sayısı kaç?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7160643840867982313?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7160643840867982313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7160643840867982313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7160643840867982313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7160643840867982313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/turkiyede-deli-basna-dusen-akll-says.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5948385789455392710</id><published>2011-10-18T15:15:00.001-07:00</published><updated>2011-10-18T15:15:32.719-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;REKLAMA REKLAM&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Hani vatandaş aynanın karşısında tıraşını daha yeni bitirmiş vaziyette bekliyor. Sonra ses: “Birazdan bu adam avazı çıktığı kadar bağaracak. Ama acısına değil, şimdiye kadar başka markalara verdiği paraya bağırıyor. Kendi kendine pişmanlık duyuyor ve canhıraş bağırıyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Keşke; vatandaş şimdiye kadar boş geçirdiği zamana, hayata, günahlarına…vs.’ ye bağırıp ağlıyor olsaydı. (Mayıs,2007)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5948385789455392710?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/5948385789455392710/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=5948385789455392710' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5948385789455392710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5948385789455392710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/reklama-reklam-hani-vatandas-aynann.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1152073041758588094</id><published>2011-10-18T15:01:00.000-07:00</published><updated>2011-10-18T16:26:28.862-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>TEZAT ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 16px; line-height: 18px;"&gt;-Hıımm! Anladııım! Tezat abi, peki hayatımızı nasıl planlıcaz?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-----Şimdi kardeşim, önce kalemi, kağıdı alacan eline. Önceliklerini yazacan. Hedeflerini koyacan. Bir sene içinde şunları yapacam vs. On sene sonra şu durumda olacam, filan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-On sene mi? Yok be abi, biz daha önümüzü göremiyoruz ki,on senenin hesabını yapalım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-----Kardeşim, elin gavuru yirmi sene sonrasının hesabını yapıyor. Otuz sene sonra elin Amerikası; Avurpa, Asya ne durumda olacak ona bakıyor, naaaber!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Doğru söylüyon be abi, bizim daha çoook işimiz var. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-----Yahu iş dedin de, bak aklıma geldi şimdi. Benim kalkmam lazım. Evde yapılacak tamir işleri filan vardı. Saat 19:30’a kadar bitirmem lazım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Hayırdır Tezat abi, niye 19:30’ kadar?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-----Olm, anlasana benim dizi başlıyor o saatte. Hemi demin muhabbet neydi, plan di mi! Benim bugünkü planım bu işte!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;-Vay Tezat abi beah! Çok planlı adamsın harbiden!! (Mayıs,2007)&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1152073041758588094?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1152073041758588094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1152073041758588094' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1152073041758588094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1152073041758588094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/tezat-abi_18.html' title='TEZAT ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3350594072781323564</id><published>2011-10-17T16:16:00.001-07:00</published><updated>2011-10-18T16:26:17.435-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>ZİHNİ ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----Bunu yapmıcaktın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Neyi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----Bunu!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Neyi yahu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----Bunu yapmıcaktın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Neyi lan neyi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----Yapmıcaktın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Adamı hasta etme lan. (Küt,pat,küt)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----İşte, bunu yapmıcaktın!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3350594072781323564?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3350594072781323564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3350594072781323564' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3350594072781323564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3350594072781323564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/bunu-yapmcaktn-neyi-bunu-neyi-yahu-bunu.html' title='ZİHNİ ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7621471919921622810</id><published>2011-10-17T15:41:00.001-07:00</published><updated>2011-10-17T15:41:59.881-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;REKLAMA REKLAM&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Asitli içeceklerden bir ürünün tv reklamında; delikanlı kutudan kafaya dikip içmeye başladığı an, bir fıstıkla öpüştüğünü görür veya hisseder. Yani bu ürünü içmek çok zevkli, keyifli vs. Yanisi bu ürünü iç.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Keşke bunun bir benzerini şööööyle yapabilseydik: Yine bir delikanlı bir cola kutusunu kafaya diker ve bir kurşun sesi duyar kulaklarını tırmalarcasına. Sonra şaşırarak ve hayretle bir defa daha da diker. Bu sefer de kurşunun bir kafaya girdiğini ve kafayı parçaladığını görür. İşte bu minvalde bir reklam çalışması daha iyi olurdu kanaatimce. (Mayıs,2007)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7621471919921622810?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7621471919921622810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7621471919921622810' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7621471919921622810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7621471919921622810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/reklama-reklam-asitli-iceceklerden-bir.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6168654034378986746</id><published>2011-10-17T15:29:00.001-07:00</published><updated>2011-10-18T16:26:06.897-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>TEZAT ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Değişim hakkında ne düşünüyorsun abi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----Şimdi, ben önce şunu söyleyim: Biz, Türkiye olarak ne zaman değişime kapılarımızı açtık, o zaman bu ülke adam olur. Bir zamanlar adam gibi adamdık. Ama sonra hasta adam olduk. Niye? Çünkü değişime ayak uyduramadık. Günümüze dönersek, gelişmiş ülkelere bakın! Hepsi de değişimi yakalamış ülkeler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Tezat abi değişecez diyorsun yani?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;----Eevet! Zor bişey değil ki bu! Heeee! Tabi bu benimle seninle olacak iş değil. Bu toplumsal bir olay. Herkes açık olacak bu konuda. Mesela eğitim! Bizdeki eğitim ezbere dayalı bir sistem, yanlış! Yanlış kardeşim! Avrupa bu konuda bizden ileri maalesef. Adamlar işi çözmüşler. Baktılar olmuyor, eğitimin yapısını değiştirdiler. Bu kadar basit.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Abi, eğitim dedin de aklıma geldi, bu arada söyleyim. Geçen arkadaşlarla konuşuyorduk burada, sen yoktun. Böyle bazen okuma günleri filan yapsak. Nasıl olsa burada her gün toplanıyoruz. Haftada birkaç günde yararlı bir kitaptan birkaç sayfa okusak filan dedik. Ne dersin abi, sende katılır mısın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-----Yaaani, valla kardeşim, iyi düşünmüşsünüz. Şimdi bizden geçti artık! Siz bak daha delikanlısınız. Sizin için çok güzel olur, bende katılmaya çalışırım in şal lah! (Mayıs,2007)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6168654034378986746?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6168654034378986746/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6168654034378986746' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6168654034378986746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6168654034378986746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/tezat-abi.html' title='TEZAT ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2710402405409217864</id><published>2011-10-17T15:09:00.001-07:00</published><updated>2011-10-18T16:25:56.593-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>DERİN ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Değişim! Birçoğumuz değişimi severiz. Birçoğumuz da değişimi sevmeyiz. Peeekiii, çoğumuz değişimi seviyorsak, haliyle sevgilerimizi değişim üzerinde çoğunluğu oluşturabilecek şekilde tutanlar olarak bir çoğunluk oluşturabildiysek ve bunun adı çoğunluksa; çoğunluğun zıddı da azınlık olması gerekirken ve bu kelimenin olması gereken yerde azınlığın zıddı olan çoğunluğun olması, cümleye farklı bir anlam katar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Bu durum 5’in altındakiler ve 5’in üstündekiler gibi algılanmamalı. Çünkü 5’in altındakilerin toplamı, 5’in üstündekilerin toplamından her zaman azdır. Bu mutlaktır ve değişmez. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;İşin aslı; çoğunluğu oluşturan azınlıktır, azınlığı oluşturan da çoğunluktur. (1) Şimdi bu son cümledeki bölümü tekerlek çevirir gibi çevirdiğimizde ve aynı zamanda (1) diyerek aşağıya düştüğüm nottaki bölümü de çevirdiğinizde ve bu iki çevrilen cümlelerin gözünüzün önünde arka arkaya geldiği vakit ortaya çıkacak manayı görebilirseniz işte o zaman ne demek istediğim, daha iyi anlaşılabilir. Bu noktadan, matematikteki 8 bilinmeyen denklemler mesabesine denk düşecek olan “aslında hepimiz çoğunluğuz aynı zamanda hepimiz azınlığız”a kadar gider amma; işin orası daha derin bir konu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;(1) Azınlık olmasaydı çoğunluk; çoğunluk olmasaydı azınlık olmazdı. (Mayıs,2007)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2710402405409217864?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2710402405409217864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2710402405409217864' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2710402405409217864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2710402405409217864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/biraz-derindir-de_17.html' title='DERİN ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3962275018225291972</id><published>2011-10-17T14:46:00.001-07:00</published><updated>2011-10-17T14:46:40.494-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Puf! Gözümle gördüğüm, konuştuğum, karşımda duran bir kişinin aniden, birden yok olması nasıl oluveren bir şey acaba! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Tabi akla böyle birden yok olan biri denildiğinde kimler gelir? Sihirbazlar, Allah dostları, inler, cinler… Malum sihirbazlar kaybolmazlar. Bir şeyin içine giriverirler ya da perdenin arkasına geçerler ve buna benzer kamufle edici bir unsurları mutlaka vardır. İnleri ve cinleri bilmem; nasıl gelirler nasıl giderler, Allah uzak etsin. Allah dostları vardır yani keramet sahibi insanlar. Duymuşuzdur mutlaka “ bana sonra dedi ki, şunu yap, bunu yapma, sonra birden kayboldu” benzeri muhabbetleri. Ya da “umrede iken, birden bi baktım, karşımda hocamız! Sonra nasıl olduysa birden kayboldu” gibi. Tamam işte! Mesele bu! Nasıl kayboldu? Hangi arada yok oldu? Haşa, bu tür olaylara inancım tam; Allah diledi mi “ol” der, diledi mi “yok ol”. Benimkisi gereksiz bir merak işte, Allah affetsin.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şimdi karşımda biri var ve ben biliyorum ki 2 saniye içinde kaybolacak. Peki nasıl? Birden puf mu olacak, ardından duman mı bırakacak? Ya da müziğin kısılması gibi mi? Hani filmlerde görürüz; ruh dünyadaki yarım kalan işini bitirmiş ve veda ederken efekt sayesinde 2-3 saniyede yavaş yavaş gözlerimizin önünden silinir ve kaybolur. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Acaba gerçekte nasıl kaybolur? Böyle an an görmek isterim açıkçası. Bu bir insan olabileceği gibi bir eşya olabilir, bir araba olabilir veya bir dünya! &lt;span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;(Mayıs,2007)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3962275018225291972?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3962275018225291972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3962275018225291972' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3962275018225291972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3962275018225291972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/puf-gozumle-gordugum-konustugum-karsmda.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1311453373464571205</id><published>2011-10-11T04:43:00.001-07:00</published><updated>2011-10-11T04:43:59.744-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bir karakter, bir sahne, bir film nasıl oluyor da; bir zihin, bir insan ve bir toplum üzerinde bu kadar tesirli olabiliyor!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Buradaki köprü; görüntüden göze ve sesten kulağa giden yol. Ama bu işin önemli kısmı zihinde bıraktığı iz. Etkilenen zihnin, ruha ve bedene etkisi. Ve bu etkinin neticesinde geri dönüşüm başlıyor.(Aralık,2007)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1311453373464571205?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1311453373464571205/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1311453373464571205' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1311453373464571205'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1311453373464571205'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/bir-karakter-bir-sahne-bir-film-nasl.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6771940037962860898</id><published>2011-10-11T04:29:00.000-07:00</published><updated>2011-11-10T12:54:16.101-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SENARYOLAR'/><title type='text'>KESME ŞEKER PORAGRAMI -FRAGMAN-(SORGULAMADA)</title><content type='html'>&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Söyle laooaaoaon!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bana mı dedin sen onu, he! Söyle bakalım hangi ağzınla söyledin onu? Ağzına acı biber süreyim mi? He, bana mı dedin, bana mı dedin “söyle laoaoan” diye, he?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Evet kahrolası sana dedim, napacan he, napacan!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;E, konuşacam! Sen demedin mi bana, “konuş” diye?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Eee! Ben dedim?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bilmem, ben mi dedim!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Bilmem!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Sen demediysen kim dedi, ben mi dedim?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Bilmem, sen mi dedin?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Eh tabi, ben dedim. Söyle bakalım, ne iş yapıyorsun, çalışıyor musun, avare misin, he?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Abi, valla genelde çalışıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Görevin ne senin?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Sorgulama işi yapıyorum…Konuş lan! Söyle bak kafamı kızdırma. Ne biliyorsun?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bana dedin di mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Eveeeeet, sana dedim, anladın mı, sana, sana!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Söylicem, söylicem. Gerçi ben şimdi söylersem Türkiye yerinden oynar, 65 milyon insanıyla. Ama, şimdi her şeyin bi vakti var öyle değil mi? Ne demişler; “çay deminde güzeldir”.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Yaaa! Bak ne güzel söyledin. Bi de ne demişler!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Ne demişler?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-“Demir tavında dövülür” demişler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Yaaa, kim demiş?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Atalarımız demiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Heee, kime demişler?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Bize, hepimize demişler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Mmmm, peki niye demişler?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Bilmem, belki bigün birini sorgulamaya çektiğimde bu sözü hatırlatırım diye söylemiş olabilirler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Yaaaa!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Yaaaa, yukarıda geçen paragrafta yazar ne demek istemiş anladın mı? Ya da bu sana bir şeyler anımsatıyor mu?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Valla, bi düşüneyim. Demir.. eeeh, tavında …eeeh, dövülür.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Heh işte! Orasını istersen ben düşüneyim. Dövme meselesin diyorum!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;İyi, çok istiyorsan sen düşün o zaman! 2 saniyen vaaar ve dııııt, süreniz bitti! Eee, neyse ben sana aslında başka bir şey diyecektim; mutlu olmanın sadece bir yolu var.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Nedir o?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Mutlu olmanın yollarını bilmek! Bak şimdi mesela, içinde bulunduğumuz ortamı görebiliyorsun di mi?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Evet, görebiliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Yaa işte, ben göremiyorum! Şu gözümdeki bezi çıkartırsan ben de görebilirim. Yani ben göremiyorum, sen görebiliyorsun, anladın mı?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Eveeeet, anladım! Mesela benim elim var ve elimle sana vursam, bi tarafın acır mı?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Acır!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-O zaman söyle!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Tabi, ne söylicektim?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Ne biliyorsan anlat!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bişey bilmiyorum!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Peki, benden günah gitti. (bir el silah sesi)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Aaaah, ayağımı vurdun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Evet, konuşuyor musun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Ama hep sabahtan beri ben konuşuyorum, biraz da sen konuş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Peki! (bir el silah sesi)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Aaaah, öbür ayağımı da vurdun!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Evet, farkındayım, söylicek misin yoksa devam mı edeyim?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bana baksana sen, hiç hayatında vuruldun mu?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Hayııır!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;İyi o zaman sen git. Ben şimdi sana ne desem anlamazsın. Bana vurulan birini getirin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Yo, yooo! Gerek kalmıcak zaten. Çünkü birazdan sen vurulacakların yanına gideceksin. Hatta ondan sonra hiç ayrılmıcaksınız birbirinizden. Şimdi sana son kez diyorum, söyle!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Yahu kardeşim ne söylicem, ne konuşcam. İki saatten beri konuş konuş. Ne söylicem, söylemiyon ki, hayret bişey! Fragmanın başından beri söyle de söyle! Tamam kardeşim ne söyleyim, sen onu bana bi söyle?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Yaa, harbiden ya! Ben sana söylemedim dimi ne söyliceni?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Hayır!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Şey şey söylicem…Millet ne düşünüyor benim programım hakkında?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Haaaa! Sen onu merak ediyoooon!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Evet, onu merak ediyom!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Desene sen o programın sunucususun?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Hı! Nerden anladın?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Konuşmandaaan!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Artık çok şey biliyosun.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm 0cm 0cm 36pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 36.0pt; text-indent: -18pt;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: Symbol; mso-bidi-font-family: Symbol; mso-fareast-font-family: Symbol;"&gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Yo yo! Şaka şaka yaptım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-(bir el silah sesi)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;(Aralık,2000)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6771940037962860898?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6771940037962860898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6771940037962860898' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6771940037962860898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6771940037962860898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/kesme-seker-poragrami-fragman_11.html' title='KESME ŞEKER PORAGRAMI -FRAGMAN-(SORGULAMADA)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-261713696222685949</id><published>2011-10-10T17:02:00.001-07:00</published><updated>2011-10-10T17:02:32.948-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Örnek 1: Bu nedir? Cep telefonu, bir kere kullanıyorsun ve atıyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Örnek 2: Bu nedir? Fotoğraf makinesi, bir kere kullanıyorsun ve atıyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Örnek 3: Bu nedir? Araba, bir kere kullanıyorsun ve atıyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Örnek 4: Bu nedir? Ev, bir kere kullanıyorsun ve atıyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Örnek 5: Bu nedir? Dünya, bir kere kullanıyorsun ve atıyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Dünya: Bir kullanımlık yaşam alanı” (Aralık,2009)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-261713696222685949?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/261713696222685949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=261713696222685949' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/261713696222685949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/261713696222685949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/ornek-1-bu-nedir-cep-telefonu-bir-kere.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3290704731290861562</id><published>2011-10-09T18:23:00.000-07:00</published><updated>2011-10-11T04:29:43.175-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SENARYOLAR'/><title type='text'>KESME ŞEKER PORAGRAMI -FRAGMAN- (KAĞIT)</title><content type='html'>"Bir adam elindeki kağıda birşey yazdı ve kağıdı havaya fırlattı.&lt;br /&gt;Rüzgar kağıdı aldı uçurdu, uçurdu ve kağıt yere süzülerek düştü.&lt;br /&gt;Oradan geçmekte olan ama düşünceli olan bir adam yerdeki kağıdı aldı. Üzerindeki yazılanı dikkatle okudu ve oradan bir anda sevinçle uzaklaşıp gitti. Elindeki kağıdı da fırlatıp attı.&lt;br /&gt;Rüzgar kağıdı aldı uçurdu, uçurdu ve kağıt yere süzülerek düştü.&lt;br /&gt;Bu sefer yerden kağıdı alan orta yaşlı bir bayandı. O da pürdikkat kağıda yazılanı okudu ve bayanın birden yüz hatları değişti, gerildi ve &amp;nbsp;ağlamaya başladı. Sonra elindeki kağıdı O'da fırlatıp attı.&lt;br /&gt;Rüzgar kağıdı aldı uçurdu, uçurdu ve kağıt yere süzülerek düştü.&lt;br /&gt;Bu sefer de çok ihtiyar bir amca yerdeki kağıdı farkettiği gibi bastonuyla kağıdı sıkıştırdı ve eğilerek eline kağıdı aldı. İhtiyar amca birden, ne hikmetse güldü."&lt;br /&gt;Yönetmen: "Stooop! Bu çekim şimdi oldu işte, şimdi oldu işte" dedi ve şunları da ekledi. " Hey, amca tebrik ediyorum seni"&lt;br /&gt;Bütün set ekibi toparlanır ve herkes telaş içinde ortalıkta iken kağıtta kenarda bir köşede duruyordu. Orada tüm çekimleri takip eden meraklı bir çocuk hızlıca o kağıdın olduğu yere doğru koştu, eğilerek çekimlerde kullanılan kağıdı yerden alarak yine tüm merakıyla gözden geçirdi ve o kağıtta "HAYAT" kelimesinin yazılı olduğunu gördü.&lt;br /&gt;Bu meraklı çocuk buna bir anlam veremedi ve sanki istediğini bulamamışçasına dudağını bükerek o kağıtla uçak yapmaya başladı. Kağıttan uçak yaparak büyük&amp;nbsp;bir heyecanla havaya doğru fırlattı.&lt;br /&gt;Kağıt rüzgardan güç alarak uçtu, uçtu ve süzülerek tam yere düşüyordu ki gizemli bir el kağıdı havada tutuverdi. İki eliyle kağıdı tekrar düz bir yaprak haline getirdi ve cebinden bir kalem çıkararak şu notu yazdı:&lt;br /&gt;"Kesme Şeker Programının Katkılarıyla" (Aralık,2000)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3290704731290861562?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3290704731290861562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3290704731290861562' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3290704731290861562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3290704731290861562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/eskiye-dair-yazilanlari-toplama-kampi.html' title='KESME ŞEKER PORAGRAMI -FRAGMAN- (KAĞIT)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6182936747608227255</id><published>2011-10-06T18:25:00.001-07:00</published><updated>2011-10-10T16:33:03.555-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Allahu Teala bize deseydi: “Ey kullarım, sizleri bin sene yaşatacağım ama ilk iki dakikanızda şu köprüden geçmek zorundasınız ve kesinlikle etrafınıza bakıp ta aşağı düşmeyin yoksa geriye kalan zamanınızı acılarla geçirirsiniz. Yok, eğer dikkatli olursanız o zaman bin sene rahat yaşarsınız.” &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bin sene için iki dakika dişini sıkardın di mi ey nefis? İki dakikalık dünya hayatı ile binyıllık sonsuzluğu kıyaslar isek durum ortada. Durum ortada olmasına ortada amma; idrak nerede?&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6182936747608227255?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6182936747608227255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6182936747608227255' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6182936747608227255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6182936747608227255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/allahu-teala-bize-deseydi-ey-kullarm.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-104661783562646335</id><published>2011-10-06T18:23:00.001-07:00</published><updated>2011-10-10T16:47:16.439-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>ZİHNİ MEVCUT AN'DAN BİR KARIŞ İLERDE OLANLAR</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu tip insanların gözleri fırıldak gibi döner. Bir şey anlatırken ağzı farklı bir hal alır gözleri farklı bir hal. Senle konuşur ama aklı başka bir yerde başka bir hesap peşindedir. Sende zannedersin ki beni dinliyor. Aslında dinlerde ama kendini vermez. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu tip insanlara zeki denir. Zekiliğin bir ölçüsüdür bu. Gerçekten de öyle hani bir deyim var: Aklında kırk tilki var, kırkının da kuyruğu birbirine değmez. Bu deyim kişinin çok zeki olduğunu ifade edebilir ayrıca kurnaz birine de işaret eder. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Deyimdeki hayvanın tilki olması konuya da uygunluk kazandırmıştır. Tilki kurnazlığı ifade eder malum. İşin içine üçkağıtçılıkta giriyor. Üçkağıtçı hem zeki hem de dalavereci bir kimsedir, niyeti kötüdür yani pek sevilmez. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Zeki insanlarında sevileni sevilmeyeni vardır. Tabi bu kaide tüm insanlar için de geçerlidir. Zeki insanlar genelde hayranlıkla izlenir ve imrenilir. Kimisi çekemez yani yediremez yani kendinden üstün olduğu için ona karşı negatif duygular besler. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bir hikaye: Eskilerden zekiliği ile bilinen biri. Bir gün arkadaşlarıyla pazar içinde giderken bir adam görür ve arkadaşlarına bu kişinin yabancı bir muallim olduğunu ve buraya da kaybolan kölesini aramak için geldiğini söyler. Gerçekten de öyledir. Peki nasıl oldu da bildi bütün bunları. Şöyle ki: Adamın elbisesindeki çamurun renginden onun işte şu yöreden olduğunu anlar. Zaten birini aradığı bellidir. Adamın özellikle çocuklara sorması onun çocuklarla haşır neşir olduğunu dolayısı ile muallim olduğunu anlar. vs... Yani anlaşılacağı üzere belirli ip uçlarını birleştirdikten sonra ortaya bir netice koyabilirsin. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Buradan da şunu anlayabilirsin ki zeki biri teferruatları görebilen ve dediğim gibi ipuçlarını değerlendirebilen kişidir de ayrıca. Ama hepsi bu değildir. Zekiliğin geniş bir araştırmasını yapmadım ama işte ne derler şu kadar çeşittir, şöyledir filan falan. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yine mesela aklıma gelmişken bir kitaptan alıntı yapayım: “15 dakikalığına Einsten&amp;nbsp; olabilirsiniz” diyo. Ne dersin bu işe! Ben derim ki niye 15 dakika da küllü değil. 15 dakikalık bir servet bana hayal kırıklığından başka bir şey vermez. Ama fırsattır o ayrı. Neyse, beynin matematik işlemlerini gördüğü yere birtakım işte ne bileyim frekanslar gönderiliyor. Orası bir güzel çalıştırılınca da bana mısın demiyor. Ne sorsan alırsın cevabını neredeyse. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Velhasılıkelam zekilik durumlara göre de farklı bir hal alabiliyor. &lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Şimdi bana sorarsan zekilik nedir diye, derim ki; yerinde ve rızaya uygun olarak kullanabilirsen ne ala, yok başka türlüyse at çöpe. Bir de şu var ki rahmetli Hoca Efendi derdi bir müessesenin başına zeki biri gelir sonra her şeyi eline alır, güzelde götürür işleri ama sonra bir meseleden dolayı görevden ayrıldı mı arkada bir enkaz bırakabilir. O yüzden bu tür konularda işleri tek bir kişiye bağlamamak gerekir. Gerçi konu burada dallandı ama neticede Allah zekilikten ziyade bizlere bir akıl versin.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 16px;"&gt;(&lt;b&gt;Nisan,2003)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-104661783562646335?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/104661783562646335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=104661783562646335' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/104661783562646335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/104661783562646335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/zihni-mevcut-andan-bir-karis-ilerde.html' title='ZİHNİ MEVCUT AN&apos;DAN BİR KARIŞ İLERDE OLANLAR'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2287939978262528989</id><published>2011-10-06T17:59:00.001-07:00</published><updated>2011-10-10T16:48:44.852-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>BİLİNMİYON</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;Dünyanın evrende işgal ettiği hacim ne kadardır?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Tabi evrenin bir hacmi olduğu gibi bir sonu da mutlaka var. Bizler her ne kadar bu hacmin ölçülerini bilmiyor olsak da bu böyle. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Burada cevaptan önce bilmemiz gereken, öğrendiğimiz bilgiler ışığında sürekli büyüklüğünü güncellediğimiz bir büyüyen büyüklük karşısında yine sürekli bu büyüklüğün içinde küçüklük oranının gitgide küçüldüğü bu küçük dünyanın, tüm evrene tesir eden fonksiyonu veya konumunun ne olduğu!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Farz edelim ki, 1 sayısından başlayarak bütün bilinen sayıları da aşarak bilinebilinecek en büyük sayıyı ki biz buna Bilinmiyon diyelim; tüm sayıları tek tek yazalım ve bir zincir yapalım. Başı sonu nereye varır bilemem ama burada dünyamıza tekabül edecek olan sayı da 1 olsun. Şimdi bu zincirden veya bu sıralamadan 1 sayısını çekip alalım, tabi 1 sayısının geçtiği her sayı da dahil olmak üzere ve bunu biz “geriye kalan sayıları böyle kabul ediyoruz kardeşim” diyerek kesip atalım. Haliyle geriye ne kadar çok sayı kalsa da netice de hiçbir hükmü kalmayacaktır. Bütün sayılar var ama 1 sayısı yok! Bundan sonra böyle!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Aynen böyle, evrenden dünyayı çekip alırsanız evrenin ne esprisi kalır bilemem. En iyisini Allah bilir. Dolayısıyla neticeyi kelam, madem bir esprisi kalmıyor, soruyu şöyle sormak lazım o halde:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Evrenin dünyada işgal ettiği hacim ne kadardır? &amp;nbsp;(Ekim,2011)&lt;span&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2287939978262528989?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2287939978262528989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2287939978262528989' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2287939978262528989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2287939978262528989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/bilinmiyon.html' title='BİLİNMİYON'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3495059627066621196</id><published>2011-10-06T17:44:00.000-07:00</published><updated>2011-10-10T16:33:43.953-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;h1&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif; font-size: large; font-weight: normal;"&gt;Unutkanlık; çok etraflıca bir konu ama asıl konu bu değil. Asıl konu neydi, neydi! Bu durum işin şakasıydı tabi. Mesela:&amp;nbsp;&amp;nbsp; -"Senle ne günlerimiz geçti bee!" diyebilirsin bana amma&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-"Neleer, neleer geçti be! Anlatsana." deme! Hatırlamıyorum pek! Ya da çoğunu hatırlayamıyorum!&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3495059627066621196?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3495059627066621196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3495059627066621196' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3495059627066621196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3495059627066621196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/unutkanlk-cok-etraflca-bir-konu-ama-asl.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3110685460703047696</id><published>2011-10-03T12:46:00.000-07:00</published><updated>2011-10-06T16:50:24.729-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>Toplumumuzun Damarlarında Yer Alan Stratejik Refleksler</title><content type='html'>&lt;ol&gt;&lt;li&gt;Muhakemesiz&amp;nbsp;bakış.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Gizli koyvermişlik.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bana dokunmayan yılan...&lt;/li&gt;&lt;li&gt;E nolmuş ki!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Amaaaan!&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Akışına bıraak!&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3110685460703047696?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3110685460703047696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3110685460703047696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/toplumumuzun-damarlarnda-yer-alan.html' title='Toplumumuzun Damarlarında Yer Alan Stratejik Refleksler'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8964499303829254576</id><published>2011-10-01T09:23:00.000-07:00</published><updated>2011-10-18T16:25:46.082-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>ZİHNİ ABİ!</title><content type='html'>&lt;u&gt;İçerde&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;-Olmaz beyfendi!&lt;br /&gt;---Bana bak, sen benim kim olduğumu biliyor musun?&lt;br /&gt;-Biliyorum.&lt;br /&gt;---Seni varya mahvederim, gösteririm ben sana!&lt;br /&gt;-Gösterebilirsiniz.&lt;br /&gt;---Yapmıyor musun, sen şimdi?&lt;br /&gt;-Hayır efendim.&lt;br /&gt;---Ben şimdi arıyorum müdürünü telefonla.&lt;br /&gt;-Tabi, buyrun arayın.&lt;br /&gt;---Sen beni yanlış anladın aga.&lt;br /&gt;-Yoo!&lt;br /&gt;---Bak bi güzellik yapsan he!&lt;br /&gt;-Malesef.&lt;br /&gt;---Hadi be!&lt;br /&gt;-Üzgünüm.&lt;br /&gt;---Allah senin belanı versin.&lt;br /&gt;-Verdi zaten.&lt;br /&gt;---Seni süründürmezsem bende..&lt;br /&gt;-Olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;Dışarda:&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;---Yahu, Beni hiç dinlemedi bile, terbiyesiz herif.&lt;br /&gt;---Bana ileri geri konuştu, küfretti.&lt;br /&gt;---Yaa bırak yaa! Beş para etmez o ya!&lt;br /&gt;---Sana birşey söyleyim mi ben, hiç iyi biri değil o.&lt;br /&gt;-Bana mı dedin?&lt;br /&gt;---Yoooo!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8964499303829254576?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8964499303829254576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8964499303829254576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8964499303829254576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8964499303829254576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/10/hayatin-icinden.html' title='ZİHNİ ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7713183925505674446</id><published>2011-07-09T16:37:00.000-07:00</published><updated>2011-07-09T16:37:50.921-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>2011 SEÇİMİNE AZ KALA</title><content type='html'>9&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...ve bir gün mahallesinden sorumlu olan Kral, ülkesini yönettiği hücresinden çıkarak tüm dünyaya şu meşhur uzun soluklu konuşmasını yapar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çıplaksınız!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...oysa ki okulda kesinlikle üç kişi yoktu. Bunun üzerine geline söylendiğini düşünen kızı istenen uyarıyı sezemeyen eltisine imalı imalı ısrarlı bir tutum sergiledi ve dönüp dedi ki:....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-saygıdeğer bruce le; bu hareketi nasıl yaptınız biz çok şaşırdık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---öncelikle zor oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-peki sayın jet li; siz bu hareketi nasıl yaptınız, biz çok heyacan duyduk?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---öncelikle kolay oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-peki sayın görev li; siz bu hareketi nasıl bitirdiniz, biz çok müteessir olduk?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---öncelikle ..... oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bakın değerli hemşerilerim! Biz, kalite çemberini genişletip; güvenlik çemberi oluşturacağız. Beni mazur görün, çünkü bu çemberleri çizmeseydim kafayı çizecektim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam o esnada halkın içinden bir çocuk çıkar ve; -Amca,amca! Bu çemberleri çevirmek için sopanız var mı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Var evladım var, sopası da var. Ammma, önce işi ustasından öğrenmelisin. Ve asla sopanı kiraya verme, tamam mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Usta ise, bacaya bir şöyle baktı bir böyle baktı,gözlerini kıstı, sağ eliyle çenesini tuttu: "-Bu bacanın işi bitmiş kardeşim, biz başka bir bacaya bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-alo! vatan miillet sakarya! Açsana telefonu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--efendim canım kardeşim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-abi, ben nasıl daha büyük ve geniş düşünüp hareket edebilirim, bunun yolu nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--kardeşim konuşalım da, önce ortak bir noktada buluşalım. Şimdi nerdesin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-tuvaletteyim ben şimdi, aklıma takılmıştı da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilge palyaço derki: 12 dengeli ile 12 dengesiz toplansa ve futbol oynasa, sonuç ne olursa olsun kimseyi tatmin etmez. Ama denge sizseniz çok rahat hedefe 12'den vurulabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;............................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-hey akıllı kimse yok mu orada!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--kimsin sen, nasıl düştün bu kuyuya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ya, ben bu kuyunun başına geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--ee,eee?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-sonra o malum taşı atacaktım kuyuya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--ee,eee?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-sonra, tam atacaktım, ayağım kaydı ben düştüm içine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--afferin sana, deli misin be kardeşim sen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-evet, bildiğin deliyim ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;delilere ve akıllılara selam olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;deli ve akıllı olmayanlara da kelam olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...........................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bişey anlamadım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.............................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel benim güzel -1'im gel. Sen yalnız kaldın, ben sana bir çorba ısmarlayım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7713183925505674446?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7713183925505674446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7713183925505674446' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7713183925505674446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7713183925505674446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/07/2011-secimine-az-kala.html' title='2011 SEÇİMİNE AZ KALA'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2346714977923922906</id><published>2011-02-24T10:37:00.001-08:00</published><updated>2011-10-06T16:47:22.874-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>İSRAİL İÇİN,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ İÇİN,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜM DÜNYA YAHUDİLERİ İÇİN,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KOLA İÇİN.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2346714977923922906?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2346714977923922906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2346714977923922906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/israil-icin-buyuk-ortadogu-projesi-icin.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8693919137637399097</id><published>2011-02-24T06:12:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T08:53:39.135-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>ORANLAR</title><content type='html'>Günümüzde ne kadar da önemli oldu bu oranlar. &lt;br /&gt;–Efendim, şirketimizin ciroları geçen seneye oranla %15 artmış durumda. Geçen sene bu ay yaptığımız ciroyu %3 arttırarak bu ayıda karlı kapattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-GSYİH verilerine baktığımızda 10 sene önce 70 milyar iken geçtiğimiz sene bu oranı %30.3 artış sağlayarak 100 milyar yaptık. Kişi başı gelirlere baktığımızda…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kardeşim oranlarını getir bi bakalım. Yani dün ne yaptın bu gün ne yaptın, yarın ne yapmayı hedefledin. Böyle elde hiçbir veri yokken ne hesabı yapalım, söyler misin bana! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Değerli konuklar, geçmiş yılları az önceki sunumda hep beraber değerlendirdik. Şimdi geleceğe bakalım. Bakın buradaki tabloda eğitimde nerede olduğumuzu görebiliyoruz. 2020 yılında bakın, hangi aşamada olduğumuz ortada..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar tabiî ki son derece önemli. Ben bu tabloya bakarak hayatımızda ki etkisini de düşünerek ileride neler olabileceği hakkında %0.0001 oranında düşündüm…!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…………………..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sevgilim beni ne kadar seviyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=sevgilim seni %35 seviyorum. İnan bu oran ayda bir görüştüğümüz gerçeğini baz aldığımızda günde %1.02 ye tekabül ediyor ki bu oran dünyamızda beni ilk 500 binin içine alır. Ortalama dünya bazında ve nüfusumuzu 12 milyar olarak ele alırsak benim senin sevme oranım bu oranın % 1.004 ‘ü kısmına giriyor. Ve sana şunu söylemeliyim sana olan bu sevgim benim işime olan sevgimin tam olarak %1.01 kat fazlası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sen beni sevmiyorsun..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…………………..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Baba bana 10 lira verir misin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=Oğlum, bu para için bir proje oluşturdun mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Evet baba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=Aferin, o zaman önce bi sunumuna bakalım. Sonra karar veririz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…………………..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Oğlum seni döverim haa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;=Nasıl dövecen beni? Senin beni %60 lık dövme ihtimaline karşılık benim %6.5 sakat kalma, %12 hastanelik olma,%22 karşılıklı kapışma ihtimali varken ve ilk veriye göre hastane masrafları, sonrasında mahkeme masraflarını da düşünürsen hiçte mantıklı bir davranış olarak gözükmüyor. Oysaki yapılan son araştırmalara göre insan sinirlenme oranları önceki 10 yıla göre %09 düşme gösteriyor. Sen kalkıpta dövecen beni ha! Hangi yüzyılda yaşıyorsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8693919137637399097?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8693919137637399097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8693919137637399097' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8693919137637399097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8693919137637399097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/oranlar.html' title='ORANLAR'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3152943595323252965</id><published>2011-02-24T04:58:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T08:54:00.685-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>YAPTIKLARIMIZ ve YAPMADIKLARIMIZ</title><content type='html'>Hepimiz bir şeyler yaparız, yapmaya çalışırız, yapamayız, yapmayız vs. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıkırız yemek yeriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışırız acıkırız sonra yemek yeriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para isteriz, çalışırız sonra acıkırız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araba lazım olur, para buluruz ama çalışırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmek isteriz, araba alırız, para buluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil yapmak isteriz sonra gideriz, araba alırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borçlanırız, tatilde soyulmuşuzdur çünkü gitmişizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışırız, borçlanırız, tatil yapmışızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıkırız öncesinde çalışırız çünkü borçlanmışızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dır dır dır…Böyle işte hayat! Bunlar gündelik hayatın meşgaleleri. Ama hedefler vardır, planlar vardır, zorunluluklar vardır, olması gerekenler vardır bir yandan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben burada yaptıklarımdan, ben şunu hedefledim ve gerçekleştirdim aslanım diyebileceklerimden bahsetmek istiyorum. Artık yeter, bıktım yapamadıklarımı dile getirmekten. Artık olumlu bakacağım, önüme bakacağım, ufka bakacağım… Şimdiye kadar öncelikle kendim için yaptıklarımdan bahsedip sonrasında yapacaklarımdan bahsedeceğim. Evet, yaptıklarım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. ..!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok yok, önce yapmadıklarımdan bahsedeyim sonra aklıma geldikçe ben onları yazarım…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3152943595323252965?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3152943595323252965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3152943595323252965' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3152943595323252965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3152943595323252965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/yaptiklarimiz-ve-yapmadiklarimiz.html' title='YAPTIKLARIMIZ ve YAPMADIKLARIMIZ'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-927016107464946380</id><published>2011-02-20T11:14:00.000-08:00</published><updated>2011-10-11T04:09:31.915-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>TSPT</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;En somut haliyle mutlu ve huzurlu olmanın yollarından birini keşfettim: Eş,dost ve akraba ziyaretleri.(Şubat,2011)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-927016107464946380?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/927016107464946380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=927016107464946380' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/927016107464946380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/927016107464946380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/tspt5.html' title='TSPT'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2569245412596614091</id><published>2011-02-20T11:10:00.000-08:00</published><updated>2011-10-11T04:07:23.567-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>TSPT</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Hayatımda yokmuş bir dava, değil tutunacak bir dal,&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aynalara baktım meğerse bir sürüngenmişim, oldum bir hal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kapıyı araladım; o kurbağa benmişim, suyumu kendim ısıttım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hani aslandım, kraldım; bak ortada kalakaldım.(Şubat,2011)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2569245412596614091?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2569245412596614091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2569245412596614091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2569245412596614091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2569245412596614091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/tspt4.html' title='TSPT'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4398837152818636142</id><published>2011-02-20T11:05:00.000-08:00</published><updated>2011-10-11T04:07:57.417-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>TSPT</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Bebekken, çocukken, lisedeyken, bekarken hep annem hizmet etti. Öğrenciyken, bekarken,çalışırken hep birileri hizmet etti. Evliyken hanımım hizmet etti. Ben her safhada hizmet edilen oldum. Teşekkür ettim, toparlarken yardımcı oldum,&amp;nbsp;arkadan süpürdüm belki ama hizmet edilen oldum hep ne hikmetse! Şimdilerde hizmet sektöründe bir işletmenin başındayım. Hayret! Bu vesile ile en azından insanlara hizmet etmek nedir onu öğreniyorum, hizmet etmeyi öğreniyorum.(Şubat,2011)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4398837152818636142?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4398837152818636142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4398837152818636142' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4398837152818636142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4398837152818636142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/tspt3.html' title='TSPT'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-9004982158155124657</id><published>2011-02-20T10:59:00.000-08:00</published><updated>2011-10-11T04:08:26.624-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>TSPT</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;-Erkekler "Gerilim Teorisi" ni kendilerinde geliştirmeye çalışmalıdırlar. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; -Ya bayanlar? &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; - Onlarda zaten bu özellik mevcut.(Şubat,2011)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-9004982158155124657?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/9004982158155124657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=9004982158155124657' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/9004982158155124657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/9004982158155124657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/tspt2.html' title='TSPT'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1942157955735103626</id><published>2011-02-20T10:56:00.000-08:00</published><updated>2011-10-11T04:08:54.588-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>TSPT</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Zeka / akıl / feraset / vs; olayların hacmini, derinliğini, yüksekliğini ne kadar fazla eraflıca değerlendirebilmenin bir ifadesidir.(Şubat,2011)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1942157955735103626?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1942157955735103626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1942157955735103626' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1942157955735103626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1942157955735103626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2011/02/tspt1.html' title='TSPT'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-114240567495829878</id><published>2010-12-07T13:06:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T08:54:24.033-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>Birşey</title><content type='html'>&lt;u&gt;Sadece bir şey istiyorum&lt;/u&gt;. Ama istediğim bu bir şey istemediğim her şeyi de kapsıyacak bir şey olacak.&lt;br /&gt;İstemediğim fakat istediğimin içinde olacak olan bu her şey&amp;nbsp;aslında istemediğimin dışında bir şey&amp;nbsp;olacak.&lt;br /&gt;Bir şey istemiyorum dediğim zaman bile; bir şey istiyor olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;Sadece bir dayak istiyorum&lt;/u&gt;. Ama istediğim bu bir dayak istemediğim her dayağıda kapsıyacak&amp;nbsp;bir dayak olacak.&lt;br /&gt;İstemediğim fakat istediğimin içinde olacak olan bu her dayak aslında istemediğimin dışında bir dayak olacak.&lt;br /&gt;Bir dayak istemiyorum dediğim zaman bile; bir dayak istiyor olacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;Sadece seni istiyorum.&lt;/u&gt; Ama istediğim sen istemediğim seni de kapsıyacak bir sen olacak.&lt;br /&gt;İstemediğim fakat istediğimin içinde olacak olan sen aslında istemediğimin dışında bir sen olacak.&lt;br /&gt;Seni istemiyorum dediğim zaman bile; seni istiyor olacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-114240567495829878?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/114240567495829878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=114240567495829878' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/114240567495829878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/114240567495829878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2010/12/birsey.html' title='Birşey'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8659255285939093100</id><published>2010-05-13T04:09:00.000-07:00</published><updated>2011-10-11T04:09:49.635-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>TSPT</title><content type='html'>Yüz yüze gülerek, konuşarak&amp;nbsp;kılıçlarıyla karşılıklı olarak oralarını buralarını kesenlerin savaş alanıdır bazen&amp;nbsp;toplantı.(Aralık,2010)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8659255285939093100?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8659255285939093100/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8659255285939093100' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8659255285939093100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8659255285939093100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2010/05/toplantda-yuz-yuze-gulerek-klclaryla.html' title='TSPT'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3600064497182771073</id><published>2010-01-05T13:07:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T08:58:06.258-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>Garip!</title><content type='html'>Ortada şöyle bir laf var: "Aaah! Keşke bu zamanda çocuk olsaydık!" İyi güzel de şunu da düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum; bu laf her devrin yetişkinlerine mi ait? Yok bu doğru bir tahmin değilse o zaman şu aklıma düşüyor; o zaman bu lafı son devrin yetişkinleri sarf ediyorsa, bu onlarda ve derinlerde bir şeylerin eksik ve yetersiz olduğunu ifade eder. Ya da bu konuda nankörlük hissi bu devrin yetişkinlerine ait. Bunu geçiyorum ve tekrar öyle yada böyle söylenen bu lafa geliyorum:"Aaah! Keşke bu zamanda çocuk olsaydık!"...&lt;br /&gt;Bunu bir kenara koydum. Peki yine ortada şöyle bir laf var: "Şimdiki çocuklar ne oynuyor ki, oysa eskiden ne oyunlar oynardık, ne oyunlar vardı di mi azizim! Saklambaç, körebe vs..." Bu ne şimdi? Hani bu zamanda çocuk olsaydık ki ye ne oldu?&lt;br /&gt;Geleyim sadede: Her ikisi de doğru ama her ikisi de genel bir ifade değil, o kadar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3600064497182771073?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3600064497182771073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3600064497182771073' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3600064497182771073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3600064497182771073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2010/01/garip.html' title='Garip!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-98440497216591544</id><published>2009-12-26T12:44:00.001-08:00</published><updated>2011-10-10T17:04:58.345-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SENARYOLAR'/><title type='text'>SÜNNETÇİ</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Senaryonun Tarihi: 2000&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;İsmi: &amp;nbsp;Arslan Poliklinik&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Maksat: Konuyu ayrı ayrı kesitler sunarak pekiştirmek.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Huuvuvuvuuuvvvyyyuvv...(Kar fırtınası sesi veya uğultusu. Sesler ekoludur.)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Aahmeeeeeeeet!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Hayıır baba!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Oğluuuum, Ahmeeeeeeet!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Olmaz babaaa! Gelmek istemiyoruuuuum!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Tamaaam oğluuuum, Arslan&amp;nbsp; Polikliniğe gidicez! Hadii geri dööön!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Tamaam! (Vur patlasın, çal oynasın, davullu, zurnalı bir sünnet düğünü.)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;(O her zamanki egzantirik ses ile) “Çocuklar işin ciddiyetini biliyorlar.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-----------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Dış,dış,dış,dış,(at sesleri, kişneme sesleri-Kansasta bir kasaba)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Hayır hayır istemiyorum!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Heeey kaçııııın!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Uzak durun bendeeen!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;-Tamam evlat! Vazgeç artık! Sen kazandın, Arslan Polikliniğe gideceğiz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Tamaam! (Vur patlasın, çal oynasın, davullu, zurnalı bir sünnet düğünü.) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;(O her zamanki egzantirik ses ile) “Çocuklar işin ciddiyetini biliyorlar.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-----------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;(Telsiz sesleri, Nasa Ay'da bir iş üzerindedir.)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Evet dünya şu anda Ay'dayız.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Aramaya devam edin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Dünya, çocuğu bulduk!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Güzeeel! Şimdi onu ikna etmeye çalışın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Hey evlat! Bak babana çok masraf çıkarttın. Vazgeç bu inadından! Hadi gel artık!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;=Hayııır! Ben hiçbir yere gitmiyorum!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Hadi ama uzatma artık!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;= Olmaaaaz! Ben de marsa kaçarım!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Bak evlat! Baban Arslan Poliklinikle görüşmüş, hadi!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-Tamaam! (Vur patlasın, çal oynasın, davullu, zurnalı bir sünnet düğünü.) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;(O her zamanki egzantirik ses ile) “Çocuklar işin ciddiyetini biliyorlar.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-----------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-98440497216591544?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/98440497216591544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=98440497216591544' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/98440497216591544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/98440497216591544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/kafada-kalcagna-1.html' title='SÜNNETÇİ'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8669613845051097461</id><published>2009-12-20T08:44:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:45:19.719-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar10-KOL SAATİ(GÜNEŞ KOL SAATİ)</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Saatimizin camı yarım kubbe şeklinde cam bir fanustur. Saatin kadranından kubbeye kadar yükselen bir çubuk var, aynı şemsiye gibi düşünelim. Saatinizi güneşli bir günde düz bir şekilde tuttuğunuzda çubuğun gölgesiyle saatin kaç olduğunu anlayabilirsiniz. Yalnız güneşin olmadığı zamanlarda ne yapacaksınız? &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Güneşin kaybolmasıyla birlikte pek tabi gölgede kayboluyor di mi? İşte tam bu zamanda devreye dijital sistem giriyor. Aynı, gece fosforlu saatlerin ışıldaması gibi görüntü ortaya çıkıyor ve saat aksamadan görevini sürdürüyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8669613845051097461?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8669613845051097461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8669613845051097461' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8669613845051097461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8669613845051097461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar10-kol-saatigunes-kol.html' title='Bulduruluşlar10-KOL SAATİ(GÜNEŞ KOL SAATİ)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2498286587390865138</id><published>2009-12-20T08:43:00.005-08:00</published><updated>2009-12-20T08:45:31.598-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar9-PRATİK KALEM</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Aşağı yukarı serçe parmağı kadar büyüklüğü olan bu kalemi duruma göre; saat ya da kendinden bileklik özelliği ile kol bileğine takabilirsin. Şeklini kafanda oturtman için şöyle söyleyeyim; sapı düz olan yarım bir gözlük düşün. Bu aletin daire olan kısmını bileğine takıyorsun. Sap kısmı avucun içine doğru bakacak ve daireye bitişik olan kısmı oynar vaziyette olacak ki bileğe zarar vermeyesin. İşte pratik kalemimiz bu sapın içinde. Yapman gereken tek şey öbür elinin yardımıyla sapın uç kısmına tükenmez kaleme basar gibi basmak olacak. Ve kalem yerinden fırlayacak. Eeh! Diyeceksin ki bu çok küçük. Evet ama saptan çıkan küçük kalem radyonun anteni gibi iç içe girik bir vaziyette evlat! Ne haber! Aç kalemi, olsun sana normal bir kalem ama pratik kalem! Hadi hayırlı olsun bakayim.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2498286587390865138?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2498286587390865138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2498286587390865138' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2498286587390865138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2498286587390865138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar9-pratik-kalem.html' title='Bulduruluşlar9-PRATİK KALEM'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2377620582199519422</id><published>2009-12-20T08:43:00.003-08:00</published><updated>2009-12-20T08:45:41.972-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar8-SESİ DUVARDAN GEÇİREN CİHAZ</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Farz et ki evindesin ve oturma odasında kitabını okurken bir sesle irkildin. Nerden geldiğini anlayamadığın bu ses sana hitap ediyor. Şaşırırsın herhalde di mi? CIA’mi, cin mi, yoksa psikolojik bir rahatsızlık mı? Yine farz et ki müdürünün odası ile aranızda bir duvar var ve sen içerde ki toplantıda neler konuşuluyor merak ediyorsun. Ne yapman gerekiyor? Bunların cevapları tek bir cihazda toplanıyor yavrum! Şöyle ki; emzik büyüklüğünde bir cihaz. Şekline gelince bir yüzü çanak şeklinde diğer yüzü mikrofon olarak görev görsün yeter.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Konuşulanları dinlemek istiyorsan daya duvara dinle. Ya da daya duvara, konuş cihaza doğru ve o cihaz bu sesi alarak belli bir ölçüde duvarda yayarak öbür tarafa aktarsın. Hulasa hem sesi alsın hem sesi versin. Anladıysan; cihaz sesi duvara yayabiliyor, yani ses frekansını duvar içinden geçirme meselesi bu. Sesin frekansıyla oynanabildiğini gazetelerden okumuş olman lazım. Mesela, aynı odada sen müzik dinlerken bir başkası hiçbir ses duymadan kitabını okuyabilir. Neyse, bu&amp;nbsp; cihaz senin gizli görevinde kullanman için üretildi. Bu çip 5 saniye sonra...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2377620582199519422?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2377620582199519422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2377620582199519422' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2377620582199519422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2377620582199519422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar8-sesi-duvardan-geciren.html' title='Bulduruluşlar8-SESİ DUVARDAN GEÇİREN CİHAZ'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2671565550336115126</id><published>2009-12-20T08:43:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:45:53.355-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar7-TUVALETLERDE LSD SİSTEM</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Tuvaletlerde konumlandırılacak bir sistem. Sen girdin diyelim ve kapıyı kapattın. Sistem çalışmaya başladı. İçerden ve dışarıdan gözüken lisidi ekranda kaç dakikadır içeride olduğun görülecek. Buna bağlı olarak haceti için gelen biri de düğmeye basacak ve sen o kişiyi dışarıda ne kadar beklettiğini bileceksin. Yalnız, oturduğun yerden elini uzatıp kapıyı aç kapa ve ekranı sıfırla olmayacak..! Bunun için de ya mesafeyi uzak tutmak gerekir ya da kapının sonuna kadar açılması gerekir. Ya da bir göz olacak ki çıktığını ve girdiğini görsün.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2671565550336115126?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2671565550336115126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2671565550336115126' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2671565550336115126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2671565550336115126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar7-tuvaletlerde-lsd-sistem.html' title='Bulduruluşlar7-TUVALETLERDE LSD SİSTEM'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1598956641042656175</id><published>2009-12-20T08:42:00.005-08:00</published><updated>2009-12-20T08:46:04.190-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar6-GSM FREKANSLARINI BLOKE EDEN CİHAZ</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Özellikle camilerde gsm frekanslarını bloke eden bir cihaz.(&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1598956641042656175?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1598956641042656175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1598956641042656175' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1598956641042656175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1598956641042656175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar6-gsm-frekanslarini-bloke.html' title='Bulduruluşlar6-GSM FREKANSLARINI BLOKE EDEN CİHAZ'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-240965340902918179</id><published>2009-12-20T08:42:00.003-08:00</published><updated>2009-12-20T08:46:17.228-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar5-OMUZ ASKILI TELEFON</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;İlginç bir tasarımla boyun kireçlenmelerine-ağrılarına faydalı bir olayımız olabilir.(Sonraları “Sıkıysa Yakala” filminde gördüm ben bu aparatı, lanet olsun dostum)&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-240965340902918179?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/240965340902918179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=240965340902918179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/240965340902918179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/240965340902918179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar5-omuz-askili-telefon.html' title='Bulduruluşlar5-OMUZ ASKILI TELEFON'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4737965627388249426</id><published>2009-12-20T08:42:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:46:28.347-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar4-PARA ÜTÜLEME MAKİNASI</title><content type='html'>&lt;div style="background: white; text-align: justify;"&gt;Malum para makinesini hepimiz biliyoruz. Her geçen gün daha bir gelişmişi vitrinlerde yerini alıyor. Peki neden kırışık parayı da sayarken düzeltmesin bu makine! (işi ne?)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4737965627388249426?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4737965627388249426/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4737965627388249426' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4737965627388249426'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4737965627388249426'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar4-para-utuleme-makinasi.html' title='Bulduruluşlar4-PARA ÜTÜLEME MAKİNASI'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8956724220751746621</id><published>2009-12-20T08:41:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:46:40.121-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar3-TRAFİKTEKİ ÜÇÜNCÜ GÖZ</title><content type='html'>&lt;div style="background: white; text-align: justify;"&gt;Trafiktesiniz ve arabalar almış başını gitmiş. Önünüzde onlarca araba var. Siz niye bu trafik akmıyor diye sabırsızlıkla bekliyorsunuz. Bu arabalar niye gitmiyor kardeşim! Bir kaza mı oldu Allah korusun, yoksa bir patlama mı, ne?&amp;nbsp;Bu merak bile adamı çileden çıkarır. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white; text-align: justify;"&gt;Bir nebze rahatlamak için basın &amp;nbsp;ön paneldeki düğmeye; arabanın üstündeki ufak kamera harekete geçsin. Kamera anten gibi istediğiniz kadar (maksimum &lt;st1:metricconverter productid="1 metre" w:st="on"&gt;1 metre&lt;/st1:metricconverter&gt;, abartmaya gerek yok) yükselsin. Siz de yine önünüzdeki ekrandan metrelerce ilerideki engeli görmüş olacaksınız ve tabi ki rahatlayacaksınız haliyle. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white; text-align: justify;"&gt;Bunun bir de ekonomik olanı var! Polislerin zulada bekleyip daha sonra harekete geçtikleri bir an vardır. İşte tam o anda arabanın üstüne elleriyle koydukları aparatı düşünelim. İşte yine bu aparata benzer kameramızı üste kendi ellerimizle koyduktan sonra aynen ekrandan izleyebileceksiniz tüm gelişmeleri. 360 derece dönebilenler biraz fiyatlı olabilir.&amp;nbsp;Bu aradaa! Bu cihazın arabanın tepesinde unutulup düşerek kırılması garanti kapsamında değil...:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8956724220751746621?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8956724220751746621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8956724220751746621' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8956724220751746621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8956724220751746621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar3-trafikteki-ucuncu-goz.html' title='Bulduruluşlar3-TRAFİKTEKİ ÜÇÜNCÜ GÖZ'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-632936537704669196</id><published>2009-12-20T08:40:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:46:52.848-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar2-DİJİTAL TESBİHLİ KALEM</title><content type='html'>&lt;div style="background: white; text-align: justify;"&gt;Taşlarla başlayan, tanelere geçirilmiş bildiğimiz klasik tespih derken mekanik tespihler de hayatımıza girmiş oldu. Dijital Tespihli Kalem de bunun son örneği olabilir. Belki var belki yok piyasada, ben görmüş değilim. Normal bildiğimiz kaliteli bir tükenmez kalemin orta yerine yerleştirilmiş ufak bir ekran ve yanında da tuş fonksiyonları. Basit bir parça! Olmayacak bir şey değil. Bunun saat örneğini hatırlıyorum. Saatli de olabilir ama bu tespih fonksiyonunu eklersek harika olur!&amp;nbsp;Parantez içinde; saatlerimizin bile inancımızın hassasiyetlerine göre yapılmadığını göz önünde bulundurursak bunu&amp;nbsp; normal görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Kalem; herkesin, elinin altında olmasını istediği bir alet ki öyledir zaten. Durum böyleyken bu tespihte yanında hem kalem taşıyan hem de tespih taşımak istemeyenler için ideal olur kanaatindeyim. Özellikle yolda yürürken, otobüste giderken vs. gizlice zikir etmek isteyenler için.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-632936537704669196?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/632936537704669196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=632936537704669196' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/632936537704669196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/632936537704669196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar2-dijital-tesbihli-kalem.html' title='Bulduruluşlar2-DİJİTAL TESBİHLİ KALEM'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6907135021614122209</id><published>2009-12-20T08:38:00.001-08:00</published><updated>2009-12-20T08:44:50.668-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MuCiT'/><title type='text'>Bulduruluşlar 1-DEV IŞIKLI/GÖLGELİ ALLAH YAZISI</title><content type='html'>&lt;div style="background: white; text-align: justify;"&gt;Caminin bir cephesini ele alalım. Gece yerden cepheye doğru verilen ışıkların, belirli yerlere verilmiş kıvrımların (oyuk, çıkıntı. vs) etkisiyle ortaya çıkan “Allah” ve buna benzer yazılar. Normalde böyle bir yazı bakıldığında gözükmeyecek ama ışık, kıvrım ve &amp;nbsp;gölge yardımıyla ortaya hoş bir manzara çıkartılabilir. Bunu bir de devasa boyutta düşünürsek!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6907135021614122209?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6907135021614122209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6907135021614122209' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6907135021614122209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6907135021614122209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bulduruluslar-1-dev-isikli-allah-yazisi.html' title='Bulduruluşlar 1-DEV IŞIKLI/GÖLGELİ ALLAH YAZISI'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6859075348588316223</id><published>2009-12-20T07:12:00.001-08:00</published><updated>2011-10-06T19:00:22.121-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SENARYOLAR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>Filim gibin…</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Ekmek kırıntısı iki ufak taşın arasında kalmış ve rüzgârın etkisiyle bir o taşa çarpıyor bir diğer taşa. Taşların arasına girmeye çalışan bir karınca ise giremeyeceğini anladı ki, karınca kararınca gözüne kestirdiği kırıntıyı almakla yetindi. Yetindi ve kendisi kadar olan kırıntıyı yüklendi. Taşların arasından karınca kırıntıyla birlikte evine doğru yollanırken ve gözden kaybolurken rüzgâr tüm tesiriyle taşları titretmeye devam ediyordu.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Bu ufak tefek taşlar adeta bir tepenin eteklerinde toplanmışlar ve sanki tepeyle bir bütünlük oluşturmuşlardı. Adeta tepenin süsü gibiydiler. On beş metre yükseklikteki bu ufak tepenin tepesine çıkıldığında önünden akıp gitmekte olan bir yol görünmekteydi. Uzun bir yol.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Tepenin bir yönü yola bakıyordu ve bu tepenin bu cephesi güneş görmüyordu. Bu gölgeli tarafında 3 kişi gözüktü birden. Bu 3 kişi belli ki yol kenarında ve tepenin güneş görmeyen bu tarafında beklemektedirler. Ama, sabırlı bir bekleyiş.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah yolun en kenarında ve ayakta. Önünde ise bir teleskop var. Uçsuz bucaksız bu dümdüz yolda, karşıdan gelmekte olan arabalara bakıp ne model olduğunu söylüyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ford Taounus geliyor arkadaşlar. Ne dersiniz?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Yok! Bence değmez.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya’da ayakta bekliyor. Ayakkabısının ucuyla yerdeki taşları birbirinden ayırıyor ve çizgiler oluşturuyor. Öylesine vakit geçiriyor veya vakit geçerken öylesine hareketler yapıyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Sen ne diyorsun Hüda?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Boşveriiin! Birazdan benim araba gelir, ona bineriz. Bu kadar zaman boşuna mı bekledik burada.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi ise bağdaş kurmuş ve dizüstü bilgisayarını da açmış hazır bekliyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Aha! Mercedes geliyor. Enfes bir şey.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Hangi modeli?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-İnanmıcaksınız ama E320.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ooooo! İşte ben demiştim. Plakası ne?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-34 AYH 65, rengi metal. Tekerlekleri yok…Şaka şaka!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Hadi leyn!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Bir şey çıktı mı Hüda?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüda:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Hayır! Biraz bekleyin!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Abdullah, bu şimdi uçarak gelir. Gelmesi ne kadar sürer?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Hocam, merak etme, öyle pek hızlı gelmiyor. Aşağı yukarı 120’ile filan geliyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Bu çok iyi. En azından orta yaşlı biri galiba he?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Evet, öyle bir tipi var. Bir adet gözlük var. Numaralı gözlük. Ve kimse yok yanında.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Gözlük mü?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ha, pardon! Gözlük gözünde değil, torpidonun üstünde duruyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Heeeh! Arkadaşlar, bilgilere ulaştım. Adamın adı; Vedat Sönmez. Aksaraylı ve eveeet! Doğru tahmin etmişsin adam 62’li, yani orta yaşlı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Resmi var mı adamın, yanlış tahminde bulunmayalım.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Arkadaşlar 40–45 saniye sonra araba gelir buraya.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Bir saniye, kimliğe ulaştım. Adam gözlüklü dedin di mi Abdullah?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Evet, adamın gözlüğü var ama dediğim gibi önünde duruyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Büyük ihtimalle bu adam.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ayrıntı var mı başka Abdullah?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Bakıyorum, bakıyorum. Araba oldukça sade. Bence şu an müzik dinliyor. Adam habire radyoyu bızıklıyor.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Bu çok iyi. Adamın keyfi yerinde o halde. Kafasına göre müzik arıyor. Bu bizim açımızdan iyi bir şey.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Burda başka bir bilgi yok.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Son 30 saniyee.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Araba bayağı yaklaştı. Bir şeyler bulmamız lazım. Google baktın mı Hüda?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ben de şimdi oraya yazıyorum adamın adını. Oba! Bir şeyler çıktı galiba. Bilmem ne mağazasının açılışı filan diyor. Adamın mağazası var ağbiiii!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Var ki adamda böyle bir araba var yani. Yalnız adam bize baka baka gidecek arkadaşlar.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Bi saniye, bi saniye. Abdullah, aynasında asılı masılı bir şey var mı?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ya! Olsa söylicez di mi ya! Son 20 saniye.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Tüh ya! Kaçıracaz resmen arabayı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ya, Hüda! Yok mu başka bir şey internette? Adam Aksaraylı, başka bir şey, başka ne olabilir… Vay anasını yaa!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Durun bisaniye, arabanın arkasında bir gazete var.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Ne gazetesi belli değil mi?&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Vay beah! İnanmayacaksınız ama bu bizim Sakarya’nın En Dolu Gazetesi arkadaşlar! Aloo! Araba geldi siz de görüyorsunuz di mi haliyle!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüdaverdi:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Şansa bak bee! Adam hem hemşerimiz hem de mercedesli. Durduralım arabayı kardeşim! Bırak planı, programı.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Yahya:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Durun bisaniye! Hüda, senin çantada yeşil tişörtün vardı, ver onu hemen. Abdullah sen de çıkar tişörtünü.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;(Vııınnnnnnnnnn….)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Abdullah:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Yuh,adam bi durur be!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;div style="margin: 0px;"&gt;Hüda:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;-Gettti, gettiii!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;……………………………………………………….&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bunlar da kim, ne diye yolun kenarında bekliyorlar, acaba otostopçu mu bunlar! Diye düşünerek bakıp geçen mercedesli adam, gayri ihtiyari orta dikiz aynasına gözü kaydı. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;Aynada gözüken tablo şöyleydi: 3 delikanlı da ayakta ve var güçleriyle havaya zıplıyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;Ve biri, elinde yeşil-siyah renkli tişörtleri havada sağa-sola sallıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;Hafif bir gülümseme belirir şoförün yüzünde. Araba durur ve 3 delikanlı pılısını pırtısını &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;toparlayıp hızlıca arabaya doğru büyük bir mutlulukla koşmaya başlar. Operasyon başarıyla &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;sonuçlanmıştır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6859075348588316223?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6859075348588316223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6859075348588316223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/filim-gibin_20.html' title='Filim gibin…'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1517068471389757246</id><published>2009-12-20T07:09:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:17:37.340-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>98 YAZIYDI ve ALIN YAZISIYDI</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;M.S:1998&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yine üç arkadaş, bigün oturup karar vermiştik. Güzel bir gezi gerçekleştirmek istiyorduk ve bu geziyi otostopla yapacaktık. Üçümüz de gençliğimizin zirvesinde, heyecanlarımızın doruklarındaydık. Sadece bunlar değil tabi otostop olayının gerekçeleri; yol masraflarından kısacağımız parayla çok daha fazla yerler gezmek fikri de vardı mesela. Aşağı yukarı on günlük bir gezi planlamıştık Her şey hazırdı, izinler de alındı ve ilk durağımız Muğla / Marmariiiis! Yihuuuu!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Neden Adapazarı’ndan aheste aheste başlamadık? Cevabı şuydu; bir an önce kendimizi Akdeniz’in engin sularına atmak istiyorduk. Dedik ve terminalden otobüse bindiiiiik. Haydi vira, bismillah…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;MARMARİS&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Sıcak bir ağustos ayı ve bu ayın güzel bir 3. günü.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Gözlerimizi açtığımızda sabah olmuş ve her yer aydınlıktı. Otobüsün camlarından etrafı gözlemliyor ve çok heyecanlanıyorduk. Öğleye doğru Marmaris’in göbeğinde indik. Otobüsten iner inmez o sıcak rüzgar nasıl da püfür püfür esiyordu. Sanki sobanın kapağı açılmışta içerdeki sıcaklık yüzümüze vuruyor. Bu duruma şaşırıyoruz, pardon sadece ben şaşırıyorum zira; arkadaşlar önceki sene buralara tatile gelmişlerdi. Ter namına bir şey yok vücudumuzda. Emin Kelekçi ağabeymizin selamı ile gittiğimiz Celil abi (hemşerimiz olur) bizi çok güzel bir şekilde karşıladı ve ağırladı. Hatta inanır mısınız, kalmamız için yatını bile bize teslim etti. Yani teslim etti derken koca yat zaten durduğu yerde duruyordu. Bize sadece kalmak için müsaade etti dersek daha doğru olur. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Tam 3 gün kaldık biz o yatta, dolayısıyla Marmaris’te. Gündüzleri bol bol gezme fırsatımız oldu. Karış karış geziyorduk. Datça’ya filan gittik. Tatilin tatil bölümünün keyfini çıkartıyorduk doyasıya. Habire yüzüyorduk. Gece olunca da yatta kalıyorduk. Her şey tam istediğimiz gibi başlamıştı. Ta ki, 3.günün sonuna kadar. Her şey gizemli ve korkutucu olmaya başladı. Bir anda karanlık çöktü ve her tarafı sis kapladı. Bahçedeki salıncak kendi kendine sallanıyordu ve iç gıcıklayan gacır gıcır sesi ortalığı rahatsız ediyordu. Ve sonra bir kedi beliriverdi, karanlığın içinden miyavladı sinsice. Boş bir konserve kutusu da tangır tungur sen çıkararak olaya heyecan katıyordu adeta. Sonra bir gölge belirdi. Sonra da kayboldu. Ve en önemlisi altta yani fonda gergin bir müzik vardı… Ya, enteresandır bu “her şey tam istediğimiz gibi başlamıştı” cümlesi beni nerden nereye savurdu. Filmlerde hep böyle olur ya, sonra bir anda tüm bu yaşananların aslında maksat gerginlik olsun diye olduğunu anlarız. Haydaaa! Tekrar film de döneriz başa. Şimdi burada olduğu gibi..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu keyifli 3 gün içerisinde yemek sorunumuzu sorun olmaktan çıkaran İsmail amcaya da bol bol dua ettik. İsmail amca da kim? Lokantanın sahibi. Marmaris’in en ucuz ve en nezih mekanıydı diyebilirim. Yani tam bize göreydi. Tıka basa yiyorduk ve çok uygun bir fiyata yiyorduk. İsmail amcayla ara ara muhabbetlerimiz olmuştur. İşin en güzel tarafı İsmail amca ile vedalaşırken cebimize yol harçlığı bile koydu! Her ne kadar ya olur mu, gerek yoktu filan dediğimiz halde:)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Vakit gelmişti artık. İsmail amcayla, Celil ağabeyle ve tüm Marmaris’le ayrılma zamanı. Bir bakıma otostop olayımız başladı gari. Uzun ve yorucu yollar bizi bekliyordu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sırtımızda çantalarımız, Marmaris’e girerken giriş, çıkarken de çıkış yolunda yürüyoruz. Acemilik midir nedir, kimse durmuyor! Sıra sıra o meşhur hareketi yapıyoruz, duran yok! Nihayetinde halimize acıyan bir minibüs durdu (tabi biz öyle bir psikolojiye giriyoruz ki “ki, bu psikolojiyi yolculuğumuz boyunca çok defalar yaşıyoruz” artık bize acıdı da o sebepten ötürü almak için durdu diye düşünmeye başlıyoruz.) ve &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;otostopla ilk bindiğimiz araba&lt;/b&gt; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;bu minibüs&lt;/b&gt; oldu. Ve sonrasında duran arabaların ardı arkası kesilmedi. Gezimizin &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;en rahat geçen otosu klimalı Honda model bir arabaydı.&lt;/b&gt; O sıcaklarda arabada klimanın olması bizim için vazgeçilmez bir konfordu. Bizi bu konforla götüren Erol abi ile şimdilik ayrılıyoruz…!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yolculuğumuza bir Uno model otomobille devam ediyoruz. Malum Unosu olanın ya parası vardır ya da unvanı(tabi o yıllarda). Bu avukat çıktı. Biz de bu durumda Türkiye’nin işlemeyen hukukundan dem vurmayı ihmal etmedik. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yolculuğumuz sırasında üç önemli konu vardı:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;1-Hangimiz arabaları durduracak, &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;2-Hangimiz müsaitse şoförün yanındaki koltuğa oturacak, &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;3-Nelerden konuşulacak .&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Önemli idi çünkü özellikle, muhabbeti sarmayan bir şoförü –tamam abi sen bizi müsait biyerde bırak deme lüksümüz yoktu.&amp;nbsp; Bunlar muhabbete göre şekilleniyordu. Birimiz yorgunsa diğeri arabaları durdurma işlemini üstleniyordu vs. işin eğlenceli kısmı ise şu muhabbetlerde geçiyordu:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ya, olum, çekil, çekil kenara çekil, bir araba durduramadın kaç saattir! Bak şimdi bana, nasıl hemen durduruyorum. Vııınnnn, vınnnn,…lan bu da durmadı…. Bak şimdi, bundan sonra geçen ilk beş arabada durduracam… Yuh beeee! Bu da durmadı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Gördük durdurmayı, çekil çekil! Şimdi beni izleyin. Araba nasıl durdurulurmuş bana bakın da bir şeyler kapın..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Aha durdu, yihuuuu….&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Hadi len ordan(duran arabaya doğru koşarken) o zaten duracaktı. Koş koş!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;- Koş,koooş!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Akıp geçen saatler bizi (tabi sıcaklık ve tabanlara kuvvet faktörünü unutmayalım) hayli yıpratmıştı. Bununla beraber araba durdurma işi hayli zorlaşıyor ve isteksizleşiyordu.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Genelde prensip icabı arabayı durduran kişi ön koltuğa geçer ve şoförle muhabbeti ağırlıklı olarak o yapar ve konuşmanın ana hatlarını o belirler. Tabi bu durum şoförüne göre de değişebiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Nasıl her insan farklı ise ve nasıl her evin havası farklı ise; her bindiğimiz arabanın da içindeki şoförüyle, ortaya çıkan atmosferi de farklı olur. Yani bir kere şoförler farklı farklı insanlar ve arabalarına aldığı kişilere bakış açıları da farklı olur. Bindiğiniz her araba birbirinden farklıdır. Aynı model olsa bile iç dizaynı, döşemesi, kokusu..vs. hadi diyelim olmaz da; ikiz şoföre ve ikiz arabaya denk geldik bu seferde arabanın camından baktığın dış mekan/çevre farklı, di mi yani! Dolayısıyla ortaya DNA sarmalı gibi çok farklı kombinasyonlar çıkıyor. Uzatmayalım, ortaya şu çıkıyor: Her otostop olayı, içinde farklı muhabbetler barındırır. Ve bütün bu muhabbetler o an için özellikle otostopu yapan kişilere özeldir. O an için diyom çünkü bi zaman sonra fazla bi önemi kalmaz. Ama bu da dediğim gibi muhabbetin derinliğine göre değişebiliyor. Aslına bakarsanız bu işin felsefesinden daha iyi olanı; bu işi yapıyor olmak. O sebepten yola devam ediyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Günün siftahı; kamyonet. Yolculuk esnasında –bakalım bugün ilk olarak ne tip bi arabaya binecez veya bugün ilk hangimiz bir araba durduracak diye çok konuşmuşuzdur. Bunlar inanın eğlenceli şeylerdir. Ama işte; güne hangi arabayla başlarsan, bak bi daha bütün gün o tip arabalar karşına çıkar gibi batıl bir inanç çıkarımını kastetmiyorum. İşin eğlence kısmından bahsediyorum sadece. Dediğim gibi bugün yine kamyonet. Bizim için kamyonet ya da Ferrari fark etmez. Biz kadir kıymet bilen otostopçularız. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Gezimizin en kısa otostopu&lt;/b&gt;; &lt;metricconverter productid="500 metre" w:st="on"&gt;500 metre&lt;/metricconverter&gt; aşağı yukarı. Allah razı olsun bak! Adama helal olsun, inceliğe bakar mısın? Yardımseverliğe bakar mısın? Şuradan şuraya &lt;metricconverter productid="500 metre" w:st="on"&gt;500 metre&lt;/metricconverter&gt;, ne olacak, demiyor. Benim de bu çorbada bir kaşık tuzum olsun diyor. Eeeee! Karıncaya sormuşlar hikayesini herkes bilir…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Fethiye / Ölüdeniz.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yüzleşme…&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Dağların, yeşilliklerin arasından Fethiye’ye doğru giderken, buralara kadar gelmişken Ölüdeniz denilen yere uğramazsak hoş olmaz diye düşünüyorduk. İkindi vakti Akdeniz’in kıyısına varmıştık. Daha denizi görmeden gökyüzünde uçan insanları görmek bile bizi oldukça heyecanlandırmıştı. Biz de şu zımbırtıyla uçalım filan diye heveslensek de bizi aşardı. Zengin işi anlayacağınız(o yıllarda çok pahalıydı). Zaten bizim hedefimiz uçmak değil; gezmekti, ne de olsa di mi! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ölü Deniz’in adı ilk etapta itici geliyor ve alışana kadar da bu iticilik devam ediyor. Zamanla güzelliği ortaya çıkıyor. Her ne kadar güzel olsa da, burada da güneş kayboluyor ve gece başlıyor. Biz kumsalda kalmayı tercih ettik ve geceyi de burada geçirecektik. Bizim yanımızda öyle yatak, yorgan, yastık gibi eşyalar yok haliyle. Bi zaman sonra her yeri sessizlik kaplayınca yatma vakti gelmişti. Kumun üzerine inceden bir şeyler serdik. Üzerimize de bikaç parça bişeyler uydurabilmiştik. Yani açıkçası bu kadar soğuk olur diye de düşünmediydik.&amp;nbsp; Sabaha kadar nasıl yattık o soğukta; bir biz biliyoruz bir de Allah. Bu vesileyle gezimizi sorgulama fırsatı bulmuştuk. – lan olum, ne işimiz var burada. Kimden çıktı bu fikir. – Ne akıl&amp;nbsp; vardı da buralara kadar böyle geldik. – Ya! Allah belamızı vermesin… Ancak, uyanıp yollara düştüğümüzde, öğle sıcağında kendimize gelebilmiştik.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en rezil otostopu! &lt;/b&gt;Biz güle oynaya giderken bir taraftan yanımızdan geçen arabalara hareket çekiyoz ve böylece mutlu bir şekilde hayatımıza devam ediyoruz. Derken bir araba daha geçerken yanımızdan yine hareketi çektik ve araba sağa doğru kenara yanaştı. Biz tabi yihuu! Hemen arabaya doğru koştuk, zihnim beni yanıltmıyorsa Abdullah arabanın sağ kapısına doğru koştu, Hüdaverdi sol kapısına doğru, ben de arka kapıya doğru koştum. Biz arabanın kapılarını açmaya çalışırken; enteresan bir şey oldu! Arabanın şoförü olan beyefendi arabasından indi ve bize şaşkın şaşkın bakıyor! İşte biz o zaman anladık bir şeylerin ters gittiğini amma nafile! Beyefendi: &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;–Napıyorsunuz siz ya!&lt;/b&gt; İnce ve titrek bir ses tonuyla cevap veriyoruz: –Biniyoz abi! &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;–Ya! Ben, işim vardı şurda o yüzden yanaştım&lt;/b&gt;. –Hadiya! Biz şey sanmıştık, bizim için durdunuz! Biz tabi biraz mahçup biraz da yıkılmış bir psikolojiyle açmış olduğumuz kapıları tekrar kapatıp: -Abi, kusura bakmayın, biz yanlış analamışız, dedik. Ve biz yine mutlu bir şekilde hayatımıza devam ettik. Bu güzel hadiseyi hiiiiç unutamayız…!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en şok otostopu&lt;/b&gt;! Tam bir gün önce bizi kilometrelerce arabasıyla götüren Erol abi! Yaaa! Gördün mü Allahın işini! Hani şu bahsettiğimiz klimalı Hyundai. İnanılacak gibi değil. Sağ olsun, iyi izlenim bırakmışız ki, tekrar durdu ve bizi yine kilometrelerce götürdü. Onu bilmem ama biz sanki 40 yıllık ahbap görmüşüz gibi olduk. Ama tabi konumumuz gereği bu ruh halimizi fazlaca yansıtmadık. (Bu muhabbetimiz Fethiye/Ölü Deniz’ den sonra olabilir.)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en havadar otostop yolculuğu&lt;/b&gt;; kasası olan bir traktör. Bu bizim için çok güzel bir fırsattı. Çünkü biz doğaya açtık, adeta aşıktık. Bir arabanın içinde etrafı teferruatıyla gözlemleyemezsiniz. Ama bu, traktörde hiç sorun değil. Dağları, ağaçları, geçen arabaları tüm çıplaklığıyla görebiliyorduk. Gördüklerimiz hakkında da birbirimizle rahat bir şekilde tartışabilir yada konuşabiliyorduk. Her şey çok güzeldi de, traktör tepesinde 80-&lt;metricconverter productid="90 km" w:st="on"&gt;90 km&lt;/metricconverter&gt; gitmek zorunda kalmamız bizi fazlasıyla yormuştu. Resmen yorgunluktan bihitap düştük. Tabi şimdi akla şöyle bir soru gelebilir. Ya! Mecbur muydunuz? Kesinlikle, hayır! Çok rahat bir şekilde traktörden inip yolculuğumuza başka bir vasıta ile devam edebilirdik. Hani elimizi sallasak ellisi…Ama biz bu arabayı hiç beğenmedik bunu değiştirelim deme küstahlığına girmedik. Bize değer verip de vasıtasına alan bir kişiye bunu, biz yapamazdık. Yapmadık ta! Heyhat! Etik olmaz. Zaten bu bir otostopçuya yakışmaaaaz! Sen bir kere baştan böyle bir vasıtayı durdurup da binmezsen o başka. Ama durdurup da bindiysen gidebildiğin yere kadar gideceksin. Kural, bu! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şimdi şöyle bir realite var. Yoluna, şehrine, gölgesine göre değişir ama daha ziyade duran arabalar kamyonlardır. Malum amcamın hayatı yollarda geçiyor. İki laklak yapayım da vakit geçsin diyen çok oluyor. Fakat kimisi farklı düşünebiliyor. Direk kasaya atlayın diyebiliyor. Olsun biz böyle bir durumda incinmiyoruz. İnsanlık adına bu da yeterli!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en fakir otostopu&lt;/b&gt;; Murat 124! Anadolu insanını anlatmama gerek var mı! Bir tas çorba olsa buyur diyecek yüreğe sahip. Sağ olsun neyi varsa paylaşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en baba otostopu&lt;/b&gt;: Abartısız söylüyorum, uçak gibiydi arabanın içi. Şavroleyle bizi Malatya’ya resmen uçurdu. İşin gizem dolu tarafı ise; bey ağabeyimiz mahpushaneden yeni çıkmış ve Antalya’ya da alacağı bir miktar para için gidiyormuş. Biz de ağabeyimizi fazlaca sinirlendirmemeye çalıştık yol boyunca. Dedim ya, özellikle o virajlarda uçarken hiiiç gıkımız bile çıkmadı. Ve Antalya..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 70.5pt; text-align: justify; text-indent: -70.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ANTALYA &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Antalya’da Mustafa Can arkadaşımızın selam ve haberiyle gittiğimiz eniştesi Rıza ağabeyle buluştuk. Akşam varmıştık ve bizi biraz da gezdirmişti. Bu ziyaret bize yetmişti. Antalya’yı yani nerdeyse tüm bölgeyi deniziyle görebildiğimiz enteresan bir manzara. Daha sonra Düden Şelale’sinin denize döküldüğü yer, harika!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sabah Rıza ağabeyle vedalaşırken bir kez daha anladık; tanıdık, yakınlık, çevre gibi faktörler böyle bu tip yolculuklarda çok önemli. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Biz tabi gezmeye devam ediyoruz. Önce dedik Düden’e gidelim. Meğerse memleketimin şelalesi de paralıymış. İnsan üzülüyor tabi. Yalnız, şelale etkileyiciydi. Değişik açılardan zumlaya bilme imkanımız vardı. Üstten, yandan, yan alttan, önden, arkada, içinden.. Tamamen park içine hapsettikleri için akan suyu, her açıdan izleyebiliyorsunuz. Hatta akan suyun öbür iç tarafına geçip (ki yürüme yerleri oluşturulmuş) dışarısını da görebiliyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Antalya’ya gelmişken dedik, bi de Manavgat’ı da görelim. Gittik Manavgat Şelalesi’ne. Açıkçası hayalimdeki kadar ya da resimlerdeki ihtişamı kadar değildi. Daha devasa bir şey düşünüyordum ama güzel. Tekrar merkeze döndük ve düştük yollara. Kilometrelerce sonra şehir dışına ana yola çıktık. Duran yok. Bu durumla sık sık karşılaşılabilinir. Bu normaldir. Her zaman he deyip, el salla, araba durmaz. Biz bu durumu normal karşıladığımız için hiçbir zaman paniklemedik. Bu; bu yolların kuralıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bu arada Antalya’ya kadar 12 araba değiştirmişiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Otolar biraz naz yaptıktan sonra doğan model bir araba durdu. Tanıştığımız kişinin adı Bülent. Muhabbet biri. Kendisi alevi idi. Bazı konulardan biraz bahsetti. Namaz &lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;yok,&lt;/span&gt; oruç &lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;15 gün ama 24 saat. Cem, içki… ama o da inanmıyordu tüm bunlara. Bunu belli ediyordu.(küçükyazılanlarsilinicek) &lt;/span&gt;Anladığım kadarıyla hoşuna gittiği için alevi takılıyor. Ya da alevi olduğu için hoş oluyor.&amp;nbsp; Muhabbet devam ediyor. Biz aslında bu arabayla Konya sapağına kadar gitmeye niyetliydik. Sapağı geçmiş olmak değil de, tekrar Konya sapağına kadar gelmek için otobüse verdiğimiz 600.000 lira gücümüze gitti. O kadar yolu parasız gel, sapağı kaçır, olmuyor yani. Gerçi, ben bu yollardan sonrasında Alanya istikametine çoook gittim nişanlı iken..!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Konya sapağında bekliyoruz. Aha! Bir, bir, bir Reno. Bizi alırken tedirgin hareketleri vardı. Sonradan gördük ki harbiden öyle birisiymiş. Öyleymiş , böyleymiş ama öğretmenmiş. Bekir isminde iyi birisi. Bu arada &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;yılın en uzun otostopu&lt;/b&gt; idi bu. Allahın bir lütfu, sen al bizi Konya sapağından Konya’ya kadar. Bekir abinin yolu da Kırıkkale’ye doğru imiş. O da tatilden dönüyormuş. Yavaş yavaş kendimizi tanımaya başladık. Gördüğümüz kadarıyla o da bizim gibi sınırda, bocalamada. Bir ara nurcuların yazıcılar koluna takılmış. Beraber namaz da kıldık. Bizi Konya’nın girişinde bıraktı, helalleştik, vedalaştık ve o yoluna bizler yolumuza. Biz tabanlara kuvvet. Ha! Bu arada yolda iken muhabbetini yapmıştık bu asfaltlanmış yolların yapılışını. Nasıl oluyor da oluyor diye. Birazdan baktık ve anladık ki adamlar gece dememişler yol yapmaya çalışıyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Neyse biz Konya’nın merkezine adım adım ilerlerken gecenin 9’u muydu 10’u muydu bir araba durdu. Tabi biz durdurduk ve araba durunca da bindik. Öğrendik ki tempranın son modeli. Üstten pencereli, 75 milyonluk uzaktan kumandalı, sidili, ses teçhizatı var vs. vay anasını! Hasan abi zevkine düşkün, keyifli birine benziyordu. Kendisi müteahhit. Hatta üzerinde kısmen yürüdüğümüz bu yolu o yaptırmış. Onu da anlattı. Belediye başkanın yeğeni olurmuş. Gitmişler konuşmuşlar işte; Konya’nın girişi var çıkışı yok. Aha işte bu yol ve az ilerisine yapacağımız yol. Bu sorunu ortadan kaldıracak ve yapmışlar. Hem de bir hafta da&amp;nbsp; mı ne olmuş. Sağ olsun, bi de Alaaddin Tepesinin etrafında bir tur attık ve vedalaştık. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KONYA 08.08.1998 Cumartesi&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Abdullah’ın ailesinin kaldığı evi bulduk. İçinde de sadece Abdullah’ın kardeşi Mehmet’i. Biraz gezdik, biraz yemek yedik derken Abdullah evine, biz Mehmet ile bir öğrenci yurduna. Uyku, dinlenme, derken öğleye doğru düğün cemiyetine gittik. Öyle denk geldi işte. Bana ilginç ama güzel gelen bir yemek takdimi oldu. Bir masa etrafında ortalama 6-7 kişi oluyor. Ortada bir tas çorba akabinde pilavüstü et, bilahere bamya yemeği sonra yine pilavüstü et ve şerbet. Tabi herkes tek bir tabaktan yiyor. Hem bereketli hem muhabbetli.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ayrıca hesapta hiç olmayan bu cemiyette bana yabancı gelmeyen birini gördüm. Gittim, o idi. O, beni İçöz grubundan diye hatırladı.( Yıllar önce biz buraya Ahmet İçöz abi ve kalabalık bir ekiple gelmiştik, gezi maksatlı yine.) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bilirsiniz ya da bilinir işte genelde küçüklerin zihninde büyükler daha çok yer edinir; büyüklerin zihnindeki küçüklere kıyasla. Yani küçükken o ağabeylere, büyüklere, amcalara daha hayranlıkla bakılır. Bakılır ve hayal dünyasında belirli bir yere oturtur. Neyse benim daha çok hatırladığım o şahıs; hatıra resminde ki iki kişiden biriydi. Ahmet Altınkulaç yani. Şişmanlamış, saçlarını kısaltmış. Tahir abi ise( resimdeki ikinci şahıs) askere gitmiş öğrendiğim kadarıyla. Bunlar çok iyi ilahi söylerdi. Öööyle bir duygu seli yaşadıktan sonra da vedalaştık. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ve geziyoruz Konya’yı…&lt;span style="font-size: 8pt;"&gt;Merkezde bir bakıyoruz muazzam bir bina. Afra, Kombassan binası filan hoşumuza gidiyor. Hani hep görüyoruz ya, o yıllarda migros filan diye. Biraz da bizim cenahtan görünce hoş oluyor. Vay be diyoruz o yıllarda. Konya çok değişmiş be abi!(silinecek) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Yunus A.Aksoy ile buluştuk. Sayesinde Kent’i de görmüş olduk. Tabi kent derken Yunus’un çalıştığı yerel kanalı gördük.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sonrasında tepedeki çay, sinemadaki MİB (Man İn Black), Hacı Veyiszade efendinin türbesi, fuardaki tepetakla döndüren şeyler güzeldi. Biz yanlış hatırlamıyorsam Abdullah ile bindiğimizde bu zımbırtıya (adı kamikaze idi galiba); o kadar da heyecan vermemişti açıkçası. Yani metrelerce yukarıda durduruyor zımbırtıyı, sonra tamamen ters dönmüş bir vaziyette, tepetakla bir konumda aşağıdaki insanlara falan bakıyon..vs, işte..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Derken Mehmet, abisi Abdullah ile akraba ziyaretleri yaparken biz de Hüda ve Yunusla tuttuk evin yolunu. Bir ara Ahmet Yarıkan ile karşılaştım. Yanında Halil diye biri vardı. Tabi Halil’i şimdi görsem tanımam ama böyle gurbette ya da ne bileyim yolculukta insanın tanıdıklarını görmesi hoş bir duygu. O sebepten yazıyorum bunları.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;O gece evde saat bir civarları muhabbet ediyoruz. İki kişi geldi ve uzun uzun muhabbet. Zar zor ikide yatabildik. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sabah saat 8 civarları Ecirlilerde kahvaltı yaptıktan sonra Yunusla vedalaştık. Sağ olsun çantasını da verdi bize emaneten. İyi de oldu. Sonra Ahmet Ecirli(Abdullah’ın babası) hocamız bizi arabayla merkez dışına atacaktı ama almam gereken bir şey vardı. Gittik hemen ivedi bir şekilde onu aldık. Hala oturduğum evin duvarını süsler, ecdadımız Osmanlı tarzını andıran bu kılıç. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Hocamızla vedalaştık. Nasipse Aksaray’a niyetliyiz. Özellikle Somuncu Babayı ve Eğik minareyi göreceğiz. Bu planımızı ısrarla dile getiriyorum ki yaşadığımız olayları anbean yaşadıkça nasıl şaşırdığımızı ve nasıl da sevindiğimizi anlatamam. Yani bu Somuncu Babayı filan dedim ya; demek ki niyetimiz samimiymiş. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Derken aradan 5-6 dakka geçmedi bir Polo. &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en kültürlü ve rahat otostopu&lt;/b&gt;. Şoförümüz Selçuk Üniversitesi Dekanı Ahmet Berksoy. Kendisi en başta söyledi, anarşist; 68 kuşağından. Sosyalist; eşitlik, insan, sevgi. Dehşet; bilmediği şey yok sanki. Zavallı; çünkü determinst. Kibirli; pozitivist. Ama; harbi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sağda , solda, önde, arkada, altta, üstte ne varsa anlattı yol boyunca. Bizimse ağzımız açık. Bizi soldan &lt;metricconverter productid="3 km" w:st="on"&gt;3 km&lt;/metricconverter&gt; içeride bir yere götürdü. Obrukta bir göl. Krater gölü. Turkuaz mavisinin olduğu tek göl. O kadar tatlıydı ki; görmek lazım.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sonra sağdan biraz içerde Sultan Hanı’na götürdü. Selçuklulardan kalma tarihi bir yer. Son derece ilginç noktaları vardı. Girişteki kapıda yer olan simetrikten, işaretlemelere, mesajlara, içerdeki deve ağırına kadar. Ve ağırlığı ayaklara veren ortadaki taş. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Matematikçi ama Konya’nın taşından tut, ağacına kadar her şeyi biliyor. Keza Türkiye’yi de. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;AKSARAY 10.08.1998 Pazartesi&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Allah’ın lütfu üzerimizdeydi. Belki Somuncu Babanın yüzü suyu hürmetine oldu bunlar bilinmez ama bizi türbenin başına kadar getirdi hoca yani dekan. Vedalaştık orada, arkasından dua ederek.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Şeyh Hamididini Aksaray yani Somuncu Baba. Hikayesi malum. Burayı gezerken hoşuma giden bir sözü kaydetmiştim, onu da aktarayım bu vesileyle:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 15pt;"&gt;Ne gahri düşman elinden &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 15pt;"&gt;Ne lütfu aşinadan bil.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 15pt;"&gt;Umurun Hakka tehviz et,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 15pt;"&gt;Cenabı kibriyadan bil.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Türbesi, çilehanesi ve diğer büyükler. İnşallah boş dönmemişsizdir. Sonra Eğik Minare. Buradan otobüsle Ihlara Vadisi’ne. Otobüsten indiğimizde 4 kişi olduk, ta ki aynı yere gelene kadar. Ümit isminde biri takıldı bize. Ihlara Vadisi’ne beraber gittik. Pazarlamacı imiş kendisi, 30 yaşında. O da uçuk kaçık biri. Türkiye’de gezmediği 5-10 yer kalmış.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ihlara Vadisi’nde takriben &lt;metricconverter productid="14 km" w:st="on"&gt;14 km&lt;/metricconverter&gt; gitmesek de kısmen gördük. Kenarlarında kiliseler mevcut. Dipten deresi akan serin bir yer. Buraya gelmek için geldiğimiz yere tekrar ulaştığımız da arabayla Nevşehir yoluna çıkamayacağımızı anlayınca başladık yürümeye. Arada bir tabiî ki otostop, ama tık yok. Dağların arasında 3 seyyah… Ve nihayet kesilmeyen umudun kanıtı bir traktör. Böyle ıssız bir yolda büyük bir nimet. Anında kasaya atladık tabi. Kasada köylü çalışan kadınlar var. Kısa bir süre sonra sapakta indik. Biz yine yürümeye, otostopa devam. Ve bir kamyonet; Merso. Ön taraftayız ve 5 kişiyiz. Şoför Mehmet abi yanında bir çaylak ve biz. Her ikisi de sıcak insanlardı. Yol boyunca çok sıcak bir muhabbet getiriyor bu durum haliyle. Karar değişikliği ile Aksaray’a geri dönüyoruz. Yarında nasip olursa Mehmet abi bizi çalıştığı fabrikaya çağırdı. Çalıştırmak için değil tabi gezdirmek için..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otelde yerimizi ayarladıktan sonra akşam hava almaya çıktık. Yemek yedik(ben, adana ve tantuni yedim, Abdullah ve Hüda’ da tantuni yediler.) İtiraf etmeliyim ki adana kebap daha iyiydi. Sonrasında Aksaray’ın merkezini gezdik. Bir ara yine bizim hocayı gördük dekanı yani. Ayak üzeri yine kültürlü geçen bir muhabbet.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sabah apar topar kahvaltıdan sonra doğru Mehmet Başol abinin mekanına.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Burası, Mercedes kamyonlarının üretildiği fabrika. Önce kafa kısmının oluşumu ofis ofis. Sonra şase kısmının oluşumu ofis ofis..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ve sadece askeriyeye üretilen kamyonun içindeyiz. Şansa bak! Talim tepesi diye bir yer var ve biz oraya çıkıyoruz bu kamyonla. Merdivenlerden, yokuştan ama 80 derece eğim mevcut. Nasıl indik, nasıl çıktık, gözlerimiz fal taşı gibi. Hele hele, Mehmet abiyi 80 derecelik eğime sahip talim tepesine çıkarken, elinde yerinden çıkmış bir direksiyonla görünce koptuk! –Aa! Direksiyon çıktı! E, haliyle biraz da tırstık. Sonra Allah’tan tecrübeli ağabeyimiz direksiyonu yerine taktı da tepeye çıkabildik. Ne heyecandı ama! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Mehmet abi bizi Osman Ağaçlı Tesisinde bıraktı ve vedalaştık. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Kamyona bindik. Az sonra bizi Altınkaya denilen köy sapağında bıraktı. Yürüdük, yürüdük..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın en somurtkan otostopu&lt;/b&gt; gerçekleşti. Forda scarbi mi ne idi. Şoför abi Fransa’da çalışıyor ve Aksaraylı. Yanlış hatırlamıyorsam yol boyunca iki cümle kullandı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ANKARA 11.08.1998 Salı&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Soğuk adam bizi Ankara’da bıraktı. Biraz yorulduktan sonra kendimizi Vakfın yurduna attık. Bu arada öğrendim ki Hasan Ural abi Aksaray’daymış. Görmek nasip değilmiş. Çok eskiden, 89’larda İstanbul’da tanıştığım hoş, iyi bir insandı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Akşam Gençlik Merkezine gittik. Bu arada öğrendim ki ben de Kamu bölümünü kazanmışım. Hayırlı olur inşallah. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Luna parkta da eğlendikten sonra (yine o kadar zevk alamadık) yurttayız. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bugün Kocatepe camine, anıtkabire ve vakfa gitmeye niyet eylemiştik. Kocatepe camine çıkarken niye o camiye Kocatepe dediklerini anlıyoruz. Cami bayağı iyi. Cumhuriyetten sonra yapılmış en büyük cami. Yalnız Osmanlı mimarisini taklit etmişler, ki gayet doğaldır bu durum. Ortada avizeden müteşekkil devasa bir top. Etrafında ufak ufak 32 tane top. Ayrıca dörtkenarında da 4 tane top. Toplam 37. Eeeee! Ne oldu şimdi saydıkta. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Anıtkabirimizi uzaktan görme şerefine nail olduk. Çok gezip görmek istediğim halde gitmek nasip olmadı. Başka bir sefer inşallah.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Vakıfta bir süre bekledikten sonra Gıyasettin Karatepe ile ki kendisi müdürdü, bir muhabbet ki sormayın. Bu muhabbetten aklımda kalan –sınırları zihnimizden kaldıralım. Her yere gidelim. Gidebildiğin her yere, senin anlayacağın. Zaten biz de bunu yapmaya çalışıyorduk.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ankara’nın dışındayız. Murat isminde bi kamyon şoförü bizi bir müddet götürdü.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yılın ilk tır otostopu&lt;/b&gt;. Ali abi. Bizi Gerede’de bıraktı. Sonra sarhoş olduğunu zannettiğimiz biri biraz daha ileriye attı. Derken ofiste oyalandık, oyalandık, saat 3.00’te Kastamonu otobüsüne bindik. Tabi 3 kişilik yer yoktu. O yüzden 2 koltukta 3 kişi oturduk ve uyuduk. Hey Allah’ım! Ne sıkıntıydı ama!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;5.30 da ordaydık. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KASTAMONU 13.08.1998 Perşembe&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sabahın altısında Kastamonu’da cami arıyoruz tabi uyumak için. O cami senin, bu cami benim derken Nasrullahi… diye bir cami bulduk. Ve orda takriben 2 saat uyuduk. Bu arada gezinirken az buçuk tarihi bilgiler edindik. Eski evler çok. Camiler eski. Tarih kokuyor. Neyse uyandıktan sonra ilk işimiz Aşık Sultan Türbesine gitmek oldu. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Aşık Sultan 1116’lı yıllarda burada kale önünde şehit olmuş. Okuduğumuz kadarı ile birisi ateşe vermiş bu türbeyi. O anda valinin olsa gerek rüyasına giriyor. Yanıyorum kurtarın beni diye. Geliyorlar söndürüyorlar. Ama ayak kısmı biraz yanmış. Biz de dua ettikten sonra gittim ayak ucuna meraktan; bezleri kaldırdım, baktım yanık yok. O arada bir merak daha girdi aklıma; tabutun kapağını açmak! Tabi bu arada kimsecikler yok ortalıkta bizden başka. Açtım vesselam. Baktım sanki iki ayak gibi geldi ama tahta mı neydi! Abdullah o an baktı ve rahatsız etmeyelim deyince bir an bu laf beni irkitti. Çünkü gerçekten ayaklarıydı ama cam var arada. Türbeden çıkarken türbenin hemen karşısındaki evden biri -kapıları açın, tabutun ayak kısmını açın deyince şaşırdık. Meğerse bizim tedirginlikle bakmaya çalıştığımız bu yer zaten aleni imiş. Bu sefer girdim dikkatlice baktım, hemen hemen 1000 yıllık, şehit olmuş bir cesedin ayaklarına.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ordan da, yallah kaleye. Bu kale de çok eski. Tüm Kastamonu ayaklarımızın altındaydı. Ve artık ortasından bir derenin geçtiği bu küçük şirin ili terk etmenin vakti gelmişti. Merkez dışına çıkıp bizi biraz ileriye atan traktöre bindik.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopla arabadan arabaya derken Sinop sapağına kadar gittik. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;SİNOP 13.08.1998 Perşembe&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sinop’a girerken şaşırdığım bir nokta ilginç bir görüntüsü vardı. Aynı sapsız gözlük gibi. Hüdaverdi’yi Alaaddin camiine bıraktıktan sonra Abdullah ile birlikte deniz kenarında turladık, biraz da tepeye çıktık. Maksat Sinop’u tanımak. Çok tanınır ya iki saatte!! Galiba burayı güzel kılan sade oluşu ve denizi idi. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ve şimdi Orman kampındayız. Afra ‘dan 9 milyona aldığımız kolay kurulan kamp çadırının içindeyiz. İnsanın sığınacak bir yeri olması ne güzel! Yalnız Hüdaverdi içinde değil. O, dışında. Yani geziyor ben bunları yazarken. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sabah kalktığımızda acele bir şekilde kendimizi Ayancık minibüsüne attık. &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Ayancık’tan&lt;/b&gt; kah yürüyerek kah arabayla ilerliyoruz. İki genç abi bizi aldı. Az biraz gittikten sonra yol ayrımında ayrıldık. Bize bir karpuz vermediler ya alacakları olsun.Oysa kasada yığınla karpuz vardı. Aradan biraz zaman geçti bir kia model araba. Kıyak araba imiş.&amp;nbsp; Seyahatimiz esnasında yanında bayan bulunan birisi daha önce hiç almamıştı bizi ama bu arabaya kadar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Kasası plastik bidonlarla dolu bir kamyonet. Zeki ve Yusuf; sahil kenarından Doğanyurt Köyü’ne kadar onlarla gittik. İşin kötü tarafı bu yoldan araba maraba geçmiyor. Geçse de kolay kolay almıyor. Ama biz devam. Baktık olmuyor, minibüse bindik istemesek de. Ama, yani, şimdi hiç yakışıyor mu bir otostopçuya. Neyse ki sorun etmedik. Edecek halimizde yoktu zaten.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Geçmiş zaman malum, insan unutuyor, sonra anlıyor keşke bütün yaşananları yazsaydık diye… Yoksa şimdi bu gezimizin en tehlikeli bir o kadar da heyecanlı ve bir bu kadar da ibret dolu hikayesinin geçtiği yerin adını belirtmez miydim aha buraya! Mesela bizim yine üçümüzün beraber gittiği Yanık Vadisi, sonra Abdullah ile güneş tutulmasını izlemek bahanesiyle depremden önce otostopla gittiğimiz Amasya gezisi hakkında zihnimizdeki hatıralar zamanla kaybolmazdı. Olana bereket! Neyse ömür biter yol bitmez demiş böyüklerimiz ama bizim buradaki hikeyemizin kötü aktörleri böyükler maalesef, hem de köyün ileri gelenleri ve tek kafası kıyak olan dışındaki herkes…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Dedik ya, Doğanyurt’tan sonra yollar bitmiyor gari. Tabanlara kuvvet, bir ara arabaya filan bindik, yani aslında prensiplerimize aykırı ama nasiplensin dedik oranın da şoförleri.. Karanlık çökmeye başlayınca bizim de endişelerimiz artmaya başladı. Ama Allah biliyor ki, hiç birimiz de -ne olacak, aman Allah’ım eyvahlar olsun modunda değiliz. Her taraf kararmaya başlayınca bu ıssız yollarda, Allah Kerim diyoruz yola devam ediyoruz. En nihayetinde artık dedik ki; kendimizi atarız bir köye tabi köy çıkarsa karşımıza. Memleketimde köy biter mi, bitmez! Daldık karşımıza çıkan ilk köye. Karanlık çökmüş hatta yatsı civarlarıydı. Köye girdik. Bir tedirginliğimiz de -bu köyün köpekleri vardır, aman haaa! Neyse ki bişeycik olmadı. Köyün merkezindeki camiye girdik. Baktık ki içerde 3-4 kişi zevattan birileri namaz için bizi beklerlermiş adeta. Selam verdik, tanıştık, halimizi durumumuzu anlattık derken namazı da beraber kıldık. Dedik ki biz burada kalacaz, yani yapacak bir şey yok. Eyi dediler, emiceler çıktılar gittileeeer. Biz kaldık, Allahın evinde, 3 genç. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sonra dedik ki, çıkınımızda olmadığı için bu köyün elbet bir bakkalı vardır. Gidelim ve rica edelim; bize artık, ekmek mi olur, bisküvimi olur nasipte ne varsa versin ya da satsın. Köyün bakkalını bulmamız zor olmadı elbet, nitekim bakkalın üstündeki evin kapısını çaldık. Bakkal da sağ olsun indi, sadece bisküvi vardı, onu verdi. Teşekkür ettik ve bunu bulduğumuza şükrettik Rabbimize. Tekrar camiye geldik, bigüzel soframızı kurduk ve afiyetle yedik, doyduk. Sonra ben hava almak için, dışarıya çıkıyom dedim arkadaşlara. Cami kapısının önünde öylesine gezinirken karanlığın içinden biri çıkageldi. Hani demiştim ya; köyün kafası kıyak kişisi, belki başka kafası kıyaklar da vardı ama bizim tanıdığımız tek kafası kıyak işte bu karanlığın içinden çıkagelen kafası kıyak kişi idi. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ya! Dedi siz kimsiniz, in misiniz, cin misiniz? Dedim abi biz böyle iken böyle oldu vs. Yahu! Delikanlılar siz şöyle bi gelin bakalım, köylü sizi merak ediyor ama siz temiz çocuklarmışsınız dedi. Eh bize de, toparlanıp dediği yere gitmek düştü. O önde, biz arkada üç temiz çocuk. Şimdi temiz demişken her ne kadar bu şahıs üzerinde temiz bir intiba bırakmış olsak da aslında bu noktada ve bu konuda bir durumu parantez içinde anlatmak isterim farzı mahal. Buraya kadar hiiiç anlatmadığım hatta ima bile etmediğim bir durum var, o da şu ki: Biz yolculuk hali olduğu için üstümüze, başımıza, sakalımıza, saçımıza pek bakamamış olabiliriz. Aslında her birimiz temiz ve yakışıklı çocuklarız. Ama takdir edersiniz yol hali, görüntü biraz bozuktu ki ahali bizden tedirgin olmuş anlaşılan yine ki; biz de bu durumu yeni idrak ediyoz. Tabi yeni derken köyün merkezine vardığımızda. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ya, ahali! Bu çocuklar temiz çocuklar, bişey yok, gelin arkadaşlar gelin.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Haydaaaa! diyoz biz kendi kendimize, biz de şaşkınız, köylüde. Yani durum onu gösteriyor. Geldik köyün merkezine, şöyle direkteki ışığın vurduğu ve aydınlığın olduğu tek yer. Biz bu aydınlık alana geldikçe kenardan köşeden bir takım insanlar belirmeye başladı ki biz hepten şaşa kaldık. Bir anda etrafımız insan doldu. Biz de sanıyoz ki; köylü uykusunda, üç kişi gelmişte çok umurlarında. Ohoooo! Köylü ayağa kalkmış anam! Toplanmakla kalmamış çalkalanmış bi de. Biz tabi, bize sorulan sorulara cevap vermeye çalışıyoz bi yandan. Ama ortam gerçekten gergin. Köyün gençleri dizilmişler, kiminin elinde sustalı var bize göstere göstere…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Neyse lafı uzatmayalım, meğer bu köye yıllar önce birileri gelmiş, caminin fayanslarını mı çalmış, pkklı mıymış neymiş. Aha! İşin özeti bu. Bizim de fotoğraflar biraz bozuk olunca köylü bu işte biş iş var deyip bir elçi yollamışlaaaar! Elçi kafası kıyak olan abi. Anladığımız kadarıyla bu durumda aralarında ki en cesur kişi de O.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Şimdi biz olayı anlatmasına anlattık ama köylünün içine bir tedirginlik girmiş ya, çıkart çıkartabilirsen. Yok, olmaz, burada kalmasınlar, dediler. Ya nolcek! İmamı bekleyelim. İmam nerde? Düğünde. Şimdi taşlar yerine oturdu işte. Biz de yatsıyı zaten cemaatle beraber kılmıştık. Neyse imama haber ettiler, imam geldi 10-15 dakka sonra. Anladık ki, oranın imamı saygın ve sözü dinlenir biri. Baktık ki, okumuş, akıllı biri. Bizi de gördü böyle temiz. Dedi ki: Çocuklar! Köylü bir kere rahatsız oldu, ben sizi jandarmaya teslim edeyim. Yok olmaz öyle şey, siz de kim oluyorsunuz, biz istediğimiz yerde kalırız diyecek durumumuz olmadığı için, tabi hocam dedik, siz nasıl uygun görürseniz:) Atladık arabaya, yani attılar bizi arabaya. &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Bu da yılın zorunlu otostopu olmuş oldu&lt;/b&gt;. En nihayetinde gittik ama bu durum bizi ziyadesiyle üzdü, gerçi bir bakıma sevindirdi. Şöyle ki, memleketimin köyüne bak be! filan dedik falan dedik ama hoca bizi jandarmaya götürürken baktık ki, gideceğimiz yol istikametinde gidiyoz yani batıya doğru gidiyoz. Bir otostopçu olarak bundan bile bir fayda umarak kendi adımıza sevindik. Sonuçta otostopçu için yeri geldi mi ne için gittiği, nasıl gittiği, ne şartlarda gittiği değil, bi şekilde gidiyor olması önemlidir. Haticeye değil neticeye bak demişler. Bi de imam, demez mi; yarın ben Bartın’a gidecem, isterseniz sizi de oraya kadar götürürüm. Aha, işte fırsatlar ülkesi!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;İmam, bizi jandarmaya bıraktııı! Eyvah dedik. Bu civarın köylüsü böyleyse, jandarması nasıldır? Tek kelimeyle tırstık.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ama memleketimin askeri, &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Yanar annelerin yürekleri, &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Selam verdik girdik içeri.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Gördük ki, o güleç yüzleri, cinsinden bir ruh haline girdik gayri ihtiyari. Aman Allah’ım, meğerse karakoldakilere, hasbihal edecek kişiler lazımmış. Biz “çok şükür” dedik içimizden. İçimizden derken, kulağını dayasan duyarsın yani, o cinsten…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Zaten hemen biri anlatmaya başladı askerlerden; abi işte benim sevdiğim biri var da.. sağ olsun benim iki arkadaşım,&amp;nbsp; beni kastederek –bak, senin dilinden en iyi bu arkadaş anlar. O da nişanlı. Bir an kendimi: Tanrılara bu sene kimi kurban edeliiiiim. –Bunu. -..!&amp;nbsp; şeklinde gibi hissettim. Asker direk zaten o andan itibaren beni muhatap aldı. Uzun uzun derdini, durumunu anlattı. Biz de elimizden geldiğince derman olmaya çalıştık. Bu esnada Abdullah başka bir köşede, Hüdaverdi ise –ya, bizim bilgisayarda bir arıza var, aranızda anlayanınız var mı? sorusuna karşılık olaya anında müdahale ederek vatan borcundan bir parça da olsa yerine getirmiş oldu. Asker arkadaşlar sağ olsunlar bizi biraz da karakolda gezdirdikten sonra, müsait olan bir yerde, gecenin ilerleyen saatlerinde, artık akrep ile yelkovanın bile amaaaan! dediği bir zaman diliminde uyumamıza müsaade ettiler, çok şükür!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Sabah köyün imamı geldi ve bizi dediği gibi Bartın’a kadar bıraktı. Oradan da otobüse bindik mi binmedik mi bende hatırlamıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Hatırladığım bir şey var, o da; Adapazarı’na geldiğimizde, Yeni Cami’de indik ve cebimizdeki son kuruşlarla da ıslama köfte yedik galiba…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bu hikaye burada bitti. Ama bu 3 kişinin hikayeleri daha bitmedi nasipse. Yıl 2008. Biri (ben) Adapazarı’nda, biri (Hüda (Hüdaverdi)) İstanbul’da, biri de (Abdullah) Kanada’da. Şimdilik durum böyle! Artık, bi daha nerde, ne zaman, nasıl olur, “yaa nasip” demiş kul Ahmet. “Kimseler anlamazdı ya nasip, ne demekti?”&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bu geziden çıkarttığımız bazı tespitlerimiz oldu. Hem otostopçuluğun da bir reconu var yani…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bu camiaya faydamız olursa, ne mutlu o gezgin ruhlara.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçunun halinden otostopçu anlar.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçulukta yolculuğun uzunu kısası olmaz. &lt;metricconverter productid="1 metre" w:st="on"&gt;1 metre&lt;/metricconverter&gt; de olsa &lt;metricconverter productid="1000 kilometre" w:st="on"&gt;1000 kilometre&lt;/metricconverter&gt; de olsa fark etmez.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; ne çok umutlu olmalı; ne de çok karamsar olmalı.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; kendinden taviz vermemeli.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; yalvarırcasına hareket çekmemeli.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; kendisini almayan arabaya arkadan çirkin sözler söylememeli.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçunun hedefi büyük olmalı. Şehir merkez içlerine veya merkez dışlarına kadar, bütün yolculuğunu otostopçulukla yapmaya çalışmalı. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Bir otostopçu için en güzel şey bir şehirden bir başka şehre bir arabayla gidebilmesidir.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; teçhizatı iyi olmalı. Eksik ise onları tamamlamalı.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; boş durmamalı. Araba yoksa yürümeli.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; arabaların genelde nerede durabilirliğini iyice öğrenmeli ve bu yerlere dikkat etmeli.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; her türlü insana ve duruma hazırlıklı olmalı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; parası veya imkanı varsa yolda yürürken omuza takılan dikiz aynalı aparattan taktırmalı.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; kendisini alan şoförü çok konuşarak rahatsız etmemeli.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; kendisini yoldan alıp belli bir yere kadar götüren şoföre teşekkür etmeli.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; tanışma faslını, bindikten kısa bir zaman sonra yapmalı. Zira inerken yaparsa bu yardımsever şoförün zihninde kötü bir imaj bırakır. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; şunu bilmeli ki, sen bu arabaya ne ilk binensin ne de son binen. &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; ineceği yeri asla unutmamalı. Ha, unuttu! Tamam, bu sorun değil bir otostopçu için ama burada önemli olan plan ve prensiplerdir.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; cami, öğretmen evleri, dernek vb alternatifleri iyi değerlendirmeli.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçu; aşırı duygusallığa kapılıp (istisnalar hariç) şoförlere işte telefonlaşalım, görüşelim ..vs dememeli. Yoksa işin içinden çıkamaz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Otostopçu; gideceği yere varmadan tanıdıklarının listesini çıkarmalı ki kalma sorunu ve masrafı olmasın.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Otostopçuluğun kitabını yazdık biz bu yollarda. &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Onlar otostopçu; işin yolunu biliyorlar.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; mso-element: para-border-div; padding-bottom: 1pt; padding-left: 0cm; padding-right: 0cm; padding-top: 0cm;"&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; mso-border-bottom-alt: solid windowtext 1.5pt; mso-padding-alt: 0cm 0cm 1.0pt 0cm; padding-bottom: 0cm; padding-left: 0cm; padding-right: 0cm; padding-top: 0cm; text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Yine üç arkadaş, bigün oturup karar vermişler. “Hiç kimsenin görmediği, bilmediği bir yere gidelim.” &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 1.5pt;"&gt;Ve gerçekten de hiç kimsenin bilmediği bir yere gitmişler.&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;&amp;nbsp;-abi! Nereye gitmişler?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-weight: bold;"&gt;-dedim ya! Hiç kimsenin bilmediği bir yere!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 177pt; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;-BİTTİ-&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1517068471389757246?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1517068471389757246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1517068471389757246' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1517068471389757246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1517068471389757246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/98-yaziydi-ve-alin-yazisiydi.html' title='98 YAZIYDI ve ALIN YAZISIYDI'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3691233910068413213</id><published>2009-12-20T07:06:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:18:07.499-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>ÖLÜMSE, GÜLÜMSE!(3)</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Yaşlı adamın cansız bedeni yere düştü. Yarım metre sürüklendi. Ortalık bir anda karıştı ve civarda bulunan herkes cesedin başına üşüştü. Yaşıyor mu? Öldü mü? Kaldı mı? Aman Allah’ım! Eyvah eyvah! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Yalnız bütün bunlar yaşanırken; yere düşen yaşlı adamın, bankanın kapısında belirmesinden o ona kadar, onu adım adım izleyen biri vardı meydanda. Yaşlı adama gözünün önünde feci bir şekilde araba çarptı ve muhtemelen de adam öldü. Bu kötü ve acıklı bir görüntüydü. Ama parası hala çantanın içindeydi. Çanta da kaldırımla yolun kesiştiği yerde öylece duruyordu. Ufak bir vicdan azabı muhasebesi yaptı. Üzerinde fazla da düşünmek istemedi zaten. O karışıklıkta çantaya doğru yaklaştı, eğildi ve çaktırmadan çantayı yerden aldı. Hızla uzaklaşmaya başlamıştı ki arkasından gelen sesle kötü adam irkildi:&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;– Adamın çantasını çaldı!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Bu sefer hızla koşmaya başladı kötü adam. Geri dönüş yoktu! Artık sahada kötü ile iyinin mücadelesi vardı. Kötülük önde koşuyor, iyilik de onun peşinde..!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;-------------------&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Yeni cami ile Orhan cami arasındaki bulvardayım. Gelip geçen insanlar, çocukların çığlıkları, gençlerin hararetli muhabbetleri, kenarda oturan sevgililer, yalnız takılanlar, ihtiyarlar, muhabbetler, arabaların gürültüsü derken bulvarın orta kısmında yer alan çeşmeye kadar geldim. Avucuma dökülen sudan nasibim kadarını içtim. Biraz da ıslak ellerimle adettendir diye saçlarımı şekillendirdim.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Az ileride satranç yerindeki kalabalığı fark edince hemen yanaştım. Baktım; erkek öğrencilerle kız öğrenciler satranç oynuyorlar. Etrafta benim gibi meraklı 3-5 kişi daha var. Ben de hemen valilik binasına bakan taraftaki banka oturdum. Bir yandan da oyunu çözmeye çalışıyorum. Hangi taraf üstün? Oyunun seviyesi nasıl? Taşların yerleri falan filan…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Tam oturdum derken, satranç yerinin karşı kenarında tanıdık bir sima ile göz göze geldim. Onu karşımda direkt görünce çok şaşırdım, yani ikimiz de afalladık! Yutkundum! Zihnimde sadece bakışmamız, bir de etraftan gelen sesler var. Aramızda satranç oynayan öğrenciler, kenarda oyunu takip eden meraklı insanlar yok. Sadece bakışmamız ve sesler var. Ben ilk hareket olarak kendimi geriye doğru çektim ve sırtımı yasladım. O da hemen arkasındaki banka oturdu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Fazla değişmemiş suratı.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Lisedeyken aynı sınıfta okuduğum bir arkadaşımdı Kemal. Hikaye uzun tabi. Tam 12 sene önce onun yüzünden hocadan dayak yemiştim. Mesele küçük gibi durabilir ama benim için son derece derindi. Kemal bu olay yaşanırken Almanya’ya gitmişti bile. Ben de ahdetmiştim; “Ulan! Bir gün sırf bu yüzden Almanya’ya gidip onu bulacak ve bir güzel dövecektim.” ve şimdi Allah karşıma çıkarttı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Gözlerimizi birbirimize dikmiş sadece bakışıyoruz. Başka hiçbir tarafa bakmıyoruz. O sağ dizini inceden inceye sürekli bir şekilde titretiyor bu arada. Bu hali beni rahatsız etti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Kemal’le aynı zamanda komşuyduk ta o yıllarda. Almanya’ya gittikten kısa bir zaman sonra ailesi Serdivan tarafına taşındı. Bir bakıma iyi de oldu bu durum. Çünkü aileler arasında da sürtüşme olmuştu. O gün bugün sadece babasını birkaç kez gördüm. En son belediyeden emekli olduğunu öğrendim. Fakat her ne hikmetse Kemal’i bir daha görmek nasip olmadı. Ama şimdi karşımda!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Kemal’le bakışmamız eskiden onunla yaptığımız o derin muhabbetleri hatırlattı bana. Çok samimi değildik. İkimiz de samimi olmamamız gerektiğini bilirdik çünkü anlaşamazdık. Bunu ikimiz de biliyorduk. Ne çok iyiydik, ne çok kötü. Belirli bir seviyede tuttuk ilişkimizi hep. Biz sadece fikirlerimizi çarpıştırırdık. Hem ciddi konularda hem de sulu konularda. Durum böyleydi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Bizim ilişkimizin adını ben “serin ilişki” koymuştum. Bazen aylarca konuşmazdık. Yeri gelir sadece bakışırdık. Bakışırken düşünürdük. Düşünürken de zihinlerimizi okumaya çalışırdık. Ve hep bir sonraki hamlemiz ne olacak diye hesap yapardık. Bu sebepten uzun uzun bakışmalara alışığız. Bezen de ciddi ciddi oturup konuşurduk. Bir keresinde bir konuyu bahane ederek 2 saat onu meşgul etmiştim. Sonradan anladı; kız arkadaşının onu bu yüzden okul bahçesinde yarım saat beklediğini. Çok kızmıştı bana. O olaydan iki gün sonra okul müdürünün odasından dolma kalem çalındı. İşin kötü tarafı ortalıkta benim odaya girdiğim konuşuluyordu. Odada bana ait bir de kitap bulundu..! Bayağı bir hesaba çekmişti beni müdür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Biz de oyuna düşürmek ve oyuna düşmek vardı. Kural buydu. Ama asla şikayet yoktu. Sadece olaydan sıyrılmaya bakardık. Aslında bizim bu dalaşmalarımızda bile bir seviye vardı. Bir bakıma sanat icra eder gibi oynamaya çalışırdık. Yani ne kadar kusursuz bir plan yapıp uygularsak o kadar keyif alırdık. Bunun gibi muzırlıklar işte. Hayret! Şimdi muzırlık dediğim şeyler o zaman bizim için bir hayat tarzıydı!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Konuşurken her an bir tehlike beklerdik birbirimizden. Konuşmuyorken de… İlişkimizin boyutu bundan ibaretti. En son ona yaptığım şaka benim dayak yememe sebep oldu. Aslında kuralı o bozdu. Ve en başta işi şiddete götüren de o idi. O, Almanya’ya gitti ve olan bana oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Şimdi asıl meseleye gelince; 12 sene önce kendi kendime verdiğim bir söz vardı. İşin içinde plan milan yoktu. Direkt gidip bir güzel dövecektim Kemal’i. Fakat ben Kemal’in gözlerine bakarken tam 12 sene önce taşıdığım o ateşi kendimde göremedim ki! Zamansız yakalandım galiba. Üzerinden yıllar geçti. İşin pis tarafı da buydu işte. Her şey zamanında..! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Muhtemelen ben bunları düşünürken oda aynı şeyleri düşünüyor. O da gayet iyi biliyor işin içinde şiddetin olabileceğini. Bu sebepten fazla tepki gösteremez. En azından göstermemeli. Ama aradan geçen yıllar var. Bu faktörü de unutmamak lazım. Artık büyümüş ve olgun insanlar sınıfındayız ne de olsa. Onun da çoluk çocuğu vardır Allah bilir. Belki de eski kurallara göre oynamayabilir. Şimdi iş şiddete varırsa o da bana karşılık verecek. Niye vermesin ki? Almanya’da geçirdiği yıllar onu kısmen de olsa değiştirmiş olabilir. Onun da bana tepki vermesi durumunda -ki büyük ihtimal- iş kötü bir hal alabilir. Bunu ikimiz de&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt; &lt;/i&gt;istemeyiz. Yok, sıvışmayı denese buna ben razı olmam zaten. Ama bir ihtimal!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Ben bunları düşünürken kesinlikle o da kendine göre bir şeyler düşünüyor. Benim ona olan kızgınlığımı, artık olayın mazide kalması gerektiğini, bu işten nasıl sıyrılacağını ve hatta beni tekrar nasıl tongaya düşüreceğini bile hesaplıyordur. Ama o hâlâ dizini titretiyor. Ya stresten ya da beni mi rahatsız etmek istiyor? Eskiden böyle bir hareketi yoktu onun. Ya da başka bir sıkıntısı var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Yoo! Hayır! Dövme fikri hiç içime sinmedi. Bunu isteseydim yapardım ama bilemiyorum! Yıllardır içimde beslediğim o his bana bir anda itici geldi. Ben büyüdüm de dövme fikri çocukça düşünülmüş bir söylemden mi ibaret kaldı? Zaten şimdi çok komik kaçar. Yani çok saçma durdu bu fikir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Geçmişte yaşanan o olaydan sonra şimdi kalkıp da elimi kolumu sallayarak çekip gidemem ki! Ne yapmalıyım? Ne yapmalıyım da 12 sene önceki hamlenin karşılığını güzel bir hamleyle bitirmeliyim! Fazla zaman yok! Çünkü zaman geçtikçe psikolojik avantaj ona geçiyor. Bir şeyler yapmalıyım artık! Ya da! Ya da hiçbir şey yapmamalı mıyım? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Kemal’in gözlerine iyice baktım. “Ulan ben sana ne yapayım” der gibi. Zannedersem ne demek istediğimi anladı. Ya da anladığını zannettim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Aslında az önce yılların onu nasıl değiştirdiğini düşünürken, şimdi de asıl yılların beni nasıl değiştirdiğini anladım. Evlilik, çocuk, iş hayatı, yaşın ilerlemesi vs. bütün bu duygular mıydı beni frenleyen ve değiştiren?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Kendimde bu duraksamayı gördüğüm için yapacak fazla bir şey kalmadı anlaşılan. Ben bu işten vazgeçiyorum! Bir anda sıkıntı bastı üzerime! Nasıl olduysa bir anda sıyrıldım olaydan. Tekrar önümde satranç yerindeki öğrenciler belirmeye başladı. Gelip geçenler, orda durup oyuna bakanlar, arabaların sesleri…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Evet! Kararımı verdim. En doğrusu bu! Hiçbir şey yapmadan gideceğim. Muhtemelen şaşıracak. Buna eminim. Çünkü böyle bir hareket onun hesaplarına göre yapabileceğim en son harekettir. Böylesi daha iyi! Son olarak gözümün ucuyla satranç taşlarına baktım. Hiçbir şey olmamış gibi yürümeye devam ettim. Bu tavrım bu oyunun son hamlesi oldu bana kalırsa. Fakat bu oyunun sonunda kim kazandı kim kaybetti henüz anlamış değilim. Ve bunun sonucunda Kemal ne düşünür onu da açıkçası tam olarak kestiremiyorum. Amaaaan! Ne olursa olsun!&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Ortada şah çekende yok, mat olanda! Sadece ben isteksiz olarak beyaz bayrak kaldırdım. Doğru mu hareket ettim yanlış mı? Büyük olasılıkla yaptığım doğru bir hareketti. Öyleydi öyleydi…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Canım çok sıkıldı şimdi. Biraz yürüdüm. Arabaların döndüğü yere geldim. Tam köşedeki &lt;u&gt;sedir&lt;/u&gt; ağacının önündeyim. Karşı taraftan gelen sesle irkildim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;-Durdurun şu adamı. Hırsızı yakalayıııın! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial; font-size: 10pt;"&gt;Yolun karşısında kötülük, onun arkasında da iyilik vardı!&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3691233910068413213?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3691233910068413213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3691233910068413213' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3691233910068413213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3691233910068413213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/olumse-gulumse3.html' title='ÖLÜMSE, GÜLÜMSE!(3)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5189545774315828933</id><published>2009-12-20T07:05:00.003-08:00</published><updated>2011-02-24T09:18:35.718-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>ÖLÜMSE, GÜLÜMSE!(2)</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;(Geçen sayıda yazımızın ilk bölümünü okumayan/okuyamayan şimdiki okurlarımıza özet sunmak isterim: Yaşlı bir adam bankadan aldığı parasını el çantasına koyarak dışarı çıkar. Kapalı Çarşının oralarda yoldan karşıdan karşıya geçerken beşinci adımını atamadan araba çarpar. Arabanın çarpmasıyla havaya fırlayan yaşlı adam daha havadayken canını Azrail’e teslim eder.) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şimdi yaşlı adama çarpan arabanın şoförüne bi bakalım. Kendini fazlasıyla kasmış doğal olarak. Normal şartlarda olsaydı; bu kazandığı enerjiyle bir arabayı yerinden kaldırabilirdi belki de!&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Yada bir duvarı yıkabilirdi. Hele hele yüzü! Gözlerini öyle bir kapatmış ki yaşadığı o dehşeti gözlerinden okumak mümkün. Gerçi kapalı ve karanlık ama yine de mümkün. Şoförün soyut bir salonda, içten aydınlatmalı, zihninden yansıtılan korku dolu sahneleri seyrettiği kesin.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Azrail kendi yoluna yaşlı adam kendi yoluna derken yaşlı adam yolun ortasına, yere sert ve hızlı bir şekle düşer. Düşer, hemen akabinde birkaç metre de sürüklenir. Etraftan bu sahneyi görenlerin sesleri yükseliyor tabi:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Eyvah!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Hiiii!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Uhhh!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Olamazzz!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Aman Allahım!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam ölü bedeniyle yere düştükten sonra etraftan insanlar üşüşmeye başladı. O an, az panikleyenlerden, ya da hemen kendine gelenlerden bir kaçı yaşlı adamın hemen ölüp ölmediğine bakmak istediler. Trafik durdu, etraftakiler, arabalarından inip gelenler, işyerlerinin camlarından bakanlar derken 5-10 saniyede acayip bir kalabalık oldu. Dehşet sahneyi görenler adamın ne halde olduğunu görmek için, olayı kaçıranlar ise; “Kim öldü? Ne oldu?” türünden zihinlerinde ki sorulara cevap bulabilmek için toplandılar. Birileri:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-“Ya açılın kardeşim!Açılsanıza!Adam öldü işte!”, derken başka birileri:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-“Ya ambulans çağırın!” &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;diyerek seslerini yükseltiyorlardı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ama buradaki insanların arasında biri var ki; o bütün bu olanları gördüğü halde, hiçte olayın heyecanına kendini kaptırmadı. Gerçi böyle olmasını o da istemezdi ama bi bakıma işine gelir gibi oldu. Çantanın tam olarak nereye düştüğünü, yaşlı adamın havadaki halini, arabanın çarpışını, kaldırımda yürüdüğünü, bankadan çıkışını, bankaya girişini, ondan önce evden çıkışına kadar gölge gibi onu takip etmişti ve bütün bu olanları saniye saniye izlemişti. Şimdi tek yapması gereken çantayı almaktı.&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Kendini el çantasının üzerinde sabitleyerek bir süre ayaklarının altında gizlemeye çalıştı. Etrafında kalabalık oluşunca da çaktırmadan eğilerek el çantasını aldı. Herkesin ilgisi yaşlı adamdaydı…&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5189545774315828933?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/5189545774315828933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=5189545774315828933' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5189545774315828933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5189545774315828933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/olumse-gulumse2.html' title='ÖLÜMSE, GÜLÜMSE!(2)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-9191358437859218288</id><published>2009-12-20T07:05:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:19:11.852-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>ÖLÜMSE, GÜLÜMSE!(1)</title><content type='html'>&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;span style="font-size: 21px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam, Kapalı Çarşı’nın yanındaki bankanın kapısında beliriverdi. 50 yaşlarında, 1.70 boylarında, biraz zayıf denebilecek ayarda, kafasında fötr şapka, gözünde; klasik bir ihtiyar gözlüğü, bıyıklı, ceketli, kahverengi ayakkabısı olan, naif görünümlü,&amp;nbsp; yaşlı bir adam. Ve tabi ki yanından hiç ayırmadığı siyah renkli, oplam üç bölmesi olan ufak bir el çantası.&amp;nbsp; Bankanın kapısında göründüğünde aldığı parayı çantasına yerleştirmişti. O kadar parayı taşıyan herkes de olabilecek heyecanı, o da taşıyordu. Yüklü miktarda parasını, biriktirdiği hesabından çekmek zorunda kalması ona ayrı bir sıkın veriyordu. Ama olsun! Birkaç yere borcunu ödeyememişti, onları kapatacaktı nihayetinde. El çantasını sağ kolunun altına iyice sıkıştırdı. Hava güneşliydi, üstelikte güzel. Ve başladı yürümeye…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Beş on adım attı ki Kapalı Çarşı’nın Atatürk Parkı’na bakan kapısının önüne gelmişti. Tam yoluna devam edecekti, aklına ayakkabıları geldi. Onları neredeyse iki gündür boyatmamıştı. Orda durdu ve yola doğru döndü. Bir ayakkabılarına baktı bir de karşıdaki ayakkabıcıya! İçinden:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Amaaaan! Nasıl olsa bu parayı bozduracam. Bari aradan şu boyatma işini de çıkarayım. Dedi ve yöneldi yola doğru.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam, yola doğru ilk adımını attı. El çantasındaki paranın nerelere gideceğini bir kez daha aklından geçirdi. Gerçi paranın nereye gideceği belliydi ama bunu bildiği halde yine de aklından geçmesini engelleyemiyordu. Aklına her gelişinde, parasını vereceği kişilerin hemen görüntüleri zihninde beliriyordu. Onlara borçlarını verdiğinde, kendisine çok az para kalacaktı. Çünkü bankadaki parasına, canı pekte isteyerek dokunmamıştı. Emekli maaşını almasına az kaldığından dolayı kendisi için para çekmedi. Küsuratlarla yetinecekti. İlk yetindiği de ayakkabıcıya vereceği paraydı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam, ikinci adımını attığında; ayakkabıcıdan hemen çıkacak ve ilk önce en yakın da bulunan İsmail’e gidecekti. İsmail; çok eski arkadaşı. Hani herkesin bir arkadaşı vardır ya! Ondan işte! İsmail’e verir parasını, bi de çayını içerdi müsaitse. Sonra direk Nevzat’ın yanına. Nevzat da; aslında rahmetli abisinin en iyi arkadaşıydı. Abisi yıllar önce öldükten sonra Nevzat’la araları daha da iyi oldu. Ona da uğrar borcunu öder sonrasında, Allah Kerim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam, üçüncü adımını attı ve bir sesle irkildi. Ufak bir çocuğun ağlamasıydı bu ses. Yolun karşısında,&amp;nbsp; sağ tarafta bir kız çocuğu ağlıyordu. Kızın ne yaptığını haliyle anlayamadı ama annesinin ona çok kızdığı her halinden belliydi. Annesinden tokat yiyen kız çocuğunu görünce yüz hatlarında gerilmeler oldu. Kıstı gözlerini, acıyarak baktı:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-“Çocuk suçlu değildir ama annesi de haksız değildir, herhalde.” diye düşündü. Ansızın bu düşünceden sıyrılarak karşı kaldırımda yürüyenleri, duranları, geçenleri, konuşanları&amp;nbsp; fark etti. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam, dördüncü adımını atmış bulundu. Karşı kaldırımdakileri fark ettiğinde aralarından birkaç kişinin kendisine doğru yöneltmiş oldukları şiddetli bakışlarını gördü. Bu bakışlarda farklı bir durumun olduğu belliydi. Adını koyamadığı bu his içinde özellikle yüreğinden başlayan ve bütün vücudunu kaplayan bir şey oldu! Bu kötü bir histi. Sonra her yer karanlık oldu. Her yeri karanlık kapladı. Sadece karanlık..!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Tabi ki bilemezdi yaşlı adam; bu adımlarının hayatta atacağı son adımlar olacağını!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KÜÜÜT!&amp;nbsp; &lt;/b&gt;Çok kötü bir ses! Kulağı fazlasıyla rahatsız eden, iç duvarlarına hunharca saldıran sonrasında zihinde kötü çağrışımlar yapan bir ses. Bu bir çarpmanın sesiydi ama sadece sesi bile insanı mahvetmeye yeter de artar bile. Araba yaşlı adama çok fena çarptı. Canlı olarak yeryüzünde attığı son adımından sonra yaşlı adamın ayakları yerden kesildi. Önce arabanın ön tarafına kapaklandı ve kapaklandığı gibi aynı hızla havaya doğru fırladı. Hani deyim yerindeyse her zamanki gibi her şey bir anda oldu.&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Etrafta ki birçok kişi, yaşlı adamın havadaki savruluşunu görebildiler. Kimisi daha dönüp bakamamıştı bile. Anlık bir olay ve anlık bakışlar. Yaşlı adam havadaydı; arabanın aşağı yukarı &lt;metricconverter productid="2 metre" w:st="on"&gt;2 metre&lt;/metricconverter&gt; önünde, yerden de 2-&lt;metricconverter productid="3 metre" w:st="on"&gt;3 metre&lt;/metricconverter&gt; yukarıda yatık bir vaziyette. Her şey durdu. Yaşlı adam, araba, etraftaki herkes ve dünyada ne varsa, zaman da dahil her şey…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam bulunduğu durumdan habersiz! Sanki hayat ile ölüm arasında ki o görünmeyen çizginin üzerine öylece kurulmuş bir halde. Sadece ayaklarını diz kapağından itibaren aşağıya doğru kırmış, kollarını iki yana açmış, vücudu hafif olarak sağa doğru bakıyor. Geldiği yönden bakıldığında yüzü görünmeyecek şekilde. Şapkası, arabanın üzerine kapaklandığı sırada kafasından fırlamış, araba camına çarparak arabanın kenarına düşme aşamasında. Gözlüğü, hala arabanın kaputu üzerinde bir karış havada, sapları sağa ve sola doğru açılmış, camlarından biri kırılmış, diğeri çatlamış, yamuk-yumuk bir vaziyette duruyor. El çantası ise koltuk altından fırlamış az önce geçmeye niyetlendiği karşı kaldırıma çok yakın bir yerde ama havada duruyor. Henüz o da düşmemiş. Düştüğü zaman da büyük ihtimalle asfaltla kaldırım taşının birleştiği yere düşecek.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ama şimdi düşmesi mümkün değil. Yaşlı adam yere düşmek için bir süre beklemesi gerekecek. Bir sonraki sayıda ancak!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adamın çok az bir zaman öncesine kadar canlı olması ve bu canlı olması sürecinde yaşanmış yılların var olması ve yine bu yaşanmış yılların içinde kim bilir nelerin olduğu, ve daha nelerin olacağı ve&amp;nbsp; ileriye dönük yapılacaklar, hesaplar, pişmanlıklar….vs. Bütün bunların bir anda bitiyor olması bana ürkütücü geliyor! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yaşlı adam canlı olarak yükseldiği yere cansız bir beden olarak düşecek. Tabi biz böyle görürken olayı, o bu arada asıl olayı yaşayacak. Yani çizginin öbür tarafına geçecek. Yaşarken ölecek, ölürken de yaşayacak. Bütün bunları düşünürken aklıma bir mezar taşı yazısı geldi: &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İnsanı gezdiren rızkıdır yer, yer.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Göklere çıksan da yine seni, yer yer.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Onun için onun adı oldu yer.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;O insanı kendi besler, kendi yer.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;Azrail güzel güzel gelir, ömrünü yerden 1-&lt;metricconverter productid="2 metre" w:st="on"&gt;2 metre&lt;/metricconverter&gt; havada doldurmuş olan yaşlı adamın canını alır. Her şeyin durduğu bu yer ve bu zamanda hareket eden sadece Azrail. Yaşlı adam canını vermiştir. Azrail Meleği bir sonraki can alma işlemini gerçekleştirebilmek için yine durdurulmuş olan başka bir an’a görevini yerine getirmek üzere yola çıkar. Yani bir bakıma an an durdurulmuş anlar dünyasında biz yaşarken, O’da can can durulmuş canlar dünyasında yaşıyor olacak…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Lafın kısası; kelimelerin sıralanışı, söylenişi ve özellikle son iki kelimesinin benim üzerimde yaydığı güzel enerji sebebiyle bir söz daha aktaracağım:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Ölüm gül, ölüm sümbül, ölüm menekşe&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Sözüm gül, sözüm sümbül, sözüm menekşe&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Öyleyse&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Ölümse, Gülümse...&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-9191358437859218288?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/9191358437859218288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=9191358437859218288' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/9191358437859218288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/9191358437859218288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/olumse-gulumse1.html' title='ÖLÜMSE, GÜLÜMSE!(1)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2523975325531900740</id><published>2009-12-18T05:17:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:19:43.211-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>DÖNÜŞ SANCISI(deneme)</title><content type='html'>&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Adapazarı’nı terk etmek lazım kısa süreli, hatta ara ara. Çünkü insan uzaklaştığı zaman anlıyor kıymetini. Tabi burada kastım memleket. Kastım castım, castım kastım. Şu ingilizcenin dilimize etkisine bak. Nereden de takıldım buna.” Diye düşünürken cep telefonum çalmaya başladı. Aha! İşte duymak istediğim ses buydu. Telefondan gelen bu ses anında sıyırmıştı beni bu düşüncelerden. Sıyrılmakla ayrıca bi acayip oldum. Hani aklıma gelmişken söyleyim; lunaparklarda olur ya! Gondol aşağıya doğru inerken bir hoş olur insanın içi, yüreği kalkar adeta! Hele hele içindeysen! İşte buna benzer bir heyecan oldu bende. Aslında telefonun her an çalacağını biliyorum. Biliyorum ama başka başka düşüncelere dalınca olacağı buydu. Bir irkilme idi benimkisi. Belki çok önemli değildi kimilerince ama o an zihnimde bunları düşünüyordum. Nihayetinde telefonum çaldı ve kendime geldim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Açıkçası dayıoğlundan haber bekliyordum. Ya olumlu ya da olumsuz bir haber! Dayıoğlu arasa iyi olurdu benim için. İyi ya da kötü merakım biterdi. Aramasa da olur. Arasa bi türlü aramasa iki türlü. İyi-kötü. Yani bir bakıma iyi ile kötü mücadele ediyordu içimde. İki zıt duygulu beklentinin içimde bu kadar zikzak çizmesi bana ayrı bir sıkıntı veriyordu. Acaba hangisiydi. İyi haber mi, kötü haber mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Kendime geldiğimden bu yana ilk mantıklı düşünebildiğim şey buydu. Acaba dayıoğlu mu aradı? İnşallah o aramıştır. Acaba ne diyecek?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ani bir hareketle uzandığım yerden doğruldum ki; Aman Allahım!&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Belimde hafif bir acı. Yine gaflette bulunmuştum. Birden kalkmıcaktım işte! Neyse ki hafif bir acıydı. Gerçi o an fazla bir önemi yoktu bunun. Çünkü çok daha önemli bir mesele vardı benim için. Kaç saattir ben bu telefonun çalmasını bekliyordum. Ve şimdi belimin ağrısıyla mağrısıyla uğraşamazdım açıkçası.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Cep telefonumu en son uzanmadan önce başucumda ki rafa bıraktığımı hatırladım. Ve elimi telefona uzattığımda ikinci çalma sesini veriyordu. Biraz da sanki geç kalmışlığın verdiği panikle hemen telefonu elime aldığım gibi ekranına baktım ki, fıtrattandır ekrana bakmak. Bakmamak için de zorlamamak lazım. O ne? Ekranda başka bir numara var. Şaşırdım kaldım! Şaşkınlıkla beraber esasında beklediğim telefonun numarası değildi bu. Daha açık bir ifadeyle dayıoğlu ibaresini bekliyordum ekranda ben. Haydaaa! Hayır, hayır! Kesinlikle bu numara farklı bir numaraydı ve ben bunun kime ait olduğunu bilmiyorum! Fakat bunun fazla uzatmanın mantıklı almadığını düşünerek ben de herkes gibi aynı tepkiyi dile getirdim. “Allah Allah, kim bu yaa!”&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Telefondan üçüncü kez çaldırma sesi geldiği an, ben de başparmağımla onay tuşuna basmıştım. Ben heyecanla aslında daha çok büyük bir merakla telefonu kulağıma doğru yaklaştırıyordum ki, tam bu sırada farklı bir sesle irkildim. Ama bu ses hiç te hayra alamet değildi. Bu ses hayatımda duyduğum en moral bozucu seslerden biriydi. Maalesef şarz cihazının bitiş sesiydi. Böyle bişiy olamaz yaa! Sırası mıydı şimdi bunun, bi bu eksikti! O an aklıma 2-3 gün önce, telefonu tam dolmasını beklemeden fişinden çıkarttığımın görüntüsü geldi. Allah kahretsin! Öyle bi kasmışım ki, anlık bir gevşemede fark ettim bunu. Alın kaslarım ağrıyordu resmen.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Belki arayan kişinin sesine yetişirim de, kim olduğunu anlarım diye can havliyle kulağıma yaklaştırdım telefonu. Böyle yapmalıydım ki kim olduğunu anlayayım. Ya kim olduğunu öğrenemezsem? Al başına başka bi dert daha. İğrenç bir durumdu. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Üst üste o kadar sinir bozucu olaylar yaşadım ki; yok arayacak yok aramayacak, ne zaman arayacak aradığında ne diyecek,ne demeyecek, şimdi bu arayan kimdi, neden aradı? Telefonumun şarzı bitecek zamanımı buldu, şarz biterse sonra ben ne yapıcam? Falan filan….&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Sanki yılların yükü saniyelere serpilmişti. Ve ben kendimi yorgun hissediyordum artık.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Alo,buyrun!” dedim biraz ürkek,biraz iyimser,biraz karamsar, biraz da meraklı bir ses tonuyla.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;“Alo, ben Adapazarı’ndan---“dedi karşıdan gelen ses ve kesildi. Şarzım bitti, cep telefonum kapandı. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Aklıma gelen başıma gelmişti. Tatlı bir serinlik hissettim içimde.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Evet resmen cep telefonum kapanmıştı ama telefondan gelen o ses daha ben mahiyetini kavrayamadan vücudumun bütün iliklerine kadar işlemişti. Çünkü bu ses, O’nun sesiydi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;u&gt;İki sene önce bir telefon görüşmesi:&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;(Titrek bir ses ve ağlamaklı bir ses)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Seni unutmıcam!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Bende!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;(Uzun bir sessizlik ve derin bir nefes alıp vermeden sonra)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Aramanı beklicem oldu mu?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Bekleme nolur?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;(Hızlı ama nazik bir çıkışla)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Neden?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Dayanamıcam artık!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;(sessizlik)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Dayanmalısın güzelim!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-……&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Şayet Adapazarı’na gelirsen beni ara tamam mı?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Tamam.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Söz ver bana?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Söz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Dünyanın durduğunu, zamanın akmadığını gördüm. Bunu nasıl yaptım bilemiyorum ama gerçekten durmuştu. Ya da anlık bir zaman, bana fazlasıyla uzun geldi. Evet evet, en mantıklısı bu. Bana biraz uzun geldi. Sadece O’nun sesi serseri kurşun gibi zihnimde dolaşıyordu. Benim&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;tek yapabildiğim; gözlerimi kısarak tebessüm etmek. Yapacak hiçbir şey yoktu artık bu saatten sonra. Kaç saattir beklediğim telefonun bir kıymeti kalmadı ki artık! Dayıoğlu büyük ihtimal “patron seni işe aldı” diyecekti. Yaşadığım bu gurbet şehrin de bir kıymeti kalmadı. Çünkü artık Adapazarı yolcusuyum. O sesi duyduktan sonra duramazdım artık. İki sene önce bana dar gelen ve sırf bu yüzden ayrılmak zorunda kaldığım yere geri dönüyorum. Sevgilime,sevdiklerime ve memleketime...!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2523975325531900740?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2523975325531900740/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2523975325531900740' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2523975325531900740'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2523975325531900740'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/donus-sancisideneme.html' title='DÖNÜŞ SANCISI(deneme)'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3428005414552650456</id><published>2009-12-18T05:01:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T09:20:02.407-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>İZAHLI “SON SÖZLER”</title><content type='html'>&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;Şimdiye kadar “Son Sözler” başlığı altında birçok yazı yazıldı. Biz de kendimizi bu furyaya katılmaktan alıkoyamadık. Titizlikle araştırılmış ve hazırlanmış olan bu yazıyı sunmaktan gurur duyuyorum. Burada yazılanlar tabiri caizse; hayal ürünüdür ama gerçeğin dünürüdür. Unutmayın! Herkesin söyleyecek son bir sözü vardır. Ama bunların kimisi tarihe geçer, kimisi kayıtlara geçer, kimisi de transit geçer. Bu ibret verici yazı, siz sevgili okurlarımızı;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kah sevindirecek, kah hüzünlendirecek, kah gülmekten kırıltacak, olmadı içinizdeki sevgi tohumlarını filizlendirecek bir “Son Sözler” yazısıdır. Bi bakmışsınız hayata bakış açınız değişmiş. Bu değişim sizin miladınız olacak. Gerçek kişiliğinizi tanıma fırsatı bulacaksınız. Kim bilir? Bu yazıyı okuduktan sonra hayatınızın değişik enlem ve boylamlarında farklı şekillenmeler olacak. Buna siz de çok şaşıracaksınız. Aman haa! Sakın bu şaşkınlık ayağınızı yerden kesmesin. Gerektiğinde ağır takılmayı bilin. İçinizdeki güzel duyguları açığa çıkartın. Onları hapsetmeyin. O güzel duygularınızı sevdiğiniz insanlarla paylaşın. Paylaşıma açık olun! Korkmayın kesinlikle! Cesur olun! Yılmayın! Asla pes etmeyin! Gerekirse canınızı feda edin! Çünkü bizim bir hedefimiz var. Ölüm pahasına da olsa düşmanlarımıza asla meydanı bırakmıcaz. Buraya savaşmaya geldik. Bu topraklar bizim arkadaşlar! Ya zafeeer! Ya ölüm! İleriiiiiii! (Ordunun başındaki bu coşkulu kumandanın son sözlerine, hızla gelen bir ok “zınk” diye nokta oluverir. Mesela yani...!)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Aşağıda ifade edilen bazı son sözler anlaşılması konusunda kısmen izah istediği için onlara numaralar verip dipnot şeklinde aşağılara açılımlarını yazdım. Diğerlerine ise bir izah gerekmiyor çünkü gayet açık ve netdirler.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ingaaaaa&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ıngaaaaaa……..*1&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ben gidiyorum!*2&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-FBI! Teslim ol!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Aman Allahım! Ne oldu burada?*3&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Yaklaşmayın atarım kendimi!*4&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Eşhedüenlaailahe…. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Evet!*5&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Hayırlı geceler hatun.*6&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Bey! Kalk! Deprem oluyor galiba!*7&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Anneee! Babaaa!Kurtarın beniii!*8&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-………………………..*9&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Allahım!Dayanamıcam artık, al şu canımı…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Offf! Yarın kalk yine işe git.*10&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-İki Dakka bekle be! Balkonda sigarımı içip geliyom hemen.*11&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Olamaz!Serpil!Olamaz!*12&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Oh! Maygat!*13&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Cehennemde görüşürüz dostum.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ah! Afedersiniz. İsteyerek olmadı.*14&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Hayıır!*15&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Washington! Sesini alamıyorum.*16&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Hepimiz öleceğiz.*17&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-1: &lt;/b&gt;Belki de ilk söz.&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-2:&lt;/b&gt; Bu adam sabah evden çıkmadan önce bi güzel kahvaltısını yapıyor. Sonra dışarı çıkarken hanımına sesleniyor “ben gidiyorum” diye. Buraya kadar tamam. Adam dışarı çıkıyor. Yolun karşısındaki durağa geçecek. Buraya kadar da tamam. Ama! Taaaa otuz metre ilerdeki üst köprüden geçe bileceği yerde; direk trafik kurallarını ihlal ederek, yolun karşısına geçmiş olması olayı bitiriyor. Neticede geçiş o geçiş. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-3: &lt;/b&gt;Bir mafya babası bir meseleden dolayı adamlarını toplamış ve gitmiş bir kahveyi basmış. Tabi yedi sekiz kişiyi de öldürmüş. Ortalık ceset,her yerde kan vıck vıcık. Kimisi kaçmayı başarmış ama kimisi de hala olayın şokunda. İşte tam bu esnada olaydan bihaber talihsiz biri kapıdan içeri giriyor. Ve gördüğü bu manzara karşısında bu sözü söylüyor. Neticede deyiş o deyiş.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-4: &lt;/b&gt;Sözünün eri olduğu için arkadaşımızı tebrik ediyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-5: &lt;/b&gt;Adam altına aldığı adamın şakağına silahı dayamış soruyor “Bak son defa soruyorum, doğruyu söylersen bırakırım seni. Şimdi söyle! Sen mi laf attın bizim kıza? “Evet!”&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-6: &lt;/b&gt;17 Ağustos gecesi. Saat : 00.15&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-7: &lt;/b&gt;17 Ağustos gecesi. Saat: 03.05&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-8: &lt;/b&gt;20 Ağustos sabahı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-9: &lt;/b&gt;Açıkçası bu adamın en son ne dediği bilinmiyor. Üzerinde tamı tamına 23 kurşun bulundu bir de silah ve bazı evraklar. Cinayete kurban gittiği tahmin ediliyordu. Otopsisinde kalp krizi teşhisi konuldu. Kamuoyuna domuz bağıyla öldürüldüğü lanse edildi. MİT olayı üstlenmedi. Bu durumda radikal bir grup üstlendi. Gerçeği bilen yok. İlerde herkes bilecek ama olayın bi heyecanı kalmayacak.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-10: &lt;/b&gt;Sıradan bir gece. Uykudayken. Diğerleri hep başka sebepten de..! Bu garibim ecelinden.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-11: &lt;/b&gt;Bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı sonrası. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-12: &lt;/b&gt;Bu amcamız ölmüş değil. Daha gençlik yıllarında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;söylemiş olduğu son söz bu. Kaderin acı bir cilvesi ki eşi; gözlerinin önünde arabanın altında kalınca&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ip kopuyor. Tabi bu olaydan sonra bir daha konuşmadı. Hala da konuşmuyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-13: &lt;/b&gt;Bomba imha ekibinden olan bu ecnebi kardeşimiz; uzun bir sessizlikten sonra yanlışlıkla mavi yerine kırmızı kabloyu kestiği zaman söyledi bu sözü. Ondan sonra da bişeyler söylemiş olabilir ama biz gürültüden bişey duyamadık.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-14: &lt;/b&gt;Bu sakar kardeşimiz de savaşta pimini çektiği el bombasını yanlışlıkla yere düşürünce söylemiş son sözünü. Beraberinde de üç kişiyi götürdü. Vatan sağ olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-15: &lt;/b&gt;Bangi jamping delisiydi. En çok ta ağzında sigarayla atlamaktan keyif alırdı. Bir keresinde atladıktan sonra hem de havadayken sigarasını yakmıştı. En son muhabbetini yaparken 67 defa atladığını söylemişti. Zaten hep “ben ölürsem mutlaka yere çakılarak ölürüm” derdi. Rahmetli öldü. Ve öldüğü vakit parmakları arasındaki sigarasından duman çıkıyordu. Fakat ne yazık ki&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;araba çarptı. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-16: &lt;/b&gt;Bu kozmonot kardeşten de hala bir haber alınamadı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İzah-17:&lt;/b&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-David! Baksana!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ne oldu ya?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Gel,gel dışarıya bak!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ne var dışarıda?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Gel şöyle. Bak!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Eeeee! Ne var?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Şuradaki&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;uçağı gördün mü?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Kör değilim,görüyorum! Ulan o çok alçaktan geliyor?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Bana da öyle geldi. Ben hiç bu kadar yakından uçanını görmemiştim. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Vallahi içime korku girdi ya! Yere çakılmasın. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Yoo! Baksana kontrollü geliyor. Yolcu uçağına benziyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Evet! Yolcu uçağı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Çok yaklaştı. Sanki bize doğru geliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Saçmalama! Üzerimizden geçer.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Zannetmiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Evet! Doğru söylüyorsun galiba,uçak üzerimize geliyor resmen. Hepimiz öleceeez!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Boşuna bağırma dostum.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ne yapacağız?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Dediğin gibi..! HEPİMİZ ÖLECEĞİZ!(Bağrışlar…Çığlıklar…Gürültüler…)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;11 Eylül/İkiz Kuleler. 19.05.2004&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3428005414552650456?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3428005414552650456/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3428005414552650456' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3428005414552650456'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3428005414552650456'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/izahli-son-sozler.html' title='İZAHLI “SON SÖZLER”'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1686141343412923952</id><published>2009-12-18T04:38:00.000-08:00</published><updated>2011-10-06T18:49:57.676-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HİKAYELER'/><title type='text'>GERÇEK AŞK; KABUL GÖRÜR</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Bir varmış bir yokmuuuuuş, zamanda yolculuk çokmuş. Bir zamanlar öyle güzel bir ülke varmış ki eşi ve benzeri daha dünyada görülmemiş, duyulmamış, okunmamış. Öyle güzel öyle güzelmiş ki; namını duymayan, duyup da gelmeyen, gelip de hayran kalmayan yokmuş. Asma bahçeleri, sahilleri, yazlıkları mı desem; tepelerini, kale lerini mi söylesem; keçilerini, evlerini, camilerini de mi eklesem? Ne söylesem de bunca laf; hayal şöleninden ibaret. Biz; en iyisi "gidip de görmek lazım azizim" diyelim amma bizden geçmiş ola. Bizi bi kenara bırakın da böyle güzel bir ülkeyi kimler görmek istemez ki? Gelenin gidenin haddi hesabı yokmuş efendim. Dünyanın dört bir yanından turistler geliyormuş. Bi gelen bi daha geliyormuş. Doymadı bi daha geliyormuş. Olmadı bi daha geliyormuş. Bıktırana kadar yani! Turistler gelip ülkeyi baştan sona geziyorlar, tarihini öğreniyorlar, insanlarını tanıyorlar hem de döviz bırakıp ülke ekonomisine katkıda bulunuyorlarmış. Bu vesileyle esnafın işleri de pekiyiymiş. Eeeeh! Bu minvalde esnafın da yüzü gülünce işverenin de, işçinin de yüreği gülüyormuş. Ülkede istikrar mükemmel düzeydeymiş. Bütün ülkelerle interneşınıl ilişkileri müspet olduğundan; barış içinde olan bu ülkenin neredeyse hiçbir derdi yokmuş. Güllük gülistanlık sizin anlayacağınız. Hülasa; bu ülke yaşanmaya değermiş.&lt;/blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Bu güzel ülkenin insanlarına gelince orada durun işte! Sanki Allah bütün iyi kullarını bu ülkede toplamış. Kendi aralarında olsun başkalarıyla olsun iyi geçinirler, yardımlaşırlar ve hiç kimse hakkında da kötülük düşünmezlermiş. Birinin bir derdi olsa hepsi üzülür; hepsi üzülürse mutlaka biri güldürürmüş. Bi keresinde ne olmuş biliyor musunuz? Halktan biri çok zor duruma düşmüş. Oradan buradan borç almış. Hatta bankadan bile para çekmiş ve onları vakti gelince ödeyememiş. Git gide durumu daha da kötü olmuş sonra perişan olmuş, ele güne karşı mahcup olmuş, kimselerin yüzüne bakamaz olmuş. İstatistiklere göre de dört kişilik bir aile standartlarında; önce fakir, kısa bir süre sonra da açlık seviyesine düşmüş. İçine kapanmış, toplumdan uzaklaşmış, kendini karamsarlığa itmiş, terapilere merapilere gitmiş, böyle biraz gelmiş gitmiş derken bu durum ahalinin gözünden kaçmamış tabi ki. Demişler ki "Bakın ahali; bu durum bize hiç yakışmıyor. En iyisi herkes kesenin ağzını açsın, birkaç kuruşunu alsın, çoğu yine kendisine kalsın, birimiz de bu paraları toplasın, sonra bunları alıp şu fakire ulaştırsın." İnanır mısınız o zavallı adam bi anda neredeyse o paralarla ülkenin en zengin insanı haline gelmiş. Ve kendisine yapılan bu iyiliği hayatı boyunca da hiç unutmamış. Eee, düşünsenize! Bu insanlar böyle iken nasıl iyi olmasınlar. Daha bunlar bişey değil ama uzun lafın kısası; bu ülkenin insanları çoooook mutluymuş!&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;Böyle bir ülke olurda padişahı hiç olmaz mı? Daha onun gibisi bu dünyaya gelmemiş. Adil, merhametli, sevecen, vakarlı, hoş sohbet, sevilen, sayan, mert, güçlü, dirayetli, akıllı, anlayışlı, kabiliyetli, vizyon sahibi, ilim sahibi, din sahibi, hoşgörülü, teknolojiyi yakından takip eden, internetten istifade eden,uzay çalışmalarına sarayın hazinesinden her yıl yüzde 5 ayıran biri imiş ama en önemlisi her gün 1 saat spor yapar, müzikle yakından ilgilenir ve ayrıca uzak doğu sporlarını pörfek düzeyde bilirmiş. Size bişey söyleyim mi? Bütün bunlardan da önemlisi o halktan biri imiş. Herkes ondan, o da herkesten memnunmuş. Bir Allah’ın kuluna haksızlık ettiği görülmemiş daha. Allah nazardan saklasın tüm ülkelerin liderleri bu padişahı kıskanırlarmış. Eeeh! Tabi o ülkelerin insanları bişey oldu mu "Bak işte sen böyle yapıyorsun ama o güzel ülkenin padişahı böyle yapıyomuş, sen de onun gibi yapsana, sen de onun gibi olsana!” dedikleri için onlar da hem kıskanırlar hem de kızarlarmış ama yine de çok severlermiş. Şunu diyebilirim; padişah sevmiiiiiiş, sevilmiş!&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;Padişahın da bir kızı varmış ki sormayın! Anlatmaya kalksam saatler, günler yetmez; dinlemeye kalksanız aylar, yıllar kesmez. Bal tatlısı, bülbül şakısı, gülün yarısı, gönül yarası.&amp;nbsp; Dillere destan gönüllere mestan. Onun bir bakışı, gözlerinin yakışı, yüreğine akışı, yok kimsenin öyle kaşı.&amp;nbsp; Zannedersiniz ki hurilerin dünya versiyonu..vs vs. Padişahın kızı böyle güzel olur da kimler talip olmaz ki? Çok talibi çıkmış; çıkmış ama gönül işi bu! Gönül sevmeyince zorla da olmaz ki! Hem belki bir sevdiği var! Belki gerçekten seveni var. Dünya döne dursun, zaman aka dursun, padişahın kızı bekleye dursun.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;Hal böyleyken yani herkes bu rüya gibi ülkede mutlu bir şekilde yaşarken; günün birinde, ayın ikisinde, senenin üçünde, bu güzel diyarda bir günün sonuna daha geldiklerinde hepsi gülerek ayrılmışlar ve evlerine çekilmişleeeeeer! O gece herkes her zaman olduğu gibi mutlu bir şekilde yataklarına yatmış. Sabah kalktıklarında ise onları çok sıkıntılı günler bekliyormuş. Öyle ki daha gecesinden sıkıntı hepsine vurmuş. Kara bulutlar gökyüzünü; sis bulutları da yeryüzünü kaplamış. Ormanlardan garip sesler geliyormuş. Hayvanlar normal dışı tavırlar sergiliyormuş. Kurbağalar vıraklıyor, yarasalar uçuşuyormuş. Şimşekler çakıyormuş hemen, 3-4 saniye sonra da sesi geliyormuş. Ortalık tamamen gerilmiş. Kimse rahat bir şekilde uyuyamamış. Bi o yana bi bu yana dönüp durmuşlar. Sabah olmamış onlara. Saniyeler saat olmuş. Saatler gün olmuş bu güzel ülkenin insanlarına. Nihayetinde sabah ezanlarıyla yataklarından kalkmışlar yorgun argın.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;O gün herkes öğleye kadar büyük bir tedirginlik içinde beklerken, saraydan kötü haber tüm ülkeye yayılmış dalga dalga. Padişahın kızı hastalanmııış! Padişahın kızı hastalanmııııış! Padişahın kızı hastalanmıııııııış!...(böyle dalga dalga)&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ne? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Padişahın kızı mı hastalanmış? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Evet! Padişahımızın kızı hastalanmış. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Demeee! Aman Allahım! Napıcaz şimdi? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Duydun mu? Padişahın kızı hastalanmış? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Vah,vah! Buda mı başımıza gelecekti! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ne oldu bacım? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Duymadın mı? Padişahımızın biricik kızı hastalanmış! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ne diyorsun sen?&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Padişahımızın biricik kızı hastalanmış dediydim!&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ha! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;Bu&amp;nbsp; güzel ülkenin bütün insanları ah vah etmişler, ellerini dizlerine vurmuşlar, bir deniz göz yaşı dökmüşler ama nafile. Padişah ise bir anda on yıl daha yaşlanmış sanki. Saçlarına ak düşmüş. Padişah çok severmiş kızını. Elinden gelse canını verirmiş. Padişah hemen ferman buyurmuş ve ülkenin ileri gelen tabipleri tez soluğu sarayın kapısında almışlar.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;Önce padişahı teselli etmişler.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;&amp;nbsp;-Aman padişahım! Yaman padişahım! Bari siz yapmayın. Böyle kendinizi koyvermeyin. Kızınız sizi bu halde görse daha mı iyi olur? Siz kendinizi üzmeyin, biraz daha sabırlı olun, gönlünüzü ferah tutun. Hem her hastalığın bir çaresi vardır. Hepimiz bu dertten kurtulacağız inşallah. Demişler ama baba yüreği bu, bi yere kadar.&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Neyse, doktorlar padişahın kızını görmeye gitmişler. Odadan içeriye girmişler, bir de ne görsünler; padişahın kızı öylece duruyormuş. Şaşırmışlar! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Padişahım, yürü git işine yah! Sen bizimle dalga mı geçiyorsun? Hani bu kız hastaydı? Bak öyle duruyo işte! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- Ya olum, siz hasta mısınız? Kızım hasta olmasa ben sizi buraya kadar niye getirteyim. Bu kızcağızım böyle duruyor. Başka hiçbir şey yapmıyor. Ben günlerdir niye bu haldeyim sanıyorsunuz, niye anlamıyorsunuz beni? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Meğerse padişahın kızı sanki donup öylece kala kalmış. Başka bir alemdeymiş yani. Hayatla hiçbir ilişkisi kalmamış. Doktorlar ellerinden geleni yapmışlar ama nafile. Padişahın kızında hiçbir değişiklik olmamış. Sonra dünyanın en iyi doktorları da gelmiş saraya. Geceli gündüzlü tedavi etmişler ama padişahın kızı hep aynı kalmış. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Padişahın kızı günden güne zayıflamaya başlamış. Rengi solmaya başlamış. Ya babası napsın? Koskoca padişah perişan olmuş. Artık onu görenler tanıyamıyormuş bile. Bu güzel ülkenin insanları ise kahrolmuşlar. Napacaklarını şaşırmışlar. Ne hocalara gitmişler ne türbelere gelmişler, daha neler neler! Bütün dünya basın yayın organları padişahın kızından bahsediyormuş. Dünya kamuoyu bu konuya kilitlenmiş. Tüm insanoğlu bu acıyı paylaşıyormuş. Hatta uzaydan bile garip garip mesajlar geliyormuş. O denli yani! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Öyle bir an gelmiş ki, padişah bütün umudunu yitirmiş. Kızını çok seven padişah artık kızının bu halini kabullenmek zorunda kalmış. Aradan günler aylar geçmiş derken tam bu mevzu unutulmaya yüz tutmuşken sarayın kapısına ak saçlı, beyaz sakallı, nur yüzlü, entel gözlüklü bir ihtiyar gelmiiiiiş. Tak! Tak! Tak! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Kim o? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Kapıyı açta bak! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Bir anda herkes de bir umut ışığı belirmiş. Hemen kapıyı açmışlar ve bakmışlar ki; gerçektende; ak saçlı, beyaz sakallı, nur yüzlü, entel gözlüklü bir ihtiyar. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ben; padişahımızın, kızının, hastalığının, çaresinin kimde olduğunu biliyorum. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Hemen muhafızlar padişaha haber vermişler. Padişah da; bu ihtiyar için hemen gelsin demiş. Muhafızlar hemen gidip ihtiyarı çağırmışlar. İhtiyarda hemen padişahın huzuruna çıkmış. Padişah da hemen konuya girmiş. İhtiyar da hemen: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Sarayınızdaki hapishane bölümünde hiç suçlu var mı? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Hayır,yok! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Emin misiniz? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Elbette eminim. Ama biri var. O da suçlu değil. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Nasıl yani? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;- İki sene önce geldi sarayıma. "Ben burada kalacam" diye tutturdu. Olmaz dedik, öyle dedik böyle dedik anlamadı. Biz de ona o zaman burada kal dedik. O da kabul etti. O gün bugün hep ordadır. Arada bir çıkar, gezer sonra yine gelir. Son bi kaç gündür yine yok ortalıklarda. Kim bilir nerdedir şimdi? Deli midir, veli midir onu da anlamadım yani! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Padişahım! O adamı bulun! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Sebep? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Çünkü;dün akşam rüyam da&amp;nbsp; siyah saçlı, kara sakallı, nur yüzlü, güneş gözlüklü bir adam gördüm. Bana&amp;nbsp; "Sarayda bir suçlu var. Git padişaha ve O adamı bulun de" dedi. Zannedersem, kızınızın durumuyla alakalı. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Der ve çıkar gider. Bir daha bu ak saçlı, beyaz sakallı, nur yüzlü, entel gözlüklü ihtiyarı bi Allahın kulu görmemiş. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Tez padişah hemen ferman buyurmuş. Ülkenin dört bir yanında, iki senedir sarayın hapishanesinde ikamet eden esrarengiz adam aranmış, taranmış ve saraydan &lt;metricconverter productid="1054 km" w:st="on"&gt;1054 km&lt;/metricconverter&gt; uzaklıkta, bir pirefabrikte bulunmuş. Hemen muhafızlar olayı kısaca anlatmışlar ve adamı götürmek istemişler, ama adam: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ben gelmem. Gidin padişahınıza da benden selam söyleyin. Hasta olan kızını da alsın gelsin yanıma. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Muhafızlar hemen yollara düşmüşler ve padişahın huzuruna çıkmışlar. Olayı padişaha özetlemişler. Padişah: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Başlarım lan bu işe demiş. Kim kime emir veriyor. Tez getirin onu buraya. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Muhafızlar tekrar yollara düşmüşler, varmışlar adamın yanına. Adam bu sefer de: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ben gelmem. Dedim size. Şayet padişahımız kızının iyileşmesini istiyor ise gelsin. Şayet gelmezse kendi bilir. Canı isterse! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Zavallı muhafızlar iki arada bir derede kalmışlar. Ama bütün bu olanların padişahın kızı için olduğunu bildiklerinden riski göze alarak yine yollara düşmüşler ve padişahın huzuruna çıkmışlar. Olayı padişaha özetlemişler. Padişahta önce;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Yapma yaah! Ben şimdi onun..diye aklından geçirmiş ama sonrasında düşünmüş ki ve anlamış ki bu iş olacak gibi değil: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Bu işte bi hikmet var. Demiş. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Bütün yol hazırlıkları başlamış. Her şey hazırlanmış ve padişah kızını da yanına alarak devlet erkanı ve garibim muhafızları ile hemen yollara düşmüş. Günler sonra, bir gün batımında, güneşin kızıllığında bu adamın kaldığı yere varmışlar. Adam padişahtan özür dileyerek konuya girmiş: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Padişahım! Sizi buraya kadar getirtmemin sebebi şudur: Kızınız sarayınızda büyüdüğü için biraz nazlı büyümüş anlaşılan. Her istediği ayağına gelen biri için doktor da aynı şekilde ayağına gelirse fazla bi mana taşımaz. Ama şimdi kızınız farklı bir muameleyle karşılaştığı için daha sağlıklı bir tedavi ortamı sağlamış olduk. Bilmem tam olarak anlatabildim mi? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Bu açıklama padişahın aklına yatmış. Ve başlamışlar beklemeye. Bu esrarengiz adam padişah da yanındayken kızını tedavi etmeye başlamış. Saatlerce bakmış, bakmış, bakmış ve sonunda padişahın da gözü önünde kızının yanağına bir tane patlatmış. Herkes çok şaşırmış. Ama işte tam o an; padişahın kızı gözlerini açmış. Önce ağır çekimde sağa bakmış sonra sola bakmış ve tekrar gözlerini kapatıp eski haline dönmüş. Padişah yerinden fırladığı gibi kızına sarılmış. Hüngür hüngür ağlıyormuş koskoca padişah: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Kızım.Yavrum. Bitanem. Çiçeğim. Ne olursun kapama gözlerini, aç o güzel gözlerini. Bak bana. Yavrum benim! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Esrarengiz adam: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Padişahım! Sizin kızınız aşık. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ne? Aşık mı? Yani bunca zaman benim kızım bu sebepten mi bu haldeydi? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Evet. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ulan ben şimdi bu kızı dövmem mi? Demiş ve o hırsla kızının suratına bir tane de o patlatmış. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Yahu kızım! Niye söylemedin bana? Niye? Niye? Niye? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Padişahın kızı babasından yediği bu tokatla tekrar gözlerini açmış ve : &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Babacığım! Ben aşık değilim ki? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ya! Nesin ki? Kızım aşık değilsen neden bu haldesin? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Babacığım! Babacığım! Bu masalın yazarı var ya! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Demiş tekrar gözlerini kapatmış. Babası yine var gücüyle bi daha kızının yanağına patlatmış ki bağlantı kopmasın. Kız bu sefer tekrar gözlerini açmış. Padişah: &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Kızım! Yavrum! Bitanem! Çiçeğim! Ne olursun kapama gözlerini, aç o güzel gözlerini! Bak bana! Yavrum benim! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Babacığım! Babacığım! Bu masalın yazarı bana aşık. Ben O’nun aşkından bu hallere düştüm. Olay bundan ibaret! &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Ne? Ne demek kızım; “bu masalın yazarı bana aşık?” Sen neden bahsediyorsun? Ne masalı, ne yazarı? &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;-Evet, babacığım! Beni bu hale getiren O’nun aşkıdır. &lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote&gt;Der ve bu sözler padişah kızının son sözleri olur. Akabinde gözlerini kapatır ve rolünü teslim eder. Ve bu sonu ölümle biten aşk; hayal tabutunda beynin kıvrımlarına defnedilir ve, ve sonsuza kadar devam eder. Nasıl oluyorsa!&lt;/blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1686141343412923952?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1686141343412923952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1686141343412923952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/gercek-ask-kabul-gorur_18.html' title='GERÇEK AŞK; KABUL GÖRÜR'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4659700078699479244</id><published>2009-12-16T12:14:00.001-08:00</published><updated>2011-10-18T16:25:32.625-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>ZİHNİ ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Mevzuu biliyorsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Ne mevzusu?&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;-Sen biliyorsun mevzuu!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4659700078699479244?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4659700078699479244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4659700078699479244' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4659700078699479244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4659700078699479244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/zihni-abi_16.html' title='ZİHNİ ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5664016054279304046</id><published>2009-12-16T12:12:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:22:14.599-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>ABARTMA</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Her zamanki gibi biletimi aldım. Otobüsüm geldi ve bindim. Yerimi buldum ve oturdum. Oturur oturmaz başımı dışarıya çevirdim ki ne göreyim! Pardon ne göremeyim! İki camın birleştiği kısım tam bakış açımın ortasına geliyor. İçimde garip bişeyler oluyor! Göğsüm daralıyor, kaşlarım eğiliyor, şakaklarım, alnım acıyor. Parmaklarıma kadar varan bir gerilme hissediyorum. Kalkayım bi hışımla vurayım kırayım camların hepsini. Tuz buz edeyim. Her tuzunu bin parçaya, her buzunu da güneşte ısıtsam, buhar olsa. Arabada cam namına ne varsa çantalardaki aynaları, kafalardaki gözlükleri, dikiz aynalarını vs. hepsini kırsam. Hıncımı alamayıp otobüsü kaldırıp yere vursam, üzerinde zıplasam. Göğe kadar yükselip hızla aşağıya inerken otobüse dirsek çaksam ve yerin dibine soksam. Üzerine lanet yazıp sonsuza kadar orda kalsa! Acaba sinirimi atabilir miyim?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-oturabilir miyim?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;-Tabi! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Kim bilir kim, bu yanıma oturan! Bu da kim ya! Cins midir nedir! Sanki bana bakıyor! Çıkartacam cebimdeki kalemi, sokacam bi gözüne, öbür gözünden çıkartacam! Sonra görecek bi daha yan yan bakmayı! Ama emin değilim işte. Belki de cama doğru bakıyor yani dışarıya! Ne var ki dışarıda bakılacak! Ama dışarısı gözükmüyor ki? &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Görebildiğim kadar karşı yoldan gelen arabalara bakmaya çalışıyom. Ama bakamıyorum ki. Camlar pis. Neden pis? Neden temizlenmemiş? Şöför, tembellik mi yapıyor da bu kahrolası camlar pis? Aslında o dayak istiyor dayak! Alacam bu camları adamın ağzına sokacam. Yedirecem onları. Kafasını önce camdan geçirecem boynuna kadar. Sonra kafasını geri çekip ne olacağını görecem…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5664016054279304046?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/5664016054279304046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=5664016054279304046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5664016054279304046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5664016054279304046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/abartma.html' title='ABARTMA'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7486648250122709477</id><published>2009-12-16T12:04:00.001-08:00</published><updated>2011-10-06T16:51:52.704-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;KADERİN elinde ve kaderin ELİNDE. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bayılıyorum ben bu denkleme!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7486648250122709477?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7486648250122709477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7486648250122709477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/kaderin-elinde-ve-kaderin-elinde.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5387571664755062605</id><published>2009-12-16T12:03:00.001-08:00</published><updated>2011-10-18T16:25:12.653-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEZAT ZİHNİ DERİN'/><title type='text'>TEZAT ABİ!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;…ben de esasında öyle sölemiştim. Hatta bir seferinde yine böyle oturuyoz bir mecliste. Laf döndü dolaştı yine bu meseleye geldi. Tabi herkes kendince bişeyler söylüyor. O diyor ki “kardeşim bu mesele böyle olmalı”, öbürü diyor; “yok öyle olmaz”, “-e nasıl olur?” “Böyle olur.” Beriki “siz yanılıyorsunuz bunun çözümü şöyledir”, “böyledir” falan filan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Tabi ben hiçbir şey söylemiyorum. Sustum, dinliyorum sadece. Netice itibariyle herkes görüşünü beyan ettikten sonra bana sordular. “Sen bu konuda ne düşünüyorsun” diye. Ben de söyledim aynen: “Bakın arkadaşlar, bu mesele şu sebeplerden dolayı bu hale geldi. Doğru mu? Doğru. Ve bir takım sebeplerden dolayı da gidişatı şöyle olacak. Doğru mu? Doğru. Yani tamamen sebep sonuç ilişkisi yaaa!” İki lafla ben aktardım durumu. Çoğu “sen yanılıyorsun” dedi. Ben şimdi işin sonunda ne olacağını bildiğim için yine sesimi çıkarmadım. Neyse o gün o mesele öyle kapandı gitti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Aradan iki gün geçti. Yo yo! Yalan olmasın ya iki gün ya üç gün. Ben şimdi izliyorum onları tek tek. Yavaş yavaş yanıma yanaşmalar, laf atmalar falan. O, bu derken en sonunda ağızlarından baklayı çıkardılar. “Ya abi, sen doğru söylemişsin.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;“Valla” dedim bi tanesine, ismi önemli değil; içimde kaldı ya! “Bak” dedim “geldiniz mi şimdi lafıma hee!” “Yaa abi işte öyleydi de böyleydi ıg mıg”… Dedim “sus, konuşma”. Sevdiğim biriydi biliyor musun? Nazım geçerdi ona yani. “Konuşma” dedim ya! “Lafa geldi mi hepiniz aslan kesiliyor, iş icraata geldi mi ortalıkta bi Allahın kulu yok. Olmaz öyle şey” dedim. Baktım başını öne eğdi, gıkı çıkmıyor. He bi de aklıma şimdi geldi! Tam o esnada hani bizim o eski dernek vardı ya!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Hangi dernek abi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Ya şu arka mahalledekini diyom. İşte orada konuşurken onun abisi de geldi. Zaten abisini görünce hepten kızardı garibim. O da anladı işi zaten. Meseleyi biliyor yani. Daha selam vermeden kardeşinin ensesine bi şaplattı. “Yuh” dedim. Ben bile irkildim o an. Kulakları çınlasın şimdi muhtemelen şafak sayıyordur. Kelli felli biriydi. “Ulan kereta” dedi “bi daha Tezat ağabeynin lafından çıkarsan, onu üzersen sana öyle bi patlatırım ki dünyanı şaşırırsın.” Ulan şaşırdım kaldım! Yani böyle bişiy beklemiyom. Bi anda geldi patlattı. Hayda! Ben hemen lafı değiştirdim. “Ya boş ver bu konuyu, hani sen bi çırak arıyordun” filan dedim de sakinleşti ortam.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Yani şunu dicem arkadaşlar! Amerika kıtasını bi daha keşfetmeye gerek var mı? Soruyorum size gerek var mı?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-yook.!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Eeeh! Biz niye bi daha uğraşalım, vaktimizi kaybedelim. Elin adamı keşfetmiş. Gerçi orası da meçhul ya!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Ya! Gerçekten, şu Amerika kıtasını Kıristof Kolom değil de bizim Müslüman bi gezginci mi, denizci mi ne bulmuş. Sonra işte bunu saptırmışlar Kıristof Kolom yanlışlıkla orayı Hindistan toprakları zannetmişte. Sonra bakmış ki burası başka bi kıta.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Ya, doğrudur tabi bi, çok şey bize yanlış aktarılıyor, işin kötü tarafı arkadaşlar bunu kasıtlı olarak da yapmışlar. Bizi gerçek tarihimizden koparmışlar. Neyse lafımı tamamlayım yarım kaldı: o gün bugün o mevzu açıldı mı hep bu olay aklıma gelir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Doğru söylüyorsun Tezat abi. Bi kere canımız yanacak ya! Pişman olacaz ya! Ondan sonra akıllanacaz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Tabi tabi! Bizim milletin huyudur bu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Selamunaleyküm.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Oooh, Aleykümselam Kemal kardeşim gel bakalım, çek bi sandalye. Nasılsın?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-İyiyim Tezat abi. Abi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Buyur koçum!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;-Yaa, nasıl söylesem, bugün senin selamınla gittim ben Bülent Beye, tanımıyom ben öyle birini dedi..!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;Ha di ya!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5387571664755062605?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/5387571664755062605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=5387571664755062605' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5387571664755062605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5387571664755062605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/zihni-abi.html' title='TEZAT ABİ!'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4175878117028894188</id><published>2009-12-16T11:47:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T09:23:40.843-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>DEĞİŞİM</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Biz insanlar her zaman değişmeye mahkum muyuz? İnsan vücudu yanlış hatırlamıyorsam yedi yılda tamamen değişiyor. Hücreler ölüyor yerlerine yenileri geliyor. Bunun yanında zaten insan büyüyor, ihtiyarlıyor vs. İnsan bu fiziksel değişimin yanında zihinsel olarak ve ruhen de değişiyor. Hani meşhur bir yazı vardı; 4 yaşında babam her şeyi biliyor, 5 yaşında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bazı şeyleri biliyor, 15 yaşında aslında hiç bir şey bilmiyor...vs. Yanisi şu , her yaşın bir düşünce akımı var. Herkes bu akımlara aşağı yukarı bi uğrar, doğru ya da yanlış! Herkese göre farklı şekillenir. Tabi bunu her yaşa otomatik olarak bağlamıyorum. 10 yaşındayken para benim için o kadar da önemli bir şey değildi. Şimdi ise durum farklı! Ama fakir ve çalışan bir çocuk için bu yaş belki de 8. Eskiden demokrasiyi savunurken şimdi oligarşiyi savunuyorum. Eskiden bağcıklı ayakkabı sevmiyorken şimdi tam tersi olabiliyor. Eskiden bayanlarla el sıkışmaz iken şimdi el sıkışabiliyorum. Buna benzer örnekleri çoğaltabilirsin. Şimdi işin en doğrusu ne?&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Modern hayat erkekleri mutfağa sokuyor, kadınları dış hayata açıyor. Toplumları yönlendiren kişiler erkeklerdir. Zaten erkekleri lightlaştıran da yine bu erkekler. Saha boşalınca otorite yarışı başladı. Kadına otorite verdin mi dengeyi kuramaz fıtrat gereği. Bu bir geçiş dönemidir. Kadınların sinir krizi geçirmelerindeki bir sebepte bu olabilir. Kimi zaman lafını esirgemeyen bir kadın; kimi zamanda sus pus olan erkek görmüşsündür. Kadın haklarının gücüyle genişletilen bu yolda, erkek kadına yine de “sadece şu ortadaki çizginin üzerinden gideceksin” derse bir yere kadar tutabilir. Kadının üzerinde eskiden beri gelen sorumluluklar var ama yol geniş ve artık paylaşım denen bir şey var. Kimisi bu durumda pasif ve zavallı durumunda kalıyor ama trend, pasif olmayanlardan yana.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şimdi şiddetle esen bu rüzgarı, he demekle değiştiremezsin. Peki ne olacak? Modern Ata Erkil mi olmak lazım? Bu nasıl bir şey olabilir? Ya da maço mu? En iyisi İslam perspektifinden bakmak!&amp;nbsp;Toplumları yönlendirenler bilinçli olarak toplumları kuzuya çeviriyorlar ki işleri kolay olsun. Bu minvalde kuzular topluluğu istedikleri kadar miting yapsın. İki kurt ortalığı toparlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;İşin bir de eşcinsellik boyutu var. Kendilerini daha yakın buldukları hemcinslerine daha bir yakınlık gösterenler bu gidişatın birer semeresidir aslında. Bunun gibi birçok sapkınlık ta çabası. Batıda eşcinsellere normal bakılıyor artık. Yani onlar için bu durum bir hayasızlık bir lanetlilik meselesi değil. Ama benim dinime göre böyle bir şey yasaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Erkekler artık güçlü de değiller. Filmlerde gördüğümüz, kitaplarda okuduğumuz o kahramanlıklar nerede? Akıl-beden-güç denklemi tedavülden kalktı; yerine akıl-teknoloji-güç denklemi geldi. Ama maksat güçlü olmak değil mi? Güçlü olan kazanıyor neticede. Zaten konumuzda bununla alakalı değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Duygusallık ya da romantizm diyelim. Böyle bir kavram var hayatımızda. Yazık ki yazık!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ya hayalperestliğe ne demeli! Artık reel düşünemiyoruz. Hayallerle yaşıyoruz. Filmlerle yaşıyoruz. Futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz. Geri kalan zamanda da geçim derdi.&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Bu kayıpları çoğaltmak mümkün. Olayın neresinden bakarsan bak çok sakat. Bu şartlardan etkilenmemek mümkün mü? Hayat buna göre şekilleniyor. Öyle veya böyle herkes cenderesinden geçiyor. Bu gidişe dur demek lazım. Ortada bir gidiş var, dur diyecek insan topluluğu var, herkes dur denilmesi gerektiğini de biliyor. Ama yine de gerçek değişmiyor.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4175878117028894188?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4175878117028894188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4175878117028894188' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4175878117028894188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4175878117028894188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/degisim.html' title='DEĞİŞİM'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2342454797819681641</id><published>2009-12-15T13:15:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:24:58.338-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>BEN</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Herkes benim gibi olsa idi, her şeyiyle. Benim gibi düşünecek, benim gibi hareket edecek, benim gibi yaşayacak. Bir bakıma herkes benim kopyam olacak. Bu demektir ki dünyada tek kişi olacak. O da ben! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Peki, bu durumda ayrı ayrı olan benlerin, birbirlerinden haberleri olacak mı? Onların birbirinden haberleri olacak diye bir kavram yok! Ben, hem ayrı ayrı vücutlarda olacağım hem de her yerde. Bu nasıl olur? İnsanın hafızasından aynı anda bir tane düşünce geçmez mi? O ana daha fazla düşünce, hayal ne bileyim farklı bir şey sıkıştıramazsın. Yine mesela aynı anda iki eline birden bakamazsın. Sadece bir şeye bakabilirsin. (Gerçi oda, nokta bakış ve yüzeysel bakış diye ayrılır ama o başka bir konu.) Peki, şimdi iki elini de aynı anda hareketlendir, parmaklarını hareketlendir! Mesela ellerini yumruk yap sonra aç, yumruk yap sonra aç! Bunu yaparken parmaklarının içeriye doğru kıvrılacağını biliyorsun di mi? Genel bir hakimiyet var ama her bir parmağını hareket ettirirken her parmak adına ferdi olarak düşünemiyorsun. Aynı şekilde elinle oynarken ayağını da sallayabilirsin ve konuşabilirsin vs. Şimdi bende bütün benler benim yönlendirmemde olacak. Elimin parmakları gibi yani! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Tamam, ben her yerdeyim de, ne oldu? Hayat nasıl olurdu o zaman? Benim için iyi olurdu galiba diyeceğim ama sıkıcı olurdu. Aynı anda ben gülerken tüm insanlık yani benlik gülecek. Ben ağlayacağım, düşüneceğim, kin duyacağım..vs. Aynı anda&amp;nbsp; dünyada tek bir duygu olacak. Düşünsene! Bütün benlerin aynı anda Allah dediğini! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Farz et, ben öyle bir şeyim ki; hem insani yönüm hem hayvani yönüm hem bitkisel yönüm hem diğer canlı-cansız yönüm var. Yani dünya benim. Ben dünyayım! Ben tek bir mahlukum. Dünyayım ben! Bu konu tehlikeli bir hal almaya başladı sanki! Ben dünya isem yarın öbür günde diğer gezegenler, sonra da galaksi, olmadı kainat olurum falan. Haşa! Ama bir sonuca varmak istiyorum. Ben kainat isem kainat da ben ise; Hallancı Mansurun kastettiği şey bu mu acaba? Ben Allah’ım derken kastettiği şey neydi? Benim demek istediğim şeyle alakası var mı? Hey güzel Allah’ım, sapkınlıktan-sapıklıktan beni muhafaza eyle! Bütün kainatın Allah lafzını telaffuz ettiğini bir düşünsene be kardeşim! Allaah! Bütün mahluk tarafından söylenen Allah lafzı semaya yükseliyor. Allah'ın katına. Belki tek bir anda kainattan belli bir sayıda Allah lafzı yükseliyor. Her an diyelim ki 1000 Allah lafzı söyleniyor. Veya hepsi birleşiyor, toptan bir Allah lafzı. Birde şu açıdan bak; her şey Allah lafzı içinde cereyan ediyor. Yani tüm mahluk bir Allah lafzından ibaret. Yani her şey ALLAH mı? Ve tabi ALLAH her şey mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2342454797819681641?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2342454797819681641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2342454797819681641' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2342454797819681641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2342454797819681641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/ben.html' title='BEN'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3255018173363195226</id><published>2009-12-15T13:03:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:25:37.768-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>FİLİM ŞERİDİ GİBİ AMA FİLM GİBİ DEĞİL</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şu meşhur lafı bilirsin; “Bi an gözlerimin önünden hayatım, filim şeridi gibi geçti”. Bu durum beni çok şaşırtır. Bi bakıma, ya zaman yavaşlıyor, sen resimleri seyrediyorsun; ya da zaman içinde maksimum hıza ulaşıyorsun! İkincisi daha makul geliyor bana. Bu durumda ne kadar olay, gözünün önünden geçiyor? Belki üç, belki beş, belki on, bilemiyorum ama en önemli olayların geçtiği malum. Buna en güzel olayları sonra pişmanlıkları sonra yapılacak işleri vs..koyabiliriz.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Niye böyle bir şey oluyor? Yani ne gerek var? Görsen ne olur, görmesen ne olur, bilmiyorum! Farz et ki ağaçtan düşüyorsun. Aşağıya doğru düşerken havada sen başlıyorsun maziyi seyretmeye. Ne gerek var şimdi, sırası mı yani? Yahu düşüyorsun, şöyle bir bak belki bir dala tutunacaksın ne bileyim, belki bir kedi gibi nasıl düşsem de bana bir şey olmasa diye plan yap, yok! Belki de bu tür olaylarda işin içine kader giriyor. Yani ölmen gerektiği için şöyle tatlı bir yatay geçiş yapman gerekiyor vs.&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Asıl konu şu ki: Mazideki olaylar bir filim şeridindeki kareler gibi gözünün önünden geçer. Sanki filim seyreder gibi olmaz yani. Tabi bunu senin anlaman için ufak bir deneme yapman gerekiyor. Şöyle ki: Gözlerini kapa ve senin için başından geçen, başı ve sonu belli olan, çok önemli bir olayı düşün! Şimdi başından itibaren kareleri görmeye başla! Asla bir film izler gibi izleyemezsin. Olayın ancak önemli karelerini görebilirsin. Zihin burada nasıl bir halt yiyor, tam olarak ben çözemedim.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3255018173363195226?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3255018173363195226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3255018173363195226' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3255018173363195226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3255018173363195226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/filim-seridi-gibi-ama-film-gibi-degil.html' title='FİLİM ŞERİDİ GİBİ AMA FİLM GİBİ DEĞİL'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6345722179961893158</id><published>2009-12-15T12:48:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:25:57.917-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>AKLIMA GÜVENMİYORUM</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Akıl oyunları adlı filmi izlemişsindir. Gerçekten akıl bu denli bir görüntü sağlıyorsa ve sende bunu doğal olarak gerçek olarak algılıyorsan ki; gerçek olarak algılamaman için hiç bir engel yok! Nasıl olur da ben bu akla güvenebilirim ha! Bak şimdi bi sahne şöyleydi: Aynı odada hasta, karısı ve doktor oturuyorlar. Doktor soruyor: -Hala orada mı? Hasta da cevap veriyor:&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; -Evet. Yani odanın bir köşesinde bir kız çocuğu oturmuş beştaş oynuyor. Karısını ve doktoru nasıl görüyorsa kız çocuğunu da öyle görüyor. Ama onlar göremiyor. Hayret ki hayret!&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yine akıl defteri diye bir film de adam son beş dakikasını hatırlayabiliyor. Bu durum kimisinde 10 dakika, kimisinde 1 saat, kimisinde günler, kimisinde de sınırsız olabilir. Yani sen düşünsene yaşadığın andan sonrasını hiç hatırlamayacaksın! İş mi yani bu? Allah muhafaza! &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Filimden gitmişken matrix. Her şey aslında bir program. Buna rüya da diyebilirsin ya da Adnan Hoca ibi Allah’ın insanın beynine uyarladığı bir sistem olabilir. Hulasa, akıl bir muamma! Ben aklıma güvenmiyorum!&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bir keresinde irsaliye eksik idi. Ben, faturayı getiren adama “irsaliyesi nerede” demiştim. O’da “getireceğim” demişti. Olayı bu şekilde aktardım müdüre. Sonradan olay krize dönüşünce, ben tekrar tekrar düşünmeye başladım. Ve aslında malı getiren kişiye faturaları sorduğum görüşü ağırlık kazandı. Neyse ki olay halloldu da ben mahcup olmaktan kurtuldum. Burada akıl beni yanılttı. Eeeh! Böyle ben yanılacak isem ne olacak bu işin sonu?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Çocuklarda ki hal nasıldır bilirsin. Aklı gelişmeye başladı mı, yavaş yavaş hatırlama yeteneği gelişir. Bu durum yaşlandığında tersine dönmeye başlar. Akıl çıkışlı ve inişli bir çizgiye sahip.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Aklın gizli birimler tarafından nasıl yönlendirildiğini de duymuşsundur. Teknolojinin bu konuda üzerine yok. Teknoloji insanı veli de yapar deli de. em neye göre akıl? Hazırcevap mı, hafızası kuvvetli mi, başarılı biri mi?..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bu dinimize göre imanla alakalı. Ne ka iman; oka akıl. İmansız bir adam aynı zamanda akılsız bir adamdır. Allah muhafaza!&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Bir kitaptan: Adam en son emekli parasını aldığını hatırlıyor ve bu arada iki sene geçmiş. Kendisi iş kurmuş, hayatına başka bir isimle ve başka bir kimlikle devam etmiş. Netice; adamın iki ayrı kimliği mevcut. Buna bir bakıma, aklın kontrolü ele alıp ayrı bir benlik oluşturup, onu devreye sokması diyebiliriz. Ne ilginç ya!&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;İnsanın aklı adeta pamuk ipliğine bağlı. Koptu mu tamam, bitti!&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şimdi biz aklımızın % 3 ünü kullanıyormuşuz? Hadi gel bi de buradan yak. 97 si nerede? Bunda ki hikmet nerede? Allah bilir!&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt;"&gt;Akıl konusunda aklımda gidip geliyorum. Farkındayım, konu da kopuk kopuk oluyor ama akıl konusunda yazacaklarımı aklıma bırakmıştım! Derleyip toparlamaya gerek yok, böyle dağınık kalsın konu…&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6345722179961893158?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6345722179961893158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6345722179961893158' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6345722179961893158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6345722179961893158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/aklima-guvenmiyorum.html' title='AKLIMA GÜVENMİYORUM'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-482822719546976411</id><published>2009-12-13T09:39:00.001-08:00</published><updated>2011-10-06T16:41:21.868-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>İHTİYARLARIN BAKIŞ AÇILARI</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt;"&gt;Dedem bi keresinde demişti ki: “Sular bulanır sonra durulur.” Yine bi keresinde: Alt katta ki komşulardan birinin karı koca kavga ettiklerini üst katta ki teyze öğrenince: “Olsun olsun, dövüşün sonu seviştir.” demiş. Anlıyorum ki ihtiyarlar olayların başları ve sonları hakkın da genel bir kanıya varıyorlar. Nitekim hayattan edindikleri tecrübelerden biri de bu!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-482822719546976411?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/482822719546976411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=482822719546976411' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/482822719546976411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/482822719546976411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/ihtiyarlarin-bakis-acilari.html' title='İHTİYARLARIN BAKIŞ AÇILARI'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3910094072598781166</id><published>2009-12-13T09:28:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:27:25.916-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>DUNYA PARALELİNDE CENNET ANLAYIŞI</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;İmanı zayıf, orta halli ve veli bir kul. Üç tip müslüman.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;İmanı zayıf olan, orta halli bir müslümanı gördüğünde “keşke bende böyle olabilsem” der. Veli bir kul görse “Aaaaah! Aaah! Neeeerdeee?” der. Orta halli olan ise veli kulu gördüğünde “keşke ben de böyle olabilsem” der. Veli kul ise “ben günahkar bir kulum” der.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Şimdi bu uç kulu paralel bir şekilde cennete koyalım.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Zayıf olan cennetin en alt makamında. Dünyada nasıl yaşadı ise o şekilde yaşayacak. Tabi, cennet nimetleri içinde. “Ve keşke ben de şu üst makamdakiler gibi olabilseydim” diyecek.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Orta halli olan da “keşke ben de Rabbimi görebilen şu veli kullardan olabilseydim”, diyecek.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Veli kula gelince; o da hayatta nasıl Allaha yakınlığın verdiği zevk ile yaşadı ise burada alasını yaşayacak.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Özetle: Ben şimdi (hali hazırda yaşayan biri olarak) nasıl veli olmanın gerçeğini bildiğim halde yine de yaşamıyorsam orda da veli kulun makamını bildiğim halde yine orada olamayacağımı kabullenmiş olacağım. Mı?&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3910094072598781166?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3910094072598781166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3910094072598781166' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3910094072598781166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3910094072598781166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/dunya-paralelinde-cennet-anlayisi.html' title='DUNYA PARALELİNDE CENNET ANLAYIŞI'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2709984373025345677</id><published>2009-12-13T09:15:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T09:27:52.725-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>CANLI KANLI OYUNLAR</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ne entrikalar var şu dünyada! Filmlerde izlediğimiz, romanlarda okuduğumuz, masallarda dinlediğimiz o enteresan, ilginç, dehşetengiz, bizi şaşırtan, hayretlere düşüren, bize uçuk-kaçık gelen birtakım konular, olaylar ne hikmetse karşımıza çıkıveriyor canlı canlı. İşin iyi tarafı hayata aksiyon katıyor bütün bunlar ama bundan başka ele avuca sığabilecek başka iyi bir tarafı yok bunların.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Bir zamanlar insanların hayallerinde yer işgal eden, fantezilerini süsleyen bu olaylar acaba ilerde bu olayların olması muhtemeldir ya da niye olmasın düşüncesiyle mi yazıldı, çizildi? Yoksa şimdi vuku bulan olaylar kendilerini eski hayallere-fantezilere göre mi uyarlıyorlar? Veya şimdikilerin pratikteki hal, tutum, davranış ve hareketleri; eskilerin hayal ve fantezileri ile mi sınırlı? En kötü ihtimalle eskiler yenileri döver mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;O kadar çok olay anlatılıyor ki, akıllara zarar! Çok keyifli; şöyle kısasından buyur: Menemen Vakası, Alman Nazilerinin Soykırımı, İstiklal Mahkemeleri, Körfez Savaşı, Arap-İsrail Savaşı, Sende mi Brütüs, Hizbullah, 11 Eylül kuleleri, Ladin-Afganistan savaşı, Saddam-Irak savaşı,Ergenekon…Ve daha binlercesi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Şu anda dünya sahnesinde oynadığımız bu oyun, bir hayattan ibaret! &lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;(S)'in "Hayat bir oyundan ibarettir." sözü başka bir konu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2709984373025345677?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2709984373025345677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2709984373025345677' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2709984373025345677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2709984373025345677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/canli-kanli-oyunlar.html' title='CANLI KANLI OYUNLAR'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4483871252968763662</id><published>2009-12-13T09:11:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:28:26.516-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>İÇTEN PARÇALAR</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Al işte bir tane daha. Yine zamanında bir laf sallamışım. Çok ilgi çekici bir laf aslına bakarsan. Bu kavramı da; arabesk tarzında bir albüm çıkartırsam, ona atfedebilirim. Ya da olmadı yeniyetmelerden birine güzel, cazip bir fiyata satabilirim. Bu da olmadı hatıra olarak saklarım. Bu da olmadı o zaman ağzını burnunu kırarım! Hiçbir şeye kullanamayacaksam ne diye yapıyorum ki bu işi ben! Hadi diyelim ki bir gün keşfedilecem ve işte o zaman bir değer teşkil edecek. Ya dediğim gibi kimse farketmezse-farkettiremezsem? Peki niye o zaman? &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ra-hat-lı-yo-rum-da ondan!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4483871252968763662?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4483871252968763662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4483871252968763662' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4483871252968763662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4483871252968763662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/icten-parcalar.html' title='İÇTEN PARÇALAR'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7894255114088564247</id><published>2009-12-12T13:00:00.005-08:00</published><updated>2011-10-06T17:46:37.250-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>SENERYO ŞEKLİ</title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Ben şimdi bir senaryo yazayım sonra bu senaryonun içine gireyim. Ondan sonra dışardan biri bu senaryoya müdahale etsin ama sonrasında o da kendini başka bir senaryonun içinde bulsun. İçinde bulunduğu senaryonun aslında bir yalandan ibaret olduğunu anlasın. Ve tüm bu yalan senaryonun benim tarafımdan yapıldığı anlaşılsın. Sonra bu durum durmadan böyle bu minvalde&amp;nbsp;gitsin. Artık böööğ&amp;nbsp;diyene kadar yani..!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Günümüz film sektöründe bu tip senaryolar oldukça çoğaldı hatta artık demode bile oldu. Bundan sonra ki tutacak olan senaryo şekli ne olabilir acaba? Bir hiçe doğru ya da bir hiçliğe doğru&amp;nbsp;mu gidiyoruz bilemiyorum....!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7894255114088564247?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7894255114088564247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7894255114088564247' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7894255114088564247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7894255114088564247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/ben-simdi-bir-senaryo-yazaym-sonra-bu.html' title='SENERYO ŞEKLİ'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5994590783617066622</id><published>2009-12-12T13:00:00.003-08:00</published><updated>2011-10-06T16:52:40.685-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;"Allah korusun" kelimeleriyle çerçevelendirilmiş hissiyatın sırrı!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5994590783617066622?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5994590783617066622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5994590783617066622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/allah-korusun-kelimeleriyle.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5140190456366640647</id><published>2009-12-12T13:00:00.001-08:00</published><updated>2011-10-06T16:53:09.615-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;İç dünyamızda, gündemi oluşturan bir maddenin, temel taşlarıyla çerçevelendirilmiş iç dinamizmin motoru. Yani;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Planlanıp, yapılacak bir işin devamlılığını sağlayacak samimiyet duygusu. Belki de;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;bir tılsım. Aslında; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Sadece "ol".&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5140190456366640647?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5140190456366640647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5140190456366640647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/ic-dunyamzda-gundemi-olusturan-bir.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3848386892596511626</id><published>2009-12-12T12:59:00.005-08:00</published><updated>2011-10-06T16:53:26.296-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'>Kendi kendimi, zincirleme usulu gazlama planı:</title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 12px;"&gt;Anı yakala - Günü yakala - Zamanı yakala - Kontrolü sağla&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Sistematik ol - Üzerine git – İş bitirici ol&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Temiz ol - Temiz kal - Temiz yap&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Hesapla - programla – Her şey zamanında ve anında&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Her şey bir vasıta!&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3848386892596511626?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3848386892596511626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3848386892596511626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/kendi-kendimi-zincirleme-usulu-gazlama.html' title='Kendi kendimi, zincirleme usulu gazlama planı:'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5022077313712033773</id><published>2009-12-12T12:59:00.003-08:00</published><updated>2011-02-24T09:37:41.397-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Sanki hep ilk hamle karşımdan gelsin. Eşimden, işimden, insanlardan vs. Karşımdaki selam versin, bana doğru o gelsin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Bazen hastalanırız da insanlardan daha fazla ilgi bekleriz ya, işte ona benzer.&amp;nbsp;Ben kasayım, ben küseyim, ben köseyim... Ne iğrenç bir tavır beklentisi bu ya! Allah kurtarsın. Oysa "veren el, alan elden üstündür."&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5022077313712033773?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/5022077313712033773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=5022077313712033773' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5022077313712033773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5022077313712033773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/sanki-hep-ilk-hamle-karsmdan-gelsin.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8263685733829454335</id><published>2009-12-12T12:59:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:38:30.664-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Nasıl oluyor da bir insan; hem baskıcı bir eğilime sahip, hem de yumuşak huylu olabiliyor? Mesela; kuşaklar arası kalıp, sıkışan&amp;nbsp;bizler!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8263685733829454335?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8263685733829454335/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8263685733829454335' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8263685733829454335'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8263685733829454335'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/nasl-oluyor-da-bir-insan-hem-baskc-bir.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4383159368425139830</id><published>2009-12-12T12:58:00.011-08:00</published><updated>2011-02-24T09:38:56.070-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Yığınla düşüncenin içinde uğraşmaktansa; uğraşacak birkaç düşünce bulurum. Bu bence daha akıllıca. Tabi birkaç düşünce ile yetinmemek şartıyla!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4383159368425139830?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4383159368425139830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4383159368425139830' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4383159368425139830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4383159368425139830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/ygnla-dusuncenin-icinde-ugrasmaktansa.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8304466015806788358</id><published>2009-12-12T12:58:00.009-08:00</published><updated>2011-02-24T09:39:39.240-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Hayatta başarılı olabilmenin bir kuralı vardır!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;O da hayatta başarılı olabilmenin şartlarını yerine getirebilmek!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8304466015806788358?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8304466015806788358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8304466015806788358' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8304466015806788358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8304466015806788358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/hayatta-basarl-olabilmenin-bir-kural_12.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4297520988699480789</id><published>2009-12-12T12:58:00.005-08:00</published><updated>2011-10-06T17:47:21.025-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>SORU-CEVAP</title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Tüm sorulan soruların bir cevabı var mıdır?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Şayet, "var" dersen bu çok büyük bir iddia olur ki sebebine gelince; bu durum tüm zamanların sorularını bilmeyi gerektirir. "Yok" dersen bu da soruyla çekişir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Peki, her cevabın bir sorusu var mı diye sorsak! Otomatikman "var"&amp;nbsp;deriz. Çünkü cevap varsa ortada mutlaka&amp;nbsp;sorusu da vardır. O halde, her&amp;nbsp;cevabın sorusu varsa, her sorunun da cevabı var diyebiliriz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: 'Lucida Sans Unicode'; font-size: 9pt;"&gt;Ama her ne kadar öyle olsa da; yine de öyle bir soru olabilir ki; buna cevap vermek değil de cevap vermemek gerekebilir. Ben, işte böyle bir soru arıyorum; cevabı verilemeyecek bir soru! Madem aramaya çıktık, oldu olacak sorusu olmayan bir cevap bulayım!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4297520988699480789?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4297520988699480789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4297520988699480789' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4297520988699480789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4297520988699480789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/tum-sorulan-sorularn-bir-cevab-var-mdr.html' title='SORU-CEVAP'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8589090528763641467</id><published>2009-12-12T12:58:00.003-08:00</published><updated>2011-02-24T09:40:32.194-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;-Herşey yalan!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;-Evet,doğru!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8589090528763641467?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8589090528763641467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8589090528763641467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8589090528763641467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8589090528763641467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/hersey-yalan-evetdogru.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8702236092741129155</id><published>2009-12-12T12:58:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:41:16.988-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Gözlerimi kapattığım zaman karanlığı görüyorum. Bu karanlıktan, bu karanlığın derinliklerinden rastgele kelimeler (nesneler, şekiller, kişiler, kavramlar..vs)&amp;nbsp;gelsin dediğim zaman; rastgele gelen kelimeler görüyorum. Bunlar neye göre aklıma gelip gözümün önünde beliriyor?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8702236092741129155?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8702236092741129155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8702236092741129155' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8702236092741129155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8702236092741129155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/gozlerimi-kapattgm-zaman-karanlg.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-9021994471325923890</id><published>2009-12-12T12:57:00.009-08:00</published><updated>2011-02-24T09:41:37.442-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Sabah uykudan uyanamadığım ya da uyanıp da kalkamadığım zaman; kalkmam için geçerli bir duygu/neden gerekir. Yani gözlerimi açıp da kalkmadan önceki, o sınırdaki duygu, düşünce; o harekete geçiren duygu veya neden diyelim. İşte bunu nasıl şiddetlendirebilirim? Çok ihtiyacım var!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-9021994471325923890?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/9021994471325923890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=9021994471325923890' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/9021994471325923890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/9021994471325923890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/sabah-uykudan-uyanamadgm-ya-da-uyanp-da.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-5730574234955138982</id><published>2009-12-12T12:57:00.007-08:00</published><updated>2011-02-24T09:41:55.246-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;-Elimde öyle müthiş bir hayal var ki! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;İster misin?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-5730574234955138982?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/5730574234955138982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=5730574234955138982' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5730574234955138982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/5730574234955138982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/elimde-oyle-muthis-bir-hayal-var-ki.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6029819531000115487</id><published>2009-12-12T12:57:00.005-08:00</published><updated>2011-02-24T09:42:18.905-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Geçen gün hedefimi belirledim arkadaş! Bundan böyle bu hedefimi gerçekleştirene kadar hiçbir şekilde taviz vermeyeceğim ve asla yılmayacağım. Ama bir sorun var, belirlediğim hedef neydi! İşte onu unuttum!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6029819531000115487?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6029819531000115487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6029819531000115487' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6029819531000115487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6029819531000115487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/gecen-gun-hedefimi-belirledim-arkadas.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4221866791046570980</id><published>2009-12-12T12:57:00.003-08:00</published><updated>2011-02-24T09:42:35.801-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Sistemli çalışma ve disiplin;&amp;nbsp;yaşanılması zor ama semeresi bol olan iki kavram.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4221866791046570980?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4221866791046570980/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4221866791046570980' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4221866791046570980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4221866791046570980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/sistemli-calsma-ve-disiplin-ulaslmas.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3169075051370549046</id><published>2009-12-12T12:57:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:42:59.428-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Akla düşene bir de, sen vuracaksın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3169075051370549046?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3169075051370549046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3169075051370549046' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3169075051370549046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3169075051370549046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/akla-dusene-bir-de-sen-vuracaksn.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1365795188738049498</id><published>2009-12-12T12:56:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:43:19.689-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;Bak arkadaşım! Benim hayatta tahammül edemediğim 2000 şey var!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background: white;"&gt;&lt;span style="color: #444444; font-family: &amp;quot;Lucida Sans Unicode&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;-...!&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1365795188738049498?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1365795188738049498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1365795188738049498' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1365795188738049498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1365795188738049498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/12/bak-arkadasm-benim-hayatta-tahammul_12.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3784351630520752029</id><published>2009-11-14T12:44:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:43:38.160-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;NASIL ÖLMEK İSTİYORSAN ; ÖYLE ÖLDÜR! &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3784351630520752029?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3784351630520752029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3784351630520752029' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3784351630520752029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3784351630520752029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/nasil-olmek-istiyorsan-oyle-oldur.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1743708291124409534</id><published>2009-11-14T12:43:00.004-08:00</published><updated>2011-02-24T09:43:58.342-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt;"&gt;BİRİNİ ÖLDÜRÜRKEN ACI ÇEKTİRME KENDİNE; RAHAT OL! &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1743708291124409534?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1743708291124409534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1743708291124409534' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1743708291124409534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1743708291124409534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/adam-oldururken-aci-cektirme-kendine.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6243357307870119295</id><published>2009-11-14T12:43:00.003-08:00</published><updated>2011-02-24T09:44:16.272-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;HIZLI&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;DÜŞÜN; HAYATIN&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;YAVAŞ&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;OLSUN.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6243357307870119295?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6243357307870119295/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6243357307870119295' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6243357307870119295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6243357307870119295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/hizli-dusun-hayatin-yavas-olsun.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-1214711225953356569</id><published>2009-11-14T12:43:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:44:39.205-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;BİR GÖNÜL Kİ SEN SERAPSIN BU ÇÖLDE&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;BİR ÇÖL Kİ BEN PAŞAYIM BU GÖNÜLDE.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-1214711225953356569?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/1214711225953356569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=1214711225953356569' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1214711225953356569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/1214711225953356569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/bir-gonul-ki-sen-serapsin-bu-colde-bir.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-920517751702302544</id><published>2009-11-14T12:42:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T09:44:56.737-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="layout-grid-mode: line;"&gt;ŞU İNSANLARI BİR TÜRLÜ ANLAYAMIYORUM&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt; &lt;/span&gt;ABİ YAA! Söyleyen: Marstan anonim.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-920517751702302544?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/920517751702302544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=920517751702302544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/920517751702302544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/920517751702302544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/su-insanlari-bir-turlu-anlayamiyorum.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7054054122575382686</id><published>2009-11-14T12:41:00.004-08:00</published><updated>2011-02-24T09:45:16.235-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;BİR GÜN HERKES ÖLECEK BEN DE O ZAMAN RAHAT EDECEM İŞTE!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7054054122575382686?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7054054122575382686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7054054122575382686' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7054054122575382686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7054054122575382686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/bir-gun-herkes-olecek-ben-de-o-zaman.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6094367680982472819</id><published>2009-11-14T12:41:00.003-08:00</published><updated>2011-02-24T09:45:40.268-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;DOĞRU BİR BOLONDUR GERÇEK İSE BİR İĞNE.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6094367680982472819?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6094367680982472819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6094367680982472819' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6094367680982472819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6094367680982472819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/dogru-bir-bolondur-gercek-ise-bir-igne.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-3724330990127626057</id><published>2009-11-14T12:41:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:45:56.581-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;AĞIR İŞLER AĞIR İŞLER! &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-3724330990127626057?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/3724330990127626057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=3724330990127626057' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3724330990127626057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/3724330990127626057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/agir-isler-agir-isler.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8385963574386136824</id><published>2009-11-14T12:40:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:47:00.287-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;BAZEN BİR FİKİR ÜRETMEK;DOĞUM YAPMAKTAN DAHA ZOR OLUR.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8385963574386136824?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8385963574386136824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8385963574386136824' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8385963574386136824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8385963574386136824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/bazen-bir-fikir-uretmekdogum-yapmaktan.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-7877544511128050364</id><published>2009-11-14T12:36:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T09:47:22.342-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12pt;"&gt;NEFRET ETMEK İSTİYORSAN ; ÇOK SEV!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-7877544511128050364?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/7877544511128050364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=7877544511128050364' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7877544511128050364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/7877544511128050364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2009/11/nefret-etmek-istiyorsan-cok-sev.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-4841016143349288820</id><published>2008-11-23T13:04:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:48:20.659-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>Her lafa bir laf vardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-4841016143349288820?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/4841016143349288820/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=4841016143349288820' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4841016143349288820'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/4841016143349288820'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2008/11/her-lafa-bir-laf-vardr.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-8274418819421877240</id><published>2008-11-23T13:03:00.001-08:00</published><updated>2011-02-24T09:48:39.629-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKLA DÜŞENLER'/><title type='text'></title><content type='html'>Bu işten bir çıkarım yoksa ben bu işten çıkarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-8274418819421877240?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/8274418819421877240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=8274418819421877240' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8274418819421877240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/8274418819421877240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2008/11/bu-iten-bir-karm-yoksa-ben-bu-iten-karm.html' title=''/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-2786574169420327513</id><published>2008-11-23T12:51:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T09:50:00.349-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>YAŞLAR KARMAŞASI</title><content type='html'>32 yaşlarında olduğum gerçeğini&lt;br /&gt;22 yaşlarımda olduğum hayaliyle örtüyorum. Oysa içimdeki ses;&lt;br /&gt;42 yaşlarındasın diyor. Ama ben bazen kendimi,&lt;br /&gt;52 yaşlarında olan bir ihtiyar gibi düşünmekten alıkoyamıyorum.&lt;br /&gt;12 yaşlarında tüm bu olacaklardan bihaber yaşarken,&lt;br /&gt;62 yaşlarında ise bu olanları analiz ediyor olmam; benim&lt;br /&gt;72 yaşlarını görebileceğim garantisini vermez olduğunu anlıyorum. Aslında herşeyin&lt;br /&gt;2 yaşlarında başladığını anlamam,&lt;br /&gt;82 yaşlarında oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki soru şu: Ben kaç yaşımdayım? Ama benim yaşımın bir anlamı kalmıyor ki bu durumda? Hayatı sıra sıra dizilmiş zincirleme şeklinde mi algılamak mantıklı yoksa olimpiyatların halkalarına bakar gibi mi algılamak daha mantıklı? Bütün bunlar bir yana değil de ben bir yana dersek daha mı farklı şekillenir hayat?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa şu güzel sözmü özetliyor herşeyi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen geçmiştir artık anı mustakbelse müphemdir,&lt;br /&gt;Hayatından bir nasibin, şu geçmekte olan demdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-2786574169420327513?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/2786574169420327513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=2786574169420327513' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2786574169420327513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/2786574169420327513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2008/11/yalar-karmaasi.html' title='YAŞLAR KARMAŞASI'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5733220095710220452.post-6520395281431622682</id><published>2008-05-27T09:59:00.000-07:00</published><updated>2011-10-06T17:50:07.429-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YAZILANLAR'/><title type='text'>KELİMELER</title><content type='html'>İnsanoğlunun kafasındakiler genişledikçe, ayaklarının altındaki yol daralır. &lt;br /&gt;Bu düşünce bana hemen büyük bir alimin şu sözünü hatırlattı: "Öğrendikçe ne kadar cahil olduğumu anladım".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu yaşadıkça dünya hayatının ne kadar kısa olduğunu anlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu için tüm herşey yaşadığı topraklar kadardı. En fazlası güneş ve yıldızlardı. Sonra astronomide ilerledikçe bi bakıma resmin büyüklüğünü gördükçe yani evrenin büyüklüğünü idrak ettikçe bulunduğu toprakları bırakın bulunduğu dünyanın ne kadar küçük kaldığını anladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu zıtlık sırrı hep varoldu gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zıtlıklar bana; cehaletin / ilmin ne olduğunu öğretti.&lt;br /&gt;Bu zıtlıklar bana; görebildiğinde ufkun genişliğini öğretti.&lt;br /&gt;Bu zıtlıklar bana; hassasiyeti öğretti.&lt;br /&gt;Bu zıtlıklar bana; araştırmayı öğreti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adeta içine süt dökülmüş beyaz bir kumaştan süzülen süt damlaları gibi kelimeler süzüldü hayatıma. Şıp bir kelime, şıp bir kavram daha, şıp başka bir mana daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur damlalarının düşmesi gibi akmaya başladığını düşündüm kelimelerin. Kelimeler yağıryordu gökyüzünden Allahım! Nasiplen, nasiplenebildiğin kadar. Kaçma kelimelerden, düşsün herbiri yüzüne. Serinliği hisset. Hatta durdur tüm hareketi ve hareketli herşeyi. Kelimeler havada kalsın. Sen yüzünü çarp o kelimelere. Avuçla onları. Zıpla ve elinle dokun. Dilediğince eğlenmene bak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5733220095710220452-6520395281431622682?l=yahyarslan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yahyarslan.blogspot.com/feeds/6520395281431622682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5733220095710220452&amp;postID=6520395281431622682' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6520395281431622682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5733220095710220452/posts/default/6520395281431622682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yahyarslan.blogspot.com/2008/05/kelimeler.html' title='KELİMELER'/><author><name>Yahya Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/03945906585755595877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_YZ00wbsSszM/Sx6tnPoHNBI/AAAAAAAAAHw/dGFQkbi9xuo/S220/Resim+006.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
